Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2011/4075 E. 2011/12321 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2011/4075
Karar No
2011/12321
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1636 KARAR NO : 2025/585 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.09.2022 NUMARASI : 2021/606 Esas 2022/731 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 10.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.04.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2022 tarih 2021/606 Esas 2022/731 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 11.395,45-TL olacak şekilde artırmıştır. CEVAP : Davalı vekili, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar ile poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğunu, davalının ödeme yapmak suretiyle sorumluluğunu yerine getirdiğini, bakiye zarar talebibn fahiş olduğunu, KDV talep edilemeyceğini, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin temerrüte düşmediğini, avans faizi talep edilemeyceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin dava konusu uyuşmazlıkta yetkili olduğu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, davalı sigorta araç sürücüsünün ışık ihlali yapmak suretiyle davacı aracına çarptığı, meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise kusursuz olduğu, mevcut verilere göre aracın onarımının bedelinin yedek parça, işçilik ve kdv dahil olmak üzere 25.552,45-TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olduğu, davalı sigorta tarafından davacıya dava öncesinde hasar bedeline ilişkin 14.157,62-TL ödeme yapıldığına göre davacının bakiye zararının 11.394,83-TL olduğu, kaza tarihi itibariyle zmss sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitleri kapsamında kalan davacının bakiye hasar zararından sorumlu olduğu, davalı sigortanın eksik ödeme yaptığı 10/12/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle faiz talep edebileceği, dava konusu aracın niteliğine ve davacının sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün avans faiz olduğu, özel eksper incelemesi için ödenen belgesi sunulu ve piyasa rayiçlerine göre makul olan ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kısmi dava açılmayacağını, araçta meydana gelen hasarın tespiti için yapılan inceleme neticesine araçta meydana gelen davalı şirketin sorumluluğundaki hasar tutarının 14.157,62-TL olduğunu, bu hasar onarım bedelinin davacıya ödendiğini, kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor alınması gerektiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, ekspertiz raporu makul giderler kapsamında bulunmadığını, davalının KDV den sorumlu tutulamayacağını, orijinal parçaların ücretleri tutarında hesaplama yapıldığını, orijinal parçanın kullanılmaması gerektiğini, iskonto yapılmadan hesaplama yapılacağını, avans faizine hükmedilemeyeceğini, dava tarihinden faiz yürütülmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar bedelinin ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davanın kısmi alacak davası olarak açılabilecek olmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla zarara neden olan aracın ZMMS poliçesi kapsamında hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davalının davadan önce ödediği miktarın zararı karşılamamasına, sigortacının davadan önce ödediği bedelin tazminattan mahsup edilmesine, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, kazaya karışan aracın ticari araç olması ve sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapılması nedeniyle tazminata ödeme tarihinden avans faiz yürütülmesine, ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine dahil edilmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, poliçe limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 778,38-TL'den peşin alınan 200,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 578,38‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2011/4075, K. 2011/12321, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2011-4075-e-2011-12321-k-bc6f73dd2d8e