İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/168 E. 2024/1308 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/168
- Karar No
- 2024/1308
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/168 Esas - 2024/1308 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2022/168 Esas KARAR NO : 2024/1308 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLİ : 3- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/02/2022 KARAR TARİHİ: 28/11/2024 K.YAZIM TARİHİ: 31/12/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin 14.02.2014 tarihinde yaya olarak bulunduğu ... .../... Mahallesi ... Sokak üzerinde ... plakalı araç sürücüsü ...in kendisine çarpması daha sonra araçla tekrar geri doğru manevra yaparak üzerinden bir kez daha geçmesi üzerine işbu olay müvekkilinin sakatlanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin vücudundan ve özellikle kafasından yaralanmasına sebebiyet veren araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin edindiği bilgiye göre daha sonra çeşitli nedenlerle kaza tespit tutanağı tutulmadığı ortaya çıktığını, müvekkilinin anlatımının sürücünün ilgili karakolda bir tanıdığı olması sebebiyle bu tutanağın tutulmadığı ama sonradan da müvekkilinin mağduriyetini giderecek en ufak bir temasa bile geçilmediği bu güne kadar bir kez bile aranıp sorulmadığı yönünde olduğunu, müvekkilinin bu kaza sonrası aylarca evde bakıma muhtaç şekilde tedavi için yattığını ve sürekli olarak tedavilere götürüldüğünü, müvekkilinin ... Çocuk Psikiyatri merkezince tedavi edilmeye çalışıldığını ve sürekli ve düzenli kullanması için özel reçeteli ilaçlar yazıldığını, müvekkilinin kafatasına aldığı darbe sonrası kafasında oluşan izlerin de tedavi edilmesi ve izlerin estetik olarak ortadan kaldırılması için tedaviye ihtiyacı olduğunu ve bu zararın da ayrıca giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin ayrıca ailesi tarafından sürekli olarak terapi ve psikiyatri servislerine götürüldüğünü ve götürülmeye de devam edileceğini, burada oluşan yol giderlerinin de davalı yanca tazmin edilmesi gereken zararlardan olduğunu, müvekkilinin ilgili kaza sonrası sonrası aylarca evde bakıcı marifetiyle gözetildiğini ve tedavisinin de o şekilde tamamlandığını, müvekkilinin kafasında ve vücudunda iz kaldığını, müvekkilinin hayatı boyunca vücudundaki izlerle yaşayacağını, bu izlerin tedavisinin de ayrıca gerektiğini, müvekkilinin tüm geleceğini yapacağı mesleği dahi etkileyen bu durum sebebiyle doğan manevi zararın tartışmadan uzak olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkilimizin maruz kaldığı cismani zarar sebebiyle SGK nın karşılamadığı psikolojik tedavi ve terapiler ve özellikle müvekkilin kafasında meydana gelen yara izinin estetik olarak da tedavisi için, kalıcı iş göremezlik için tazminatı için, geçici iş göremezlik süresince -iyileşme süresindeki bakıcı giderleri ve yol giderleri için toplam 500,00 TL maddi tazminatın müşterek ve müteselsilen davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline; müvekkilinin yaşamış olduğu işbu trafik kazası sebebiyle bedensel ve ruhsal bütünlüğünde meydana gelen manevi zararı sebebiyle de 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... den müşterek ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile maddi tazminat talebini açıklamış ve kalıcı iş göremezlik tazminatı için 300,00TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00TL ve tedavi, estetik ve bakıcı, bakım masrafı için 100,00TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir. Davacı vekili 31/10/2024 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 689,10TL'ye, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talebini 5.714,91TL'ye artırmıştır. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 14.02.2014 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç 01/02/2014- 01/02/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, nitekim davacı kaza tarihinde çocuk olduğundan çalışıp gelir elde etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete yapılan müracaatın usulüne uygun gerçekleştirilmediği için müvekkili şirket temerrüde düşmemiş olup, başvuranın faiz isteme hakkının doğmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek, açılan davanın niteliğinin trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarardan kaynaklanan maddi tazminat davası olması sebebiyle asıl sorumlunun sigorta şirketi olduğunu, davaya konu trafik kazasının oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin yapılmadığını, kusur tespiti yapılmadan tazminat tutarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra davacı tarafı defaatle arayıp kaza sonrası kendisiyle ilgilendiğini, davacı tarafından talep edilen faizin başlama tarihinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil tutanağı, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum tespiti, hastane kayıtları, tanık beyanları, mahallinde yapılan keşif, 17/11/2022 tarihli kusur bilirkişisi raporu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporu, 27/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, davacının 14.02.2014 tarihli yaralanması neticesinde; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, erişkin olması halinde 