İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/237 E. 2023/1038 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/237
Karar No
2023/1038
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/237 Esas KARAR NO : 2023/1038

DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2021 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 K. YAZIM TARİHİ : 28/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Tasfiye halinde ..... Konut Yapı Kooperatifinin yasaya ve usule aykırı bir şekilde tasfiye edildiğini, davacıya ne bir konut nede bir tazminat ödendiğini, hakkın alınması için kooperatifin ihya edildiğini, açtıkları dava ile davacının kooperatif ortaklığının tespit edildiği ve kararın kesinleştiğini, davacı ...'in, 01.11.2001 tarihinde ..... ile “Teminat Olarak Kooperatif Payı Devir Senedi” yaptıkları, anılan şahsın merkezi ..... Sokak .... Sitesi B-1 Blok Bakırköy İstanbul adresinde bulunan ...... 'ye ait 1/8 kooperatif payının o günkü parayla 230.700.000.000,00 lira (iki yüz otuz milyar yedi yüz milyon lira) karşılığında davacı ...'e devrettiğini, bu devir işleminin 15.10.2001 tarihindeki Yönetim Kurulu Kararı ile karar defterine işlendiği ve davacı ...'in .... Kooperatifi'nin ortaklık vasfını oy birliği ile kazandığı, devre konu olan yerin ..... ada .... parsel, ön cephe MB1 olduğunun belirtilmiş olduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulunun davacı ..... sonraki birkaç yıl genel kurullara daha sonraki yıllarda genel kurullara davet etmediği, davacının tüm taleplerine rağmen kooperatif faaliyetleri ve kararları hakkında hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, 24.05.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı toplantı genel kurulu tutanağında; genel kurul başkanlığına ...'nin, yazmanlığa ... ve ...'nin oy birliği ile seçildiğini, yönetim ve denetim kurulu raporlarının okunup oy birliği ile ibra edildiğini, .... ada .... parselde bağımsız bölüm ..... numaralıda bulunan gayrimenkullerin tapularının ..... adına tescil ettirildiğini, bütün işlemleri bitmiş olan bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti tapusunun alınmasının aşağıdaki gibi üyelerin adına tahsisi yapılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacıya devredilen .... ada .... parsel ön cephe .... olduğu dikkate alındığında davacı taşınmazının hissesinin ... veya ...'ye verildiğinin görüldüğünü, kooperatif, 8 üyesi için yapmış olduğu 8 adet villa işlerinin tamamlanması ve üyelere tahsisinden sonra herhangi bir işlevi kalmadığından kooperatifin tasfiye edilmesine oy birliği ile kabul edildiğini, yeni dönem yönetim kurulu asil üyeliklerine ..., ..., ...'nin, yedek üyeliklerine ..., ..., ...'nin, genel kurulca oy birliği ile seçildiği, denetim kurulu asil üyeliklerine ...., ...'nin, yedek üyeliklere ise ....... 'nin oy birliği ile seçildiğini, her iki kurulun görev sürelerinin iki yıl olmasının da oy birliği ile kabul edildiğinin belirtildiğini, davacı ...'in 01.03.2007 tarih ve 29.08.2008 tarihlerinde keşide etmiş olduğu ihtarlar ile genel kurullara davet edilmedi im ihtar ve taleplere rağmen kendisine aidatlar, faaliyetler ve kararlar hakkında bilgilendirme yapılmadığı, kooperatifin bilinen adreste bulunmadığı, yöneticilerle irtibat kurulamadığı, kendisine devredilen 1/8 kooperatif hissesinin akıbetini, ortaklığının durumunu, kooperatif yetkilileri ve sorumlularının adreslerini, kendisine tahsis edilen gayrimenkulün bilgilerini talep etmiş ise de bir cevap verilmediğini, kooperatif ortaklarından aynı soyadlı ..., ..., ...... , ..., Adana ...... Noterliğinden 07.07.2009 tarihli ...... yevmiye numarası ile keşide edilen cevabı ihtarda ve kooperatifin diğer ortakları ..., ..., ...'nun İstanbul .... Noterliğinden 10.07.2009 tarih ve ..... yevmiye numarası ile keşide ettikleri cevabı