İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/201 E. 2024/77 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/201
- Karar No
- 2024/77
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/201 Esas - 2024/77 Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/201 Esas KARAR NO : 2024/77 HAKİM : .... KATİP : ..... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-) ... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. .... DAVALI :2-) ... -.... VEKİLİ : Av. ... DAVA : RÜCUEN ALACAK DAVA TARİHİ : 24/07/2020 KARAR TARİHİ : 29/01/2024 YAZIM TARİHİ : 06/02/2024 Mahkememizde açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili ; Davacının ihtiyacı olan kimi hizmetlerin sözleşmeler ile piyasadan temin edildiğini, davalılar ile imzalanan sözleşmeler ile yerine getirilen hizmetlerde çalışan dört ayrı dava dışı çalışan için kıdem tazminatı ödemesi yaptıklarını, taraflar arasındaki sözleşme ve eki olan düzenlemelere göre her bir davalının kendilerinde gerçekleşen çalışma süresi ile orantılı olarak ödemelerden sorumlu olduğunu belirtip, 84.049,36 TL nin 27/12/2018 ve 31.462,51 TL nin ise 28/12/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. YANIT : Davalı ... vekili; davacı belediye ile ...-... İş Ortaklığı arasında imzalanan sözleşmenin 01/06/2012 başlangıç tarihli olduğunu, bu tarihten önceki işçilerin çalışmasından müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin 01/06/2012 tarihli sözleşmesinin yenilenerek 31/03/2018 tarihine kadar devam ettiğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi tüm müvekkil şirket çalışanlarının şartları taşımaları halinde belediye şirketine devrinin gerçekleştiğini, düzenlenen sözleşmelerin 2014 sonrası olanlarında açıkça kıdem tazminatı sorumluluğunun idare üzerinde olduğunu, 10/09/2014 tarihinden sonra imzalanan sözleşme eki teknik şartnamelerin 15. maddesinde, 6552 sayılı Yasanın 8. maddesi gereği kıdem ve ihbar tazminatının ödeneceğinin belirlendiğini, 2014 öncesi sözleşmelerin 22. maddesi ile genel şartnamenin altıncı bölüm hükümlerinin uygulanacağının belirlenmiş olduğunu,kıdem tazminatının yüklenici üzerinde bırakılacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, yargı kararlarına göre de yarı yarıya esasının kabul edilmiş olduğunu belirtip, davanın reddini istemiştir. DELİLLER : -Dava dışı kişilere yapılan ödemeler ile ilgili kayıtlar, -Dava dışı kişilerin ... sicil dosyaları, -Davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler, -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı, -Bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, davacı tarafından dava dışı dört çalışan için ödediği kıdem tazminatının taraflar arasındaki sözleşme ve eki düzenlemeler uyarınca davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile davalılardan tahsili istemine ilişkindir. .... Ticaret Mahkemelerinin görevli olduklarına ilişkin davamız için verdiği göreve ilişkin karar mahkememiz için bağlayıcı olduğu için, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. Davacı ihtiyacı olan taşıma hizmetlerinin yerine getirilmesi amacı ile davacı ... şirketi ile tek başına ve başka dönemler için de her iki davalının oluşturduğu iş ortaklığı ile imzalanan sözleşmeler uyarınca hizmet almış, davalı şirketler tarafından kendi elemanları çalıştırılarak hizmet yerine getirilmiştir Davalılar tarafından sözleşmeye konu hizmetin yerine getirildiği sırada çalışan dava dışı işçiler ..., ..., ... ve ... davalı şirketlerde çalışmakta iken 31/08/2018 tarihinde kıdem tazminatı talep hakkı talep etme hakkına sahip iken davacı belediyenin şirketlerine KHK ile geçiş yaptmıştır. Bu nedenle bu kişiler kıdem tazminatlarını davacıdan talep etmiş, koşulları gerçekleştiği için ödemeler davacı tarafından yapılmıştır. Davacımız taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalılarda geçen çalışma süreleri ile orantılı olarak yaptıkları ödemelerden davalıların sorumlu olduklarını belirtip eldeki davayı açmıştır. Dava dışı çalışanların kıdem tazminatı talep edecek şekilde iş akitlerinin sona ermesi üzerine davacıya yaptıkları başvuru üzerine davacı tarafından hesaplama yapılıp, bu kişilere kıdem tazminatları ödenmiştir. Davacının yaptığı ödemelerin her hangi bir mahkeme kararına dayanmaması nedeni ile ödemelerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığının denetlenmesi gerekli olup, ayrıca ödemelerin davalılardan talep edilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesi amacı ile asıl ve itirazlar üzerine ek bilirkişi raporları alınmıştır. Dava dışı dört kişinin başvurusu üzerine davacı tarafından yapılan hesaplama sonucu bu kişilere toplam 115.511,87 TL kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. Bilirkişimizin asıl ve ek raporlarında hesapladığı gibi, dava dışı ...'ın 30.492,29 TL , dava dışı ...'nun 31.014,39 TL, dava dışı ...'nın 31.214,64 TL ve dava dışı ...'