Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2013/11177 E. 2014/1543 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2013/11177
- Karar No
- 2014/1543
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2022 NUMARASI DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2022 Tarih ve 2019/261 Esas - 2022/70 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2019 00169/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaraları ile çoklu endüstriyel tasarım başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu çoklu endüstriyel tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı, tasarım başvuru tarihinden önce çeşitli şirketler tarafından aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan tasarımların kamuya sunulduğu gerekçesi ile itiraz ettiğini, ancak, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2019/T-667 sayılı kararı ile itirazın kısmen kabulüne, 2019 00169/1, 2, 5 ve 6 numaralı tasarımların tescilinin iptaline ve 2019 00169/3, 4, 7 ve 8 numaralı tasarımların tescilinin devamına karar verdiğini, dava konusu tasarımların set üstü ocak tasarımları olduğunu, set üstü ocaklarda tasarımcının özgürlük alanının, ürünün doğal geometrik yapısı ve TSE standartları uyarınca sınırlı olduğunu, davalının yıllardır bu sektörde üretilen ve kamuya sunulmuş ocak-ızgara tasarımlarından farklı yeni ve ayırt edici bir tasarım meydana getirmediğini, dava konusu tasarım ile itirazda yer alan daha önce kamuya arz edilen tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde ocak ve ızgara yapılarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı tarafından 2019 00169/3, 4, 7 ve 8 numaralı tasarımların daha önce tescil edilmiş veya kamuya sunulmuş olan ocak tasarımları ile ayniyet derecesinde benzediğini, davalı yanın daha önce kamuya sunulmuş ocak tasarımları üzerinde ufak değişiklikler yaptığını, 2019 00169/3 numaralı tasarımın 2018 06874/4, 2015 02286/1, 2015 02286/2 numaralı tasarımlar ile 2019 00169/4 numaralı tasarımın 2018 06874/4, 2015 02286/1, 2015 02286/2 numaralı tasarımlar ile 2019 00169/7 numaralı tasarımın 2018 06874/9, 2018 06874/10, 2017 06999/4 tasarımlar ile aynı olduğunu, müvekkiline ait ... markasının 2017 ürün kataloğunda 3922 kodlu ankastre ocak tasarımı ile 2019 00169/7 numaralı tasarımın da bire bir aynı olduğunu, 2019 00169/8 numaralı tasarımın 2018 0684/10, 2017 00699/4 numaralı tasarım ile aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğunu, dava konusu tasarımlar ile bire bir benzer veya ayırt edilemeyecek kadar benzer tasarımların dünyanın çeşitli ülkelerinde ve Türkiye’de uzun yıllardır üretildiğini ve pazarlandığını, dolayısıyla dava konusu tasarımların bu yönüyle kamuya sunulmuş ve anonimleşmiş olduğunu, mutlak yenilik koşulunu taşımadığından diğer davalı Kurum tarafından tasarım tescil başvurusunun reddedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 2019 00169/3, 4, 7, 8 numaralı tasarımlar hakkında 2019/T-667 sayılı YİDK numaralı tasarım tescillerine yönelik kararın iptalini, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. adına tescil edilen 2019 00169/3, 4, 7, 8 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuruya konu tasarımlar ile iddialara mesnet tasarımlar karşılaştırıldığında başvuruya konu tasarımların SMK m.56 ve m.57 hükümleri bağlamında yeni ve ayırt edici olduğunu, davaya konu 2019 00169/3, 4, 7 ve 8 sıra numaralı “Ocak” ürününü de konu alan çoklu tasarım tescili için 09.01.2019 tarihinde diğer davalı tarafından tasarım tescil talebinde bulunulduğunu, söz konusu başvurunun 11.02.2019 tarihinde yayınlandığını, davacı vekilinin söz konusu yayına itiraz ettiğini, yapılan itiraz ve başvuru sahibinin sunduğu karşı görüşün YİDK kararında değerlendirilerek 2019 00169/1, 2, 5 ve 6 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen 2017 00955/2, 2018 06874/1, 2018 06874/4 ve 2018 06874/5 sıra numaralı tasarımların “aynı”, 2019 00169/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen 2015 00125/5, 2015 02286/1, 2015 02286/2, 2016 01620/11, 2017 00955/3, 2018 06874/1, 2018 06874/10, 2018 06874/9 sıra numaralı tasarımların ise genel izlenim itibariyle farklı görüldüğünü, 2019 00169/7 sıra numaralı tasarım ile itiraz ekinde sunulan ... 