ihtarnamede “kooperatifin tasfiye halinde olduğu, üyelerine konutlarını tahsis etmiş ve amacına ulaştığı, ...'in kooperatifte herhangi bir konut tahsisi olmadığının bildirilmiş olduğunu, oysa yargılama süreci içerisinde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nden davacı dilekçesine verilen 02.07.2009 tarih ..... sayılı cevapta “davacı ...'in 10.05.2002, 04.04.2003 ve 06.07.2004 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarına ait hazirun cetvellerinde ortak olarak görüldüğü, genel kurul tutanaklarında ise ortaklıktan çıkarıldığına dair bir Karara rastlanmadığı şeklinde bildirildiğini, 13.07.2009 tarihinde Bakırköy ..... ATM ..... E. Sayılı “kooperatif ortaklığının tespiti” davasının açıldığını, uzun süren yargılama sonunda Bakırköy ...... ATM ...... E. , ...... K. Sayılı kararı ile davacının kooperatife ortak olduğunun tespitine dair karar verilmiş olduğunu, bütün bu gelişmelerden kooperatif ortaklarının haberdar olmasına karşın 13.11.2009 tarihinde yapılan Genel Kurulda kooperatif amacına ulaştığından kooperatifin kapanmasına oy birliği ile karar verildiği, oysa davacı ...'e ne taşınmaz tahsisi yapıldığı ne de güncel tazminat/alacağı iade edildiğini, hakkının gasp edildiğini, Yargıtay ...... HD, 26.02.2018 TARİH ..... E. ...... K. Sayılı ilamı ile mahkeme kararlarının onaylandığı, karşı tarafın süreci uzatmak ve muhtemel devirler amacıyla karar düzeltme başvurusunun da yine Yargıtay ...... HD'nin 24.06.2019 tarih ...... E. .... K. Sayılı ilamı ile reddedildiği, bu şekilde Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının yani davacı ...'in ... ortaklığının kesinleşmiş olduğunu, Tasfiye halinde ....... Yapı Kooperatifi, davacının talebi üzerine Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.10.2010 tarih ..... E., .... K. Sayılı kararı ile “Kooperatifin ihyasına karar verildiği”, bu kararın Yargıtay ..... HD'nin 31.10.2011 tarih .... E. ve ...... K. Sayılı ilamı ile onanmış olduğu, davalının kararı düzeltme talebinin yine Yargıtay kararınca reddedilerek kesinleştiğini, davacının kooperatife 230.000.000.000 lira ödeme yaptığını, 1163 sayılı kooperatif yasasına ve alınan Yargıtay kararlarına göre kooperatifin borçları tasfiye edilmeden tasfiye edilmemesi gerektiğini, davacıya ait taşınmazı başka bir şahsa devrederek ve ödemiş olduğu parayı iade etmeyerek hakkının yendiğini, davalı tarafın ferdileşme ve bahse konu taşınmazın 3. Kişilere devri nedeniyle davacıya konut verilemeyeceğini iddia etmesi sebebi ile Yargıtay ....... HD'nin ..... E., ........ K. Kararı gereğince konut verilmeyen ortağa ödenecek maddi tazminat davasına bağladığını, Yargıtay ..... HD'nin ...... E., ..... K. Sayılı ilamında davacının hukuka ve yasaya aykırı olarak kooperatiften ihraç edildiğini, davalar devam ederken davacı taşınmazının başka birine muvazaalı şekilde ardı ardına devredildiğini beyanla davalıların gayrimenkullerinin tapu kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davacının hissesinin / konutunun (..... ada .... parsel ön cephe MB1) yasaya aykırı olarak devredildiği şahısın sayın mahkemece re' sen tespitini, kendisine konut tahsisi yapılmayan ve tazminat hesabının Yargıtay ...... HD ve Yargıtay ..... HD ilamlarında belirtilen şekilde güncel tazminatının / bedelinin yasal faiziyle birlikte hesaplanarak tespitini, fazlaya ilişkin haklarının ve ek dava hakkının saklı kalınması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tasfiye memurları vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davacının davalılardan ve/veya davalı kooperatiften güncel tazminatın/bedelin tespitini ve tahsilini talep etmesinin usul ve yasaya somut olayın gerçekliğine aykırı olduğunu, somut olayda kooperatifçe yapılan yasaya aykırı bir devirin mevcut olmadığını, davacı tarafından kooperatife herhangi bir ad altında ödeme yapmadığını, kooperatif gider, aidat, şerefiye, tasfiye gider yâda başkaca bir bedeli veya hisse bedelini kooperatife ödediğine dair tek bir belge dahi dosyaya ibraz edemediği, ortada davacı tarafından kooperatife ödenen bir bedel, dolayısıyla davacıya tahsis edilmesi gerekirken edilmeyen bir konut ve davacıya ödenecek bir tutarın bulunmadığını, davacının sözde ödemeyi dayanak ettiği 01.11.2001 tarihli tahsilat makbuzunun ....... ile arasındaki bir evrak olduğu davacının üyelik, işleminin firmasının alacağına karşılık “kontrgaranti”olarak yapılmış olduğunu, teminat altına alınan borcun davacıya ödenmesi ile üyelik, kontrgaranti verene geri döndüğünü, davacının kooperatife hiçbir ad altında ödeme yapmadığını,....... ile davacı arasında 01.11.2001 tarihinde yapılan “Teminat olarak kooperatif payı devir senedinin; * 2.maddesinde, Davacının firmasından.......'nin firmasının aldığı mazota karşılık kontrgaranti olarak kooperatifin.......'ye ait olan payının 230.700,00TL değerle davacıya devredildiğini, 3. maddesinde mal karşılığı borcun ödenmesi ile davacıya yapılan hisse devrinin hükümsüz kalacağının belirlendiğini, görüldüğü üzere hisse devrinin gerçek bir üyelik devrinin olmadığı, söz konusu senette davacının iş bu davaya dayanak ettiği taşınmazın kendisine devredildiğine veya ait olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, zaten davacı ile ....... arasında Teminat olarak kooperatif payı devir senedi 01.11.2001 tarihinde imzalandığında ve dahi davacının sözde üyeliği devam ederken henüz konutlar ortaklara dağıtılmamış olduğundan sözkonusu devir senedinde böyle bir ibarenin bulunmasının mümkün olmadığını, ayrıca....... davacıya borcunu ödediği için hisse devrinin hükümsüz kalacağı şartının gerçekleştiği, şartın gerçekleşmesi ile teminat olarak alınan villa bedeli tamamen davacıya ödendiğinden davacıya devredilen üyelik/villa/hisse.......'ye geri döndüğünü, davacının herhangi bir ödeme yapmadığı kooperatiften sırf kooperatif ortağı olduğunun belirlenmesi nedeniyle güncel bedel/tazminat taleplerinde bulunmasının kesinlikle kabulünün mümkün olamayacağı, ortada ödenen bir bedel yok ise güncellenecek bir tutarın da olmadığı, hiç ödeme olmadığından konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğini, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ...... E. ...... K. Sayılı ilamında kooperatife ödeme yapıldığı durumda davacıya ödenecek tazminatın hesaplama şeklinin açıklandığını, söz konusu kararların somut olayın niteliğine uygun düşmediği, davacının güncel bedel talep edebilmesi ödeme yü ini yerine getirmesine ve kendi isteği ile kooperatif ortaklığından ayrılmamasına bağlandığı, oysa davacının hiçbir ödeme yapmadığı ve üyelik vecibelerini yerine getirmediği, 28.11.2004 tarihli yönetim kurulu kararında da anlaşılacağı gibi davacı kendi talebi üzerine kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, bu sebeple tazminat isteminin reddi gerektiğini, kooperatifçe inşa edilen taşınmazların maliklerine karkas inşaat halinde teslim edildiğini, davacı tarafından kooperatife hiçbir bedel ödenmediği gibi karkas inşaat olarak yapılıp teslim edilen daha sonra bütün inşaat işleri adına devir yapılan kooperatif üyesi tarafından tamamlanan taşınmazın güncel bedelinin anahtar teslimi tamamlanmışcasına hesaplamada dikkate alınmasını talep etmesinin mantık kurallarıyla, somut olayın gerçekliği ile usul ve yasalarca da örtüşmediğini, davacının ihtiyati tedbir talebi usul ve yasaya uygun olmadığını, somut olaydı ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığını, davacının somut olayda haklılığını yaklaşık olarak ispat etme mükellefiyetini yerine getirmediğini, uyuşmazlık konusu olmayan taşınmaz/taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği hallerde ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği ifade edilmediğini beyanla açılan davanın öncelikle; davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olması dava şartını yerine getirmeden dava açtığı dikkate alındığında 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununu 18/A ve HMK'nın 114. 