ün 21.862,67 TL olmak üzere toplam 114.583,99 TL kıdem tazminatı ödemesi gerektiği, davacı tarafından 927,88 TL fazladan yapıldığı kabul edilmiştir. Dava dışı kişilerin çalışmalarının bir dönemi tek başına davalı ... şirketi tarafından hizmetin sunulduğu döneme, bir kısmı ise ... şirketi ile diğer davalı ... şirketinin iş ortaklığı şekilinde yerine getirdiği döneme denk gelmiştir. ... şirketi tek başına hizmet sunduğu döneme karşılık gelen ödemelerden tek başına sorumlu olduğu gibi, iş ortaklığı şeklinde diğer davalı ile iş yaptığı döneme karşılık gelen ödemelerden ise ... şirketi ile birlikte müteselsilen sorumlu durumundadır. Asıl rapor da da belirtildiği gibi, dava dışı ... için ödenmesi gereken 30.492,29 TL'nin 7.623,07 TL sinden davalı ... şirketinin, kalan 22.869,22 TL sinden iş ortaklığını oluşturan her iki davalının, dava dışı ... için ödenmesi gereken 31.014,39 TL'nin 8.148,12 TL sinden davalı ... şirketinin, kalan 22.866,27 TL sinden her iki davalının, dava dışı ... için ödenmesi gereken 31.214,64 TL'nin 8.200,73 TL sinden davalı ... şirketinin, kalan 23.013,91 TL sinden her iki davalının ve dava dışı ... için ödenmesi gereken 21.862,67 TL'nin tamamından iş ortaklığını oluşturan her iki şirketin sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir. Bu aşamadan sonra davacı ödemesinin aralarındaki sözleşme ve eki mevzuat uyarınca davalılardan talep edilmesinin mümkün olup olmadığının tartışılması gerekmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22. Maddesinde " yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştırdığı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6.bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür" düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca teknik şartnamenin 9.maddesinde ise, " çeşitli sebeplerden dolayı işten çıkarılan personellerin kanan gereği ödenmesi gereken kıdem, ihbar tazminatları gibi yasal haklarından kaynaklanan tazminatları yüklenici karşılayacaktır. Yüklenici idareden bu hususa ilişkin hiç bir şekilde ödeme talebinde bulunamayacaktır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yukarıda içeriği açıkça belirtilen düzenlemeler dolayısı ile ödemelerden davacıya karşı davalıların sorumlu olduğuna ilişkin açık düzenleme bulunduğu, sorumluluğun dağılımının nasıl olması gerektiğine ilişkin düzenleme olmaması halinde sorumluluğun eşit oranda olması gerektiğine ilişkin borçlar yasası hükümlerinin de olayımızda uygulanmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Benzer uyuşmazlıklar için .... sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacının yaptığı ihale kapsamında belirlenen iş bedeli içerisinde çalışanların işçilikten doğan alacaklarının da dikkate alınarak iş bedelinin belirlendiği, bu nedenle her iş verinin kendisinde çalışan işçi için kıdem tazminatından sorumlu olması gerektiği şeklindeki tespiti sonrası, raporda belirlenen ve her bir davalı iş verenin dava dışı kişi için davacının yaptığı ödemeden dolayı davacıya karşı sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Bir an için 6552 Sayılı yasanın 8.maddesi ile 4857 Sayılı yasanın 112. Maddesine eklenen ek fıkra uyarınca sözleşmelerde kıdem tazminatlarının açıkça alt iş verenlere rücu edilebileceğine ilişkin açık hüküm var ise rücu talep edilebileceğine ilişkin hükmün olayımızda uygulanması gerektiği düşünülse dahi, söz konusu yasal düzenleme ... Mahkemesince iptal edildiğinden davamız için uygulanır olmadığı kabul edilmiştir. Toplanan delillere göre, davacının kıdem tazminatı ödediği dört kişinin tazminat miktarlarının bilirkişi raporu ile belirlenen miktar kadar olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeler ve eki mevzuat uyarınca kıdem tazminatı ödemelerinden davalı yüklenicilerin sorumlu olması gerektiği, davalılar vekilinin rapora yönelik itirazlarının sözleşmeler ve eki mevzuata uygun olmadığı, davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren ve davalılar tacir olduğu için avans faizi talep hakkı bulunduğu kabul edilip, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, 23.971,92 TL'nin davalı ... Şirketi'nden; 90.612,07 TL'nin davalılar ... Şirketi ile ...'nden müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, Davacı alacaklarına 27/12/2018 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, Fazla istemin reddine, Alınması gereken 7.827,23 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.972,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.854,57 TL'nin; 1.224,82 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 4.629,75 TL'sinin davalılar ... Şirketi ile ...'nden müteselsilen, Tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE. Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.972,66 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.027,06 TL'nin; 424,08 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 1.602,98 TL'sinin davalılar ... Şirketi ile ...'nden müteselsilen, Tahsili ile davacıya VERİLMESİNE. Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 18.333,44 TL vekalet ücretinin; 3.835,51 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 14.497,93 TL'sinin davalılar ... Şirketi ile ...'nden müteselsilen, Tahsili ile davacıya VERİLMESİNE. Davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 927,88 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE. Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 106,30 TL ve bilirkişi ücreti 5.500,00 TL olmak üzere toplam 5.606,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 5.561,27 TL'nin, 1.163,46 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 4.397,81 TL'sinin davalılar ... Şirketi ile ...'nden müteselsilen, Tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA. Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ÖDENMESİNE, artan kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA. Davalı ... tarafından yapılan 180,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1,45 TL'sinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ÖDENMESİNE, artan kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA. Arabuluculuk için ödenen 1.600,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; 334,73 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 1.265,27 TL'sinin davalılar ... Şirketi ile ...'nden müteselsilen, Tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA. Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE. Dair, Davacı vekili Av. .... , Davalı ... Vekili Av. .... 'un(e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2024 Katip .... Hakim ....