2017/2 kataloğunda yer alıp itiraza gerekçe gösterilen 3922 kod numaralı ürünün genel izlenim itibariyle farklı görüldüğünü, 2019 00169/1, 2, 5 ve 6 sıra numaralı tasarımların “yenilik” vasfının bulunmadığının anlaşıldığını ve itirazın kısmen kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili firmanın davaya konu tasarımına konu ürün olan ocak tasarımları bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün oldukça sınırlı olduğunu, bu hususun davacı tarafça da ikrar edildiğini, tasarımcının özgürlük alanının bu denli kısıtlı olduğu ürünler bakımından teknik ve güvenlik sebebi ile yapılabilecek değişikliklerin belirli ve sınırlı olduğunu, bu sebeplerle ürünlerde mevcut ufak farklılıkların dahi bilgilenmiş kullanıcı gözünde ürünleri farklılaştırdığını, 6769 sayılı Kanun uyarınca karşılaştırmaya tabi tasarımların değerlendirilirken tasarımcının seçenek özgürlüğünün de dikkate alınması gerektiğini, müvekkili firmanın dava konusu tasarımları ile davacı yanın mesnet gösterdiği tasarımların birbirinden farklı olduğunu, tasarım bakımından yapılacak olan incelemede dikkate alınacak kitlenin bilgilenmiş kullanıcı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının ise bahse konu tasarımları kolaylıkla ayırt edebileceğini, dava konusu ocak tasarımının, ürünün fiyatları, özellikleri düşünüldüğünde bu ürünler bakımından bilgilenmiş kullanıcının ayrıntılı bir inceleme yapma ve ayrıntılardaki farklılıklardan dahi kısa sürede haberdar olma yetisine sahip olduğunu, söz konusu ürünün uzun yıllar kullanılmak üzere satın alındığını ve tüketicinin tüm özelliklere dikkat ettiğini, hemen her evde kullanılan bir ürün olması sebebiyle kullanıcıların bu ürünler bakımından algısının seneler içinde gelişmiş durumda olduğunu, davacı yanın müvekkili firma adına 2019/00169-3, 4, 7, 8 kod ve sıra numaralı tescilli tasarımların tescil edildiği dönemde yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığı yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait tasarım tescil başvurusunun 2019 senesinde gerçekleştirildiğini, yayın tarihi belirlenemeyen katalogların ve sair görsellerin delil olarak kullanılmasının mümkün olamayacağını, müvekkili firma bakımından hoşgörü süresinin de dikkate alınarak belirlenecek tarihe göre delillerin değerlendirileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvuru konusu ettiği 2019 00169/3 ve 4 sayılı tasarımlar bakımından yeni fakat ayırt edeci olmadığı, 7 sayılı tasarım bakımından yenilik ve ayırt edicilik bulunmadığı, 8 sayılı tasarım için ise yenilik ve ayırt edicilik bulunduğu, 24/12/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda yer verilen teknik değerlendirmelere iştirat edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, bunun haricinde bilirkişi heyeti re'sen mutlak yenilik araştırması da yapmış olup, yukarıda yer verilen tespitler haricinde, dava konusu çoklu tasarımların mutlak anlamda yeniliğini öldürücü önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir tasarıma rastlanmadığı, davalı şirket vekili her ne kadar itiraza mesnet gösterilen 2018 06874 sayılı tasarımlar bakımından, dava konusu çoklu tasarımların SMK m.57/2 hükmünde düzenlenen 12 aylık hoşgörü süresinden yararlanması gerektiğini ileri sürmüşse de, SMK m.57/2 hükmünde bahsedilen hoşgörü süresinden yararlanabilmek için bir tasarımın tescil başvurusuna konu edilmesinden önce kanun maddesinde belirtilen şekillerden biri ile kamuya sunulması gerekmekte olup, söz konusu kanun maddesinin amacının, tasarımcıyı, geliştirdiği tasarıma ilişkin tescil başvurusunda bulunmadan önce o tasarımı piyasada ilgililerin beğenisine sunmak, tasarımına olan ilgiyi test etmek, bunun sonucunda tescil belgesi almasının rantabl olup olmadığını değerlendirme imkânı sunmak veya kötüye kullanımı korumamak olduğu, yoksa, hali