115/2 maddeleri gereğince usulden reddini, davalılar ve/veya kooperatif açısından husumet yokluğu nedeniyle reddini, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddini, davaya konu edilen talepler bakımından zaman aşımı gerçekleştiğinden zaman aşımı nedeniyle reddini, nihayetinde yapılacak yargılama neticesinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacının davasında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle HMK'nın 329. Maddesi gereğince vekâlet ücreti ve disiplin para cezasını ödemeye mahküm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SMMM Bilirkişi ......., Yüksek İnşaat Mühendisi ...... ve kooperatif uzmanı ....... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan tarihli rapora göre; '' İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ....... Mahallesi, ...... ada, ...... parsel sayılı 355.105,68 m2 yüzölçümlü “Dubleks Mesken Ve Arsası” ana taşınmaz nitelikli, ........ arsa paylı, 98 bağımsız bölüm numaralı “Dubleks Mesken” nitelikli taşınmazın 11.03.2021 itibari ile değerinin 2.000.000,00 TL olacağı hesap ve takdir edildiği'' hususu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE : Davacı taraf, davalı kooperatifin üyesi olan.......'den davalı kooperatifteki payının satın alındığını ve davacıya devredilen taşınmaz hissesinin davacı dışında şahıslara verildiği, kooperatif üyesi olan davacıya gayrimenkul tahsis edilmediği, davacının kooperatif üyeliğinin mahkeme kararı ile tespit edildiğini, davalı kooperatif tasfiye memurları olan diğer davalıların davacıya tahsis yapmadıklarını beyan etmiş, dosyaya sunulu mahkeme kararları, ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi raporlarından davacının davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiğinin tespit edilmesi, davacının ortaklığına dair mahkemenin kesinleşmiş kararının bulunması, davalı tarafça davacının istifa ettiği belirtilmiş ise de buna dair belge sunulmaması karşısında davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu ve üyeliği gereği adına tahsis edilen taşınmasın tapuda devir ve tescilini istemeye hak kazandığı, ancak devir edilecek taşınmaz bulunmadığından uğradığı zararın tanzimini talep edebileceği ve söz konusu davacının devraldığı taşınmazın dava tarihindeki değerinin 2.000.000,00 TL olduğu anlaşıldığından davacının tespit edilen bu değerin altındaki 10.000,00 TL zarar talebinin kabulüne karar verilmiş ve davalı kooperatif ile birlikte davalıya taşınmaz tahsis etmeden tasfiye işlemlerini gerçekleştiren diğer davalıların da bu zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek söz konusu bedelin tüm davalılar müştereken ve müteselsilen tahsiline kadar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE , 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 170,78 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 512,32 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı + 170,78 TL peşin nispi harç + 8,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 238,58 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (9.000,00 TL bilirkişi ücreti + 436,05 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 9.436,05 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,

Davacı vekili ile SEDAT GÜRSESLİ, ... VE ... vekilinin yüzüne karşı, davalı kooperatifin yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2023 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/237, K. 2023/1038, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-237-e-2023-1038-k-4aaef2de8c2d