3(üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 3 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-2B727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, hastanın geçirdiği kaza sonucu skalpte oluşan skarlar alopesiye sebebiyet vermekte olup estetik kusur mahiyetinde değerlendirildiği, hastanın bu mahiyetini gidermek için estetik ameliyat gerektiği, literatür taraması sonucu ulaşılan bilgiler eşliğinde mevcut skar dokusu ele alındığında alopesik durumu gidermek için en uygun yöntemin saç ekimi olabileceği sonucuna varıldığı, literatür taramasına göre skar dokusuna yapılan başarılı saç ekimi için androjenik alopesi kadar uygun bir alıcı saha olmasa da literatürde skar dokusuna yapılan başarılı saç ekimi sonuçları mevcut olduğu, temporal bölgedeki skarın daha kalın olması sebebiyle o bölgeye skar eksizyonu ve primer onarım da bir tedavi yöntemi şeklinde uygulanabileceği, hastanın musab olduğu rahatsızlıkların bebeklikten itibaren mevcut olabilen ve yaşam boyu sürebilen nörogelişimsel bozukluklar olabileceği bu bozukluklar ile kaza arasında tıbben neden sonuç ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığı, mevcut haliyle kazayla ilişkili olabilecek Travma sonrası Stres Bozukluğu belirtilerini karşılamadığı tıbbi kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Kusur bilirkişisi raporunda, yaya ...nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/b, 68/b-3, 68/c maddeleri yanı sıra Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/b-3 2. fıkrasını ihlal etmesi, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kontrolsüz hareket etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesine sebep olduğundan %70 oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51 ve 52/b maddelerini ihlal etmesi, aracını dikkatsiz ve tedbirsiz olarak, ayrıca özen yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sevk ve idare etmesi, seyri sırasında bütün ihtimalleri dikkate almaması, fren ve direksiyon tedbirine başvurmaması nedeniyle olayın meydana gelmesine sebep olduğundan %30 oranında tali kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin maliki davalı ... ile sigorta şirketinin (... Sigorta A.Ş.) (Poliçe limitleri dâhilinde) Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan kusur oranları mertebesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bilirkişi heyet raporunda, yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar sonucunda; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 268.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 14.07.2021 tarihi itibariyle temerrüdünün oluştuğu, Kazalı küçük ...'nın; 14.02.2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan yaralanması nedeniyle; ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17.01.2024 tarihli raporda; davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği tespit edildiğinden, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, davacı küçüğün kaza tarihinde 6 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakta olup, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, ancak, mahkemede aksi kanaat hasıl olması halinde; geçici iş göremezlik/ efor kaybı nedeni ile oluşan maddi zararının; 689,10TL(takdire bağlı), bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 224,91TL, tedavi gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 183,00TL olduğu, bu miktarın davalının %30 nispetindeki kusuruna tekabül eden miktarının ise 5.490,00TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, estetik ücreti, SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları) ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 14/02/2014 tarihinde, sürücüsü davalı ...(...), maliki davalı ... olan, davalı ... Sigorta Şirketince sigortalı olan ... plakalı aracın yaya ...'ya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. ... plakalı aracın 01/02/2014 - 01/02/2015 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, poliçe teminat limitinin sakatlanma ve ölüm kişi başına 268.000,00TL, sağlık tedavi giderleri kişi başına 268.000,00TL olduğu, davacının oluşan zararının tazmini için davalı sigorta şirketine davadan önce 01/07/2021 tarihinde başvurduğu, başvuru tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 14/07/2021 tarihinde temerrüt düştüğü, başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta vekili ile davalı ... vekili cevap dilekçelerinde zamanaşımı definde bulunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan istemlerin 2 yıl içinde zamanaşamına uğrayacağı düzenleme altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 72. maddesinde de haksız eylemin suç oluşturması durumunda, o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre somut olayın yaralanmalı trafik kazası olması sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sürenin 8 yıl olduğu ve kaza tarihi olan 14/02/2014 tarihinden dava tarihi olan 14/02/2022 tarihine kadar bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Ayrıca davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı ve davanın açılmasıyla zamanaşımının kesildiği anlaşıldığından talep artırım dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı definin de yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Davacının