hazırda tescili olan bir tasarıma ilişkin olarak, o tasarımın tescil başvurusuna konu edilmesinden sonra aynı tasarıma ikinci bir tescil hakkı tanımak olmadığı, aksi yöndeki bir kabulün tasarımcının bir tasarım tescil başvurusunda bulunmasından sonra, 12 aylık sürelere riayet etmek kaydıyla, aynı tasarıma ilişkin olarak sonsuz sayıda tasarım tescil belgesi alması anlamına geleceği, SMK m.57/2 hükmü ile böyle bir sonucun Kanun Koyucu tarafından murat edildiğinin kabul edilemeyeceği, içinde üniversitelerin endüstriyel tasarım bölümünde görev yapan iki öğretim elemanın da bulunduğu bilirkişi heyetinin tanzim ettiği 24/12/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda yer verilen teknik değerlendirmelere iştirak edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; 2019 00169/3, 4, 7 sayılı tasarımlar bakımından davacının itirazlarının reddine ilişkin 2019/T-667 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019 00169/3,4,7 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2019 00169/8 numaralı tasarıma yönelik verilen kararın eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi sonucunda verildiğini, davalı şirkete ait 2019 00169/8 sıra numaralı tasarımın 2018 06874/9, 2018 06874/10 ve "..." marka ankastre ocak ile karşılaştırıldığında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olduğuna kanaat getirildiğini, ancak 2018 06874/9,10 ve ... marka ankastre ocak karşısında dava konusu 2019 00169/8 numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının görüldüğünü, söz konusu tasarımlar incelendiğinde dava konusu 2019 00169/8 numaralı tasarım ile kıyaslanan tasarımlar arasında küçük ayrıntıda farklılıklar olduğunu, bu farklılıkların ise dava konusu 2019 00169/8 numaralı tasarıma yenilik ve ayırt edicilik kazandırmayacağının açık bulunduğunu, kıyaslanan ocak tasarımının da benzer yapıda olduğunu, haliyle söz konusu tasarımın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 56 kapsamında yeni ve ayırt edicilik niteliğinden yoksun olmakla birlikte bilgilenmiş kullanıcı nezdinde de aynı genel izlenimi bıraktığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan raporda dava konusu tasarım bakımından yenilik incelemesinin yine müvekkili firmaya ait başkaca bir tasarım başvurusunda yer alan ürünler üzerinden gerçekleştirildiğini, iş bu dava konusu müvekkili tasarımlarının yenilik kriteri incelemesinde dikkate alınırken, tüm tasarımlar bakımından olduğu gibi sınai mülkiyet kanunu kapsamında yer alan hoşgörü süresinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin dava konusu 2019/00169 kod numaralı tasarımının başvuru tarihi 09.01.2019 olup, 11.02.2019 tarihli bültende yayınlandığını, bu tasarıma mesnet olarak kabul edilen müvekkilinin 2018/06874 kod numaralı tasarımının başvuru tarihinin 14.11.2018 olup, bülten tarihinin ise 10.12.2018 olduğunu, 6769 sayılı SMK md.57/2 uyarınca başvuru sahibinin başvuru tarihinden on iki ay öncesinde kamuya sunulmuş olan tasarımlarının yenilik ve ayırt ediciliği etkilemeyeceğini, müvekkilinin dava konusu tasarımına mesnet olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, seçenek özgürlüğünün dar olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun müvekkili firmanın 2019/00169-8 kod ve sıra numaralı tasarımı ile ilgili kanaatleri yerinde olup, 2019/00169-3-4-7 kod ve sıra numaralı tasarımları ile ilgili kanaatlerin kabulü imkanı bulunmadığını, eksik inceleme neticesinde tanzim edilmiş olan rapora dayanılarak ittihaz edilmiş olan ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu tasarım ile iddialara mesnet tasarımların karşılaştırılması neticesinde, başvuruya konu tasarımın SMK m.56 ve m.57 hükümleri bağlamında yeni ve ayırt edici olduğunu, somut incelemede davaya konu 2019 00169/ 3, 4, 7 ve 8 sıra numaralı "Ocak” ürününü de konu alan çoklu tasarım tescili için 09/01/2019 tarihinde diğer davalı tarafından tasarım tescil talebinde bulunulduğunu, söz konusu başvurunun 11/02/2019 tarih ve 310 sayılı Resmi Tasarımlar Bülteni'nde yayınlandığını, başvurunun yayınına 3 aylık yasal itiraz süresi içerisinde; tescilli 2017 00955/2, 2018 06874/1, 2018 06874/4, 2018 06874/5, 2015 00125/5, 2015 02286/1, 2015 02286/2, 2016 01620/11, 2017 00955/3, 2018 06874/1, 2018 06874/10, 2018 06874/9, 2017 06999 sıra numaralı tasarımlar ile ... 