İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/593 E. 2024/1052 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/593
- Karar No
- 2024/1052
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/593 Esas - 2024/1052 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/593 Esas KARAR NO : 2024/1052 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ: 10/10/2024 K. YAZIM TARİHİ: 01/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, ...'ün fiili olarak işlettiği, annesi ...' e ait olan "... ... bayii adlı ticari işletmenin %50'sine ortak olmak istediğini, bu nedenle müvekkilinin bir kısım ödemeler yaptığını, ancak tarafına bir devir yapılmadığını, müvekkili ile davalı ...'ün çocukluk arkadaşı olup, güven esasına dayalı işlem yapıldığını, müvekkili tarafından güvene esas devir alınan ticari işletmeye harcamalar yapıldığını, krediler çekildiğini ve ödemeler yapıldığını, sonrasında ikinci bir şube açılması talebinin ... tarafından müvekkiline iletildiğini ve müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini, ikinci şubenin bütün devir ödemelerini müvekkilinin yaptığını, bu ödemelerin bir kısmının, alınan ticari işletmenin önceki işletmecisinin borcunun devri ve ürün alınarak yapıldığını, müvekkilinin güven ilişkisine dayanarak bir ticari işletme satın aldığını, üstüne düşen ödemeleri yaptığını ancak davalılar ... ve ...'ün edimini yerine getirmekten imtina ettiğini, ticari işletmenin fiili işletmecisi ...'ün müvekkilden aldığı paralar ile işletmesini yürüttüğünü ancak sonrasında işletmeleri sebepsizce kapattığını, bu nedenle kapattığı işletmelerin yasal olarak devrinin şuan mümkün olmadığını, müvekkilinin bu işlemler nedeniyle yaklaşık toplam 800.000 TL kadar ödeme yaptığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. Maddesi gereğince Müvekkilin devir bedeli olarak davalılara ödemiş olduğu şimdilik 500 TL'lik kısmının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 05/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 500,00 TL olan alacak talebini 513.349,23 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı ... 28/09/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında; "Ben dava dilekçesindeki ödemeye ilişkin hususları kabul etmiyorum. Davacı ile aramızda güvene esas bir ticari ilişki kurulmuştur ancak kendisinin isteği ile sonlandırılmıştır. İddia ettiği miktarlarda bir ödeme tarafıma yapılmamıştır. Kendi isteği ile dükkan devirleri yapılmamış olup, kendisi ...ya gideceğinden bahisle ticari ortaklığı sonlandırmak istemesi üzerine tedarikçilere olan borçlar düşüldükten sonra bir miktar ödeme tarafımca yapılmış, arabamı devretmek istememe rağmen kabul etmemiştir. Şu an benim kendisine bir borcum bulunmamaktadır. Şöyle ki ortak olarak açtığımız dükkanların borçları halen devam etmektedir." şeklinde beyanda bulunmuş, davalı ... ise diğer davalının beyanlarına iştirak ettiğini ifade etmiştir. Davalı ... 27/06/2024 tarihli celsede ise; " Biz davacıyla kar ve zararına ortak olmak üzere dava konusu işletmeleri açtık. Kendisi benim resmi olarak devir yapmak istememe rağmen başka işletmeleri olduğunu, burada yaşanacak sıkıntının orayı da etkileyeceğini, bana güvendiğini ve bu nedenle devralmak istemediğini defaatle beyan etti. Ben bu ortaklıktan dolayı davacıya ödeme yaptım, hatta bir tane dükkanın devrinden kaynaklanan ödemeyi (175.000,00TL) tamamen kendisine verdim. Diğer dükkanın devrinden gelen parayı istemesi üzerine borçları ödeyeceğimi belirtmem nedeniyle eldeki davayı açtı. Şu an dava konusu ortaklık nedeniyle kimseye borcumuz bulunmaktadır. Ancak benim şahsi olarak üstlendiğim borçlarım vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLER : Ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, 16/01/2024 ve 27/05/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, devir sözleşmesi kapsamında ödenen bedellerin iadesi talebine ilişkindir. Tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti bakımından mahkememizce yapılan araştırma sonucu; ... Galip Vergi Dairesinin 09/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile; ...vergi kimlik numaralı ...ün 02.05.2005 tarihi itibariyle "Su Toptan Ticareti" ve "Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda içme suyu perakende ticareti" faaliyeti nedeniyle gerçek usulde mükellef iken 30.11.2006 tarihi itibariyle işini terk ettiği, İşletme Esasına tabi olduğu, ... Vergi Dairesinin 12/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile; ... vergi kimlik numarasında kayıtlı ... A.Ş'in 01/01/2023 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden dairelerine nakil geldiği, ...'