Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2011/4075 E. 2011/12321 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2011/4075
Karar No
2011/12321
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/973 KARAR NO : 2025/35 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2022 NUMARASI : 2021/244 Esas - 2022/206 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2022 tarih 2021/244 Esas 2022/206 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 10,00-TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar ile poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğunu, davalının döeme yapmak suretiyle sorumluluğunu yerine getirdiğini, bakiye zarar talebibn fahiş olduğunu, KDV talep edilemeyceğini, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin temerrüte düşmediğini, avans faizi talep edilemeyceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu trafik kazasından kaynaklı davacı aracının uğramış olduğu 40.733,27-TL tutarındaki hasarın kaza ile uyumlu olduğu, araç onarımının ekonomik olduğu, davalı tarafça 15.367.30-TL'lik kısmı karşılanmış ise de bunu eş değer parçalar üzerinden zararın karşılanması noktasında külfetin davacıya yüklenemeyeceği, davacının zararının orijinal yedek parça üzerinden karşılanmasını talep edebileceği bu nedenle bakiye zararın karşılanmadığı, davalı tarafın poliçe limiti dahilinde olan 25.365,97-TL'lik bakiye hasarın davalı tarafça karşılanması gerektiği, ödeme tarihinin temerrüt tarihi olduğu, belirtilerek; davanın kabulü ile 30/11/2020 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan bakiye 25.365,97-TL hasar tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğuğunun somut olarak ispat edilmesi gerektiğini, davacı taraf ticari işletme olup malvarlığındaki azalma nedeniyle gerçek zararın tespiti için davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi zorunlu olduğunu, davacıya ait aracın davacının seçmiş olduğu serviste onarım yapıldığını, servis tarafından verilen bilgiler dahilinde davacıya ödeme yapılarak zararı eksiksiz karşılandığını, davalı şirketin kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, davalı adında yansıtma faturası sunulmadan onarım bedelinin KDV'sinden davalı şirketin sorumlu olmayacağını, ödenmesine karar verilen arabuluculuk ücreti hatalı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar bedelinin ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına,(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) sigortacının davadan önce ödediği bedelin tazminattan mahsup edilmesine, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, zarara neden olan aracın ticari araç olması ve sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapılması nedeniyle tazminata ödeme tarihinden avans faiz yürütülmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.732,75-TL'den peşin alınan 433,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.299,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2011/4075, K. 2011/12321, T. 05.06.2014, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2011-4075-e-2011-12321-k-6094e37f4fa4