2017/2 kataloğunda yer alan 3922 kod numaralı ürün mesnet gösterilerek davacı tarafından 03/05/2019 tarihinde itiraz edildiği, yapılan itiraz ve başvuru sahibinin sunduğu karşı görüşün 03/09/2019 tarih ve 2019/T-667 Sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararında değerlendirildiğini, yapılan inceleme ve değerlendirmede sonuç olarak, 2019 00169/1, 2, 5 ve 6 sıra numaralı tasarımların “yenilik” vasfının bulunmadığının anlaşıldığını, YİDK’nın kararının usule ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1- Dava, endüstriyel tasarımla ilgili Kurum kararlarının iptali ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece aldırılan iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyeti oluşturularak üçüncü raporun aldırıldığı, en son aldırılan ve içinde üniversitelerin endüstriyel tasarım bölümünde görev yapan iki öğretim elemanın da bulunduğu bilirkişi heyetinin tanzim ettiği 24/12/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda yer verilen teknik değerlendirmelere mahkemece iştirak edildiği, bu raporda 2019 00169/3 ve 4 sayılı tasarımların yeni ama ayırt edici olmadığı, 7 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının, 8 nolu çoklu tasarımın ise yeni ve ayırt edici olduğunun belirtildiği, bunun yanında 3 nolu tasarım için 2018/06874-4 nolu tasarım dışında, ayrıca 2015/02286-1 nolu ve 2015/02286-2 nolu tasarımların, 4 nolu tasarım için ... nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kırıcı olduğunun belirtildiği, üçüncü bilirkişi raporunun yenilik ve ayırt edicilik konusundaki değerlendirilmesinin esasen denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalılar vekillerinin 7 ve 8 nolu çoklu tasarımlara ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere 7 ve 8 nolu çoklu tasarımlar için başvurunun yeni ve ayırt edici olup olmadığının tespiti yönünden, 2018/06874 sayılı çoklu tasarım mesnet alınmıştır. Ancak söz konusu çoklu tasarımın başvuru sahibi de davalı şirket olup, başvurusu 14.11.2018 tarihinde gerçekleştirilmiş ve 10.12.2018 tarihli bültende yayımlanmıştır. Davalı şirket vekilince, yine müvekkiline ait önceki tarihli bu başvurunun ve ilanının hoşgörü süresinde kaldığı ve dava konusu çoklu tasarımların yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemediği savunulmuş ise de, ilk derece mahkemesince, SMK'nın 57/2. maddesi hükmünün amacının, daha önce tescil başvurusuna konu olmuş bir tasarımın, Kanun'da belirtilen süre içinde aynısı veya bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzerinin yeniden tescil başvurusuna konu edilmiş olması halinde, bu başvuruya tescil imkanı sağlamak olmadığı, aksine, tescil başvurusuna konu olmamış bir tasarımın, piyasada denenmesi suretiyle ekonomik olarak rantabl olup olmadığının test edilmesine olanak sağlamak amacını haiz olduğu gerekçesiyle bu savunmaya itibar edilmemiştir. Dolayısıyla bu halde dava konusu 7 ve 8 nolu çoklu tasarımların, 12 aylık hoşgörü süresi içinde kalan mesnet 2018/06874 sayılı çoklu tasarım karşısında, yeni ve ayırt edici olup olmadığının tartışılması gereklidir. Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 56/1. maddesinde tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanun'la sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiştir. Aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre, bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce ve tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecek; tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce ve tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın bu kez ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilecektir. İlgili düzenlemeler ..., "12 Aralık 2021 tarih ve 6/2002 sayılı Topluluk Tasarımı hakkında Konsey Tüzüğü"nün "Yenilik" başlıklı 5. ve "Ayırt edicilik" başlıklı 6. maddesinden aynen alınmıştır. Bir tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğinin tespitinde dikkate alınacak kamuya sunma kavramı ise SMK'nın 57/1. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı tarafından kamuya sunulması halinde, bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyecektir. ... Konsey Tüzüğünün 7(1). maddesinde Tüzüğün 5 ve 6. maddesinin uygulanması amacıyla kamuya sunmadan ne anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra, 7(2). maddenin (a) ve (b) bentlerinde, koruma talep edilen bir tasarım eğer başvuru tarihi veya rüçhan talep edilmiş ise rüçhan tarihinden önceki 12 aylık süre içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulmuş ise, bu kamuya sunmanın 5 ve 6. maddelerin uygulanmasında dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, SMK'nın 57/1. maddesindeki düzenleme de, ... Tüzükten alınmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davalı şirkete ait dava konusu 7 ve 8 nolu çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde mesnet gösterilen 2018/06874 sayılı çoklu tasarım, yine davalı şirkete ait olan ve 10.12.2018 tarihinde bültende yayımlanmak suretiyle ilk defa kamuya sunulan, dolayısıyla 2019/00394 sayılı tasarım yönünden hoşgörü süresi (grace period) içinde kalan bir tasarımdır. Konuyu düzenleyen 6769 sayılı SMK'nın 57/2. maddesinde aynen "Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla tasarımlar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 57/2. maddesine göre, 12 aylık hoşgörü süresinin uygulanması açısından, kamuya sunmanın resmi bir merci tarafından yapılmış olup olmadığının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan 12 aylık hoşgörü süresi içinde koruma talep edilen bir tasarımın, tasarımcı veya maddede sayılan diğer kişiler tarafından kamuya sunulmasıdır. Bu hâlde ilk açıklama, ikinci tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyecektir. Aynı konuyu patentler ve faydalı modeller için düzenleyen 6769 sayılı SMK'nın 84/1. maddesinde ise aynen "Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez: a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması. b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması ve bu merci tarafından açıklanan bilginin; 1) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun ilgili merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması. 2) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer alması. c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden üçüncü kişi tarafından yapılmış olması." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde, patent başvurusu yapılan merci ibaresi ile kastedilenin, patent veya faydalı model başvurusunda bulunulabilecek bölgesel, ulusal veya uluslararası yetkili kuruluşlar olduğu da belirtilmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, patentler ve faydalı modeller yönünden, resmi mercilerce yapılan açıklamalar, açıklanmaması gerektiği halde açıklanan bilgilerden olduğu veya üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer aldığı durumlarda, 12 aylık hoşgörü süresi içinde başvuru sahibinin ikinci başvurusunun yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyecek, buna karşılık resmi mercilerce açıklanmaması gerektiği halde açıklanan bilgilerden olmadığı sürece, başvuru sahibinin kendi başvurusunun resmi mercilerce ilanı, 12 aylık hoşgörü süresi içinde olsa bile aynı başvuru sahibince yapılacak ikinci başvurunun yeniliğini ve ayırt ediciliğini kıracaktır. Görüldüğü üzere kanun koyucu, aynı konuyu patentler ve faydalı modeller için resmi mercilerce yapılmış açıklamalar yönünden ayrıntılı bir şekilde düzenlerken, tasarımlar için resmi merci açıklamaları konusunda hiçbir istisna hükme yer vermemiş, 12 aylık hoşgörü süresinin uygulanması için koruma talep edilen bir tasarımın, tasarımcı veya maddede sayılan diğer kişiler tarafından kamuya sunulmasını yeterli görmüştür. Bu durum karşısında somut uyuşmazlıkta