ın 03/11/2016 tarihinden itibaren şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketin bilanço esasında defter tuttuğu ve "Endüstriyel İşlem Kontrol Ekipmanlarının Kurulum Hizmetleri Faaliyeti" işi ile iştigal ettiği, ... Vergi Dairesinin 12/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile; ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Şirketi'nin ortak/'müdürü olan ...'ın üç şirketin ortak ve müdürü olduğu bilanço esasına göre ticari faaliyette bulunduğu, şahsın kendine ait ticari faaliyeti bulunmadığı, ... Vergi Dairesinin 14/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile; ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'ün "Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda (Büfeler Dahil) Alkollü Ve Alkolsüz İçeceklerin Perakende Ticareti (Rakı, Bira Gibi Alkollü İçkiler İle Meyve Suyu, Şıra, Şalgam Suyu, Gazlı İçecekler Vb. Dahil; İçme Suyu Hariç), Bakkal Ve Marketlerde Yapılan Perakende Ticaret (Belirli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Mağazalarda Gıda, İçecek Veya Tütün Ağırlıklı Perakende Ticaret)" faaliyeti ile 20/06/2017-28/05/2022 tarihleri arasında mükellefiyet kaydının olduğu, 28/05/2022 tarihi itibariyle Diğer Terk olduğu, yine dairelerinde 27/09/2021- 28/05/2022 tarihleri arasında şube kaydının olduğu, 28/05/2022 tarihi itibariyle Diğer Terk olduğu, faal olduğu dönem beyannamelerini bilanço esasına göre verdiği bildirilmiş, dolayısıyla tarafların tacir sıfatına haiz oldukları tespit edilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı tarafından yapılan ödemeler miktarının 442.94347-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından devir bedeli açıklamasıyla yapılan ödemelerin miktarının 277.000.00-TL olduğu, ödemelerin davalı ... ve diğer kişilere yapıldığı, ödeme yapılan kişiler arasında davalı ...'ün yer almadığı, davadaki talebin 500,00-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İş bu rapora davacı vekilince yapılan itiraz üzerine alınan 27/05/2024 tarihli raporda özetle; "...İtirazların asıl rapora karşı yapılan itirazları değiştirecek nitelikte olmadığı, kredi kartı ile yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan ödemeler miktarının 513.849,23-1L olarak hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Taraflar arasında mevcut olan ve yeni kurulacak ... bayiilerinin %50'sine ortak olmak sözlü olarak anlaşma yapıldığı anlaşılmakla beraber ihtilaf söz konusu adi ortaklığın kurulup kurulmadığı ile bu ortaklığın kurulması için ödenen bedellerin tespiti noktasında toplanmaktadır. Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; güven esasına dayalı devir işlemleri için davacının davalılar hesabına bir takım ödemeler yaptığı ve devir sözleşmesine konu işletmenin devrinin yapılmadığı sabittir. Bir başka deyişle bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacı "ortaklık bedeli" "... devir bedeli" açıklamasıyla bir takım ödemeler göndermiş olup davalının ön inceleme duruşmasındaki beyanıyla sabit olduğu üzere devir yapılamamış, adi ortaklık kurulma aşamasında taraf iradeleriyle adi ortaklık kurulamamıştır. Hal böyle iken başarısız bir adi ortaklık girişimi sonucu adi ortaklık bedeli açıklamasıyla gönderilen bedellerin davacıya iadesi sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında gerekmekte olup, dekont açıklamalarında belirtilen açıklamalar doğrultusunda bu bedeller toplamı 277.000,00 TL'dir. Davacı her ne kadar gönderilen diğer bedellerin de iadesini talep etmişse de, diğer ödemelerin açıklama kısımlarının boş olması ya da ortaklık bedeliyle ilgili olup olmadığı ispata muhtaç olduğundan, ortaklık amacıyla gönderildiği ispatlanamadığından bu bedeller yönünden talep reddedilmiş, ortaklık bedeli olarak gönderilen 277.000,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak 28/10/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamışsa da, yenilik doğurucu hak olan faiz istemini ıslah dilekçesiyle yapabileceği gözetilerek ıslah dilekçesindeki faiz talebi kabul edilmiş, yine her ne kadar avans faizi talep edilmişse de, taraflar tacir olmadığından yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 277.000,00 TL nin 28/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 18.921,87 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harç ile 8.760,00 TL ıslah harcı toplamı 8.939,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.981,97 TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.400,00 TL'nin, 1,295,02 TL sinin davalılardan, 1.104,98 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 8.760,00 TL olmak üzere toplam 9.145,40 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 931,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.931,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 1.581,68 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 44.320,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekili ile Davalı ...'ün yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2024 Katip Hakim e-imza e-imza