Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2005/13309 E. 2007/837 K. – Şirketin İhyası

Konu: Şirketin İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2005/13309
Karar No
2007/837
Karar Tarihi
Konu
Şirketin İhyası

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1041 KARAR NO: 2024/1925 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/03/2024 NUMARASI: 2023/817 Esas - 2024/181 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/48 ESAS DAVA: Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 20/24 payı müvekkiline ait olan Sarıyer, ... Mahallesi ... ada ... parsellerde işgalci olan ... Gıda ve İnş Ltd Şti. aleyhine ecrimisl borçlarının tahsili için İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/165 Esas ve 2023/166 Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığını, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine taraf teşkili sağlanması için süre verildiğini ileri sürerek, ... Gıda ve İnş Ltd Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında sadece sicil müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini, tasfiye memuru ...'ede husumet yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan kaynaklanan eksikliklerden dolayı müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tasfiye edilen ... Ltd. Şti'nin ihyası için İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/817 Esas sayılı dosyasında verilen 19.12.2023 tarihli ara karar ile tasfiye memuruna da dava açılmasının istendiğini ileri sürerek, bu davanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/817 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin dava konusu şirketin tasfiyesini hukuka uygun olarak yaptığını, şirketin 01.08.2021 tarihli 10 sayılı genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye kararının 31.08.2021 tarihinde tescil edildiğini, tasfiyenin tamamlanarak 15.12.2022 tarihli 11 sayılı genel kurul kararı ile terkin kararı verildiğini ve kararın 30.12.2022 tarihinde tescil edildiğini, İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/166 Esas sayılı davasının ise 25.05.2023 tarihinde terkin ve tescil tarihinden sonra açılması nedeniyle ihya talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talep edilen davada ticaret sicil memurluğu ve şirketin tasfiye memuru davalı olarak gösterilmeli, davaya onların huzurunda bakılmalıdır. Birleşen dosya davalısı ... aynı zamanda ihyası istenen şirketin son tasfiye memurudur. Şirket tasfiyesinin sona erdiği 30.12.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmakta ise de şirketin taraf olduğu derdest İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 25.05.2023 tarihinde açılmış 2023/165 Esas ve 2023/166 Esas sayılı dava dosyaları bulunduğu, davacının açmış olduğu davaların devam edebilmesi için sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu anlaşılmış bu nedenle şirketin ihyasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.Ticaret Sicil Memurluğu hem yasal hasım konumunda bulunup hem de ihya nedenine göre kusuru da bulunmadığından asıl davada yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır. HMK 326. Madde gereği, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden birleşen dosyada yargılama giderinden birleşen dosya davalısı sorumlu tutulmuştur." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasına kayıtlı iken terkin edilen ... Turizm Gıda Ve İnşaat Ltd Şti.'nin TTK 547. maddesi gereğince İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/165 Esas ve 2023/166 Esas sayılı dosyalarının takibi, sonuçlandırılması ve icrası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi için ihyasına TTK'nın 547/2. maddesine göre, davalı ...'in ek tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada tasfiye memuru davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada tasfiye memuru davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhyasına karar verilen şirketin TTK'nın ilgili hükümlerine göre tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini ve ihyasında hukuki yarar bulunmadığını, tasfiye işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, şirketin 01.08.2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye kararının 31.08.2021 tarihinde ilan edildiğini, 15.12.2022 tarihli genel kurul kararı ile terkin edilen şirketin son tescilinin 30.12.2022 tarihinde yapıldığını, İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/166 Esas sayılı davasının ise 25.05.2023 tarihinde açıldığını, dava tarihinin terkin ve tescil tarihinden sonra olması nedeniyle ihyanın usulsüz olduğunu, yargılama giderlerinin müvekkile yükletilmesi hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547.maddesi uyarınca terkin edilen dava dışı ... Turizm Gıda ve İnşaat Ltd.Şti.'nin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, birleşen davada tasfiye memuru davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının somut olayda olduğu gibi TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Bu davada sicil müdürlüğü ile son tasfiye memuru zorunlu dava arkadaşıdır. İlk derece mahkemesince, sadece sicil memurluğuna yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2023/2314-1949 E.K.sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve davalı tasfiye memuruna yöneltilen dava birleştirilerek taraf teşkili sağlanmıştır. İlk derece mahkemesince incelenen İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/165 ve 2023/166 Esas sayılı dosyalarında davacının İstanbul Vakıflar 1.Bölge Müdürlüğü, davalının ise Tasfiye Halinde ... Turizm Gıda ve İnşaat Limited Şirketi olduğu, 25.05.2023 tarihinde açılan davada ecrimisil talep edildiği ve davaların derdest olduğu anlaşılmıştır. İncelenen sicil kayıtlarında, ihyası istenilen şirketin genel kurulunca alınan 01.08.2021 tarihli kararla tasfiye sürecine girdiği, davalı ...'in tasfiye memuru ve şirket ortağı olduğu, tek ortaklı şirketin tasfiyesinin tamamlanarak, sicil kaydının 30.12.2022 tarihinde terkin edildiğinin ilan edildiği anlaşılmıştır. Sicil kaydına göre mahkemenin yetkili olduğu belirlenmiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalılar vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memurları yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memurları vekilinin, son tasfiye memuru olan müvekkillerinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Birleştirilen dosyalar müstakil dava olma özelliğini koruduğundan ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi yasaya uygundur. Ecrimisil davasının, terkinden sonraki tarihte açılması ihyaya engel değildir. Esasen şirketin varlığını sürdürdüğü dönemdeki faaliyetleri nedeniyle talep edilen ecrimisilin koşullarının oluşup oluşmadığı, ihya sonrası görülecek tazminat davasında tartışılacaktır. İhya davasında, esas davada tartışılası gereken bu hususların dinlenmesi mümkün değildir. Bu davada, sadece yasada düzenlenen ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilecektir. İlk derece mahkemesinin karar ve gerekçesi ile incelemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusu nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2005/13309, K. 2007/837, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2005-13309-e-2007-837-k-70ebca5718fc