da Dairemizce, kanun koyucunun bu açık iradesine rağmen, ... tarafından daha önce ilan edilen ve yine aynı tasarımcıya ait olan 2018/06874 sayılı tasarımla genel izlenim itibariyle benzer olduğu gerekçesiyle 12 aylık hoşgörü süresi içinde yapılan dava konusu başvurunun yeniliğinin ve ayırt ediciliğinin etkileneceğinin kabul edilmesi mümkün görülmemiş, mahkemenin aksi yöndeki gerekçelerine iştirak edilmemiştir. Bu noktada bir başka tartışmanın daha yapılması gereklidir. Zira 2018/06874 sayılı bu tasarım işbu davada davalı şirket tescillidir ve dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini etkilemediğinin kabul edilmesi halinde, bu tasarımlarla genel izlenim itibariyle benzer tasarımların aynı şirket adına ikinci kez tescili sonucu doğacaktır. Nitekim, ilk derece mahkemesince de diğer gerekçelerinin yanında bu gerekçeyle de 2018/06874 sayılı tasarımın dava konusu tasarımın ayırt ediciliğini etkilediği kabul edilmiştir. Ancak 6769 sayılı SMK'nın 57/2. maddesi ile tasarımcıya, yukarıda da açıklandığı üzere merci açıklamaları konusunda hiçbir ayrıma gidilmeden, ilk açıklamasının tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği belirtilerek 12 aylık hoşgörü süresi içinde ikinci başvuruda bulunma imkanı tanınırken, diğer yandan aynı süre içerisinde izin verilen bu ikinci başvurusunu yapmasının bu kez çifte tescile neden olacağından doğru olmadığının söylenmesi, kanun koyucunun çelişkili davranması söz konusu olamayacağından, Dairemizce mümkün görülmemiştir. Dairemizin bu tartışmada vardığı sonuca göre, aynı tasarımcıya ait olması kaydıyla 12 aylık hoşgörü süresi içinde aynı tasarımın ikinci kez başvuruya ve ilana konu edilmesine ve dolayısıyla ikinci kez tesciline, kanun koyucu tarafından izin verildiği kabul edilmelidir. Kanun koyucunun 6769 sayılı SMK'nın 145/2. maddesi ile patent veya faydalı modeller için çifte tescil yasağı öngörmüşken, tasarımlar için 6769 sayılı SMK'nda bu yönde bir düzenleme yapmaması da Dairemizce aynı tasarımcıya ait olması kaydıyla 12 aylık hoşgörü süresi içinde aynı tasarımın ikinci kez başvuruya ve ilana konu edilmesi durumuna mahsus olmak üzere, çifte tescile izin verdiği sonucunu destekler nitelikte görünmüştür. Dairemizce 6769 sayılı SMK ile aynı hükümleri içeren ... uygulamasının ve bu kapsamda EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) ve CJEU (Avrupa Birliği Adalet Divanı) kararlarının incelenmesinin de faydalı olabileceği değerlendirilmiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanının T/757/21 sayılı kararında (para.28), 6/2002 sayılı Tüzüğün 7. maddesinde öngörülen istisnanın amacının, bir tasarımcı veya halefine, başvuru muamelelerine başlamadan önce, bir tasarımı 12 aylık bir süre boyunca pazarlama fırsatı sunmak olduğu; dolayısıyla bu süre zarfında, tasarımcı veya halefinin, o anda gerçekleşen kamuya sunmanın, ilgili tasarımın olası tescilinden sonra başlatılacak herhangi bir hükümsüzlük davasında başarılı bir şekilde ileri sürülmesinden korkmadan ve ilgili tasarımın tesciline ilişkin masrafları da üstlenmeden önce, ticari bir başarı olduğunu tespit edebileceği; sonuç olarak, 6/2002 sayılı Tüzüğün 7(2) maddesinde öngörülen istisnanın amacının, tasarımcının ve onun halefinin çıkarlarını korumak olduğu açıklanmıştır. EUIPO Temyiz 3. Kurulunun R 1197/2017-3 sayılı dosyasında verilen 19 Temmuz 2018 tarihli kararda ise, Tüzüğün 7(2). maddesinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi bırakan tasarımlar hakkında da uygulanacağı belirtilerek, daha önce 2010 yılında kamuya sunulan bir tasarım nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilen bir tasarım ile genel izlenim bakımından benzer tescilli bir tasarımın hükümsüzlüğü talebiyle açılan bir davada, hükümsüzlüğüne karar verilen önceki tarihli tasarımın kamuya sunulduğu tarihin 12 aylık hoşgörü süresinde kaldığı, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınamayacağı, sonraki tarihli tescilli tasarım için de hükümsüzlük talep eden tarafça açıkça dayanılmaması nedeniyle ise 2010 yılında kamuya sunulan tasarımın dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, sonraki tarihli tescilli tasarımın hükümsüzlük talebini reddedilmiştir. Anılan kararın iptali için açılan dava ise Avrupa Birliği Adalet Divanının T-532-18 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Dairemizce anılan karardan, 12 aylık hoş görü süresi içinde kamuya sunulan aynı veya bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenimi benzer olan bir tasarımın, sonraki tasarımın yeniliği ve ayırt ediciliğini kırıcı bir tasarım olarak dikkate alınmayıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, nitekim, gerek iç hukukumuzda, gerekse, Avrupa Birliği fikri mülkiyet uygulamasında, tescilli bir tasarımın aynısı veya genel izlenim itibariyle benzerinin 12 aylık hoşgörü süresi içinde yeniden tasarım tesciline konu edilemeyeceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, ..... internet sitesinde ise..... ulusal tasarım tescili sahibi bir başvurucunun daha sonra aynı tasarım için bir tescilli topluluk tasarımı başvurusu yapıp yapamayacağına ilişkin soruya, ulusal tasarımın kamuya sunulmasından itibaren 12 aylık hoşgörü süresi içinde yapılması halinde böyle bir başvurunun mümkün olduğu yönünde cevap verilmiştir ki, bu halde üye ülkelerden birinde tescilli ulusal bir tasarımın koruma süresinin, topluluk tasarımı olarak tescil edilmesi halinde uzayacağı tabiidir. Somut uyuşmazlıkta da yenilik ve ayırt edicilik kırıcı olarak kabul edilen 2018/06874 sayılı tasarımın kamuya sunulduğu tarihin, eldeki davaya konu 7 ve 8 nolu tasarımların başvuru tarihi itibariyle 12 aylık hoşgörü süresi içinde olması nedeniyle, dikkate alınamayacağı sonucuna ulaşan Dairemizce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yeni ve ayırt edici olan bir tasarımın iki kez tesciline imkan tanıyan 24.01.2014 tarih ve 2013/11177 E.-2014/1543 K. sayılı bozma kararı ve bozma sonrası verilen ilk derece mahkemesi kararını onayan 25.03.2015 tarih ve 2014/19189 E.- 2015/4120 K. sayılı kararı da dikkate alındığında, mahkemece kabul edildiğinin aksine, dava konusu 7 ve 8 nolu tasarımlar yönünden YİDK karar iptali ve hükümsüz koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı Şirket vekilinin ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şirket vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 23/02/2022 gün ve 2019/261 Esas - 2022/70 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile.... sayılı tasarımlar bakımından davacının itirazlarının reddine ilişkin 2019/T-667 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Dava konusu 2019 00169/3 ve 4 sayılı tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 571,00 TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.925,00 TL bilirkişi ücreti, 294,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 12,00 TL dosya masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.451,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.725,85 TL'ye, 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.814,65 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı Şirket ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.050,00 TL bilirkişi ücreti, tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 195,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.635,35 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı Şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı Şirket üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 30,41 TL posta masrafı ile 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 251,11 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 125,56 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı .... Kurumuna verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davalı Şirketten ve davalı ... Kurumundan ayrı ayrı alınan 80,70'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara ayrı ayrı iadesine, 13-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından yatırılan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.