oluşan maluliyetinin tespiti için davacı hastaneye sevk edilmiş, yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen raporda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, 3 ay süreyle geçici iş göremez kaldığı, 3 hafta süreyle geçici bakıcı ihtiyacının olduğu, kaza sonucu skalpte oluşan skarların alopesiye sebebiyet verdiği ve estetik kusur mahiyetinde olduğu, bunun giderilmesi için estetik ameliyat gerekmediği, alopesik durumun giderilmesi için saç ekiminin en uygun yöntem olacağı, ayrıca kaza ile ilişkili olabilecek psikolojik bir bozukluğun bulunmadığı rapor edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif ve keşifte dinlenen tanık beyanları gözetilerek düzenlenen kusur raporunda; kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nın %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır. Davacının tazminat talebinin hesaplanması için aktüerya ve doktor bilirkişiden rapor alınmış, rapor hükme esas almak için denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı hesaplanan tazminat kalemlerine göre talep sonucunu artırarak harcını yatırmıştır. Davacının kaza tarihinde 6 yaşında olduğu, bu sebeple gelir getirici bir işte çalışmadığı ve bir kazanç kaybının söz konusu olmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı da talep edemeyeceği, davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından efor kaybına ilişkin de tazminat talep edemeyeceği değerlendirilmekle bu taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının 3 hafta süreyle geçici bakıcı ihtiyacının bulunduğu ve bu süre için brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 224,91TL bakıcı gideri talep edeceği değerlendirilerek bu talebinin kabulüne, davacının kaza sebebiyle oluşan skarların tamamen düzeltilebilmesi mümkün olmamakla beraber kısmen düzeltilebileceği, bunun için gerekli olan tedavi giderinin ise 5.490,00TL olduğu anlaşılmakla davacının estetik gideri talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Hüküm altına alınan tutarlara sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden; davalı sürücü ...(...)'in %30 oranında kusuruyla davacının yaralanmasına, 3 ay süreyle geçici işgöremezlik halinde kalmasına sebebiyet verdiği, bu suretle davacının bir miktar manevi tazminata hak kazandığı değerlendirilmiştir. Davalı sürücünün %30 kusuruyla davacının yaralanmasına sebebiyet vermesiyle davacının beden bütünlüğüne zarar verdiği belirlendiğinden, sürücünün bu eylemi nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acı göz önüne alınarak, ruhsal dengesi bozulan davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla, paranın satın alma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalı araç sürücüsünden ve araç işleteninden alınarak davacıya verilmesi suretiyle, davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, günün ekonomik koşullarına göre takdiren 5.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumu dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVACI YANIN MADDİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, a-Sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, b-224,91TL bakıcı gideri ile 5.490,00TL estetik giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 14/02/2014 tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 14/07/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 2-DAVACI YANIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVASININ KABULÜ İLE, 5.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden; a-Alınması gereken 390,38TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harç ile 427,60TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 117,92TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.428,16TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 131,84TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 390,38TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 482,58TL harcın davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 257,38TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT madde 13/2 gereğince davacı ... için hesap edilen 5.714,91TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, d-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından, davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ...'nın kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca belirlenen 989,10TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 4-Manevi tazminat davası yönünden; a-Alınması gereken 341,55TL karar ve ilam harcının, davalılar ... ve ...den alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. Ve 13/2. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen; davacı için 5.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...den tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacılar tarafından sarf edilen 1.183,50TL tebligat ve posta gideri ile 5.800,00TL bilirkişi ücreti, 2.405,00TL adli tıp muayene ücreti, 571,90TL keşif harcı ile 150,00TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 10.110,40TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 9.255,97TL'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 4.936,76TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/11/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı