İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/329 E. 2024/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/329
Karar No
2024/687
Karar Tarihi

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/329 Esas - 2024/687 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/329 Esas KARAR NO : 2024/687

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: .DAVA: 1- Davacı vekili “müvekkili kurumu... .... ... referanslı Sözleşme"sinin imzalanmış olduğunu, sözleşmenin CD formatında sunulduğunu, sözleşmeye konu iş yerinin davalı yükleniciye 22.03.2016 tarihinde teslim edilmiş olduğunu, Yükleniciye verilen yapım işine ilişkin ihale komisyon kararı dilekçeleri ekinde sunulduğunu, ancak sözleşme imza tarihinden sonra davalı yüklenici adına düzenlenen;.... ... ... E. sayılı dosyasına ait 43.653,71-TL tutarındaki Haciz ihbarnamesi 01.02.2017 tarihinde, ... ... ... E. sayılı dosyasına ait 722.575,85-TL tutarındaki Haciz İhbarnamesi 31.05.2017 tarihinde Teşekküllerine tebliğ edilmiş olduğunu, konuya ilişkin olarak 07/02/2017 tarih E.51743 sayılı ve 05 06 2017 tarih E.218008 sayılı yazıları ile firma aleyhine başlatılan icra takipleri sonucunda Teşekkülleri nezdinde doğmuş ve doğacak tüm alacaklarına haciz konulduğu ve söz konusu haciz uygulamalarının gecikmeye mahal vermeden kaldırılması aksi halde yapım işine ait sözleşmenin "Borçluluk ve Hacizler" başlıklı 33.4.2. maddesindeki hükümler doğrultusunda işlem yapılacağının davalı Yükleniciye bildirilmiş olduğunu, bu süreçte davalı yüklenicinin söz konusu haciz uygulamalarının kaldırıldığına ait Teşekküllerine herhangi bir bilgi ve belge ulaşmamış olduğunu, 154 kV ... ... ... Havza referanslı sözleşmenin yüklenicinin;taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi,Tesis edilmesi gereken primer ve sekonder malzemelerin sahaya sevklerini gerçekleştirememesi, bunun yanı sıra sözleşmeden doğan alacaklarına konulmuş olan çok sayıdaki hacizleri kaldıramaması, nedenleriyle İTM. 177 referanslı yapım işi sözleşmesinin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun İlgili maddeleri gereğince Genel Müdürlüklerinin 26.10.2017 tarih E.406484 sayılı Olur'u ile feshedilmiş olduğunu ve bu durumun ...12. Noterliği 03/11/2017 tarihli 35476 Yevmiye Numaralı İhtarnamesiyle davalıya bildirildiğini, feshin ardından davalı yüklenicinin 22.03.2016 tarihinden fesih tarihi 26.10.2017 tarihine kadar yapılan işlere yönelik Hakediş Raporu ile feshedilen sözleşmeye ait fesih kesin hesap dokümanlarını düzenleyerek müvekkiline verdiğini, Sözleşmenin "Sözleşmenin Feshine İlişkin Şartlar" başlıklı 26.1.maddesinin; "Sözleşmenin idare veya Yüklenici tarafından feshedilmesine ilişkin şartlar ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım işleri Gene! Şartnamesi hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin "Sözleşmenin Fesih ve Tasfiye Durumları" başlıklı47.2 Maddesi'nde ise, Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya İşi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilerek sözleşmenin idare tarafından feshedilerek hesabının genel hükümlere göre tasfiye edileceği yönünde hüküm bulunduğunu, davalı firmadan zararlarının hesabıyla ilgili olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu1989/13-392 E. 1990/1 K. Sayılı 17.01.1990 tarihli kararında ihaleye davalıdan başka teklif veren varsa, en yakın bu teklif ile ikinci ihalede ödenen bedel arasındaki farkın esas alınması gerektiği yönünde olduğunu, Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı 30.03.2006 Tarih ve 2006/006 Sayılı. "Zarar-Ziyan Tazmini" konulu kararının 4. Maddesi Karar kısmında; “..Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; Sözleşmeyle yüklenilen fiyatla, bunun yerine getirilmemesi nedeniyle üçüncü kişiye ödenen fiyat arasındaki farkın, yani, ilk ihale bedeli ile son ihale bedeli arasındaki farkın yükleniciden istenemeyeceği, bunun müspet zarar niteliğinde olduğu ve bu nedenle, idarece önerildiği şekilde, ... bu günkü fiyatı ile sözleşme fiyatı arasındaki farkın uğranılan zarar -ziyan olarak hesaplanamayacağına,Zarar-ziyanın, sözleşmenin yerine getirilmesi güvenine dayanılarak kaçırılmış elverişli fırsatlara göre değerlendirilerek bulunması gerektiği, sözleşmeye konu olan ve yapılmayan imalatının başka bir yükleniciden ihale tarihinde alma imkânı varsa, o yükleniciye yapılacağı varsayılan ödeme ile sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeniyle aynı imalatı yaptırmak için ödemek zorunda kaldığı tutar arasındaki farkın, yani menfi zararın istenebileceğine, idarece uğranılan zararın tayini için ihale şartlarının değiştirilmemesinin gerektiğine, Ayrıca, menfi zarar kavramı içinde mütalaa edilen diğer zararların da yükleniciden talep edilebileceğine, ancak, bütün bu zararların Borçlar Kanununu ilgili hükümlerine göre dava yoluyla tahsil edilmesi gerektiğine, Kurul'un 30 Mart 2006 tarihli toplantısında oy birliği ile karar verilmiştir." denildiğini, bu hükümlere uygun olarak Teşekküllerinin fesih nedeniyle uğradığı menfi zararların; a- İlk ihale sonuçlarına göre; davalının ITM. 177 referanslı sözleşme ile ... .... ... Enerji firmasına Teşekkülümüzce ihale edilmiş olduğunu, tamamlama İhalesine Ait İhale Komisyon Kararının sunulduğunu, c- İlk ihale ile davalının taahhüdüne giren işlerin feshedilmesi neticesinde yapılamayan işlerden dolayı Teşekküllerince kaçırılan fırsatın, ilk ihalede ikinci teklif fiyatını veren... .... ... Elk. İnş. İmi. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. teklif fiyatının 1.050.000,00 TL olduğunu, Açıklandığı üzere menfi zararlarının (atb-c<) 196.482,20 TL olarak hesaplandığını, ayrıca Müvekkili kurum Mali İşler ve Finans Yönetimi Dairesi Başkanlığından alınan yazı da davalı şirket cari hesabının yazı tarihi itibariyle (23.12.2021) 89.700,43TL borç bakiyesi verdiğinin bildirilmiş olduğunu, müvekkili kurumun ilk ihalenin feshedilmesi nedeniyle doğan ve fesih damga vergisinin 1.890,00TL, fesih sebebiyle eksik kalan işleri kapsayan ... TM Tevsiat Tamamlama Tesisi yapım işi yerel gazete ilan masrafının (KDV dâhil) olarak 3.221,40TL, KİK ilan bedeli olarak da 944,00TL ödenmiş olduğunu, zararının tahsilini teminen davalı yükleniciye 06.01.2022 tarihli 1028542 sayılı yazı ile EKAP üzerinden ihtarname gönderilerek ödeme yapılmasının talep edildiğini, davalı şirketin ihtarnameye cevap vermediği gibi müvekkili kurum zararının da ödenmemiş olduğunu, müvekkili zararının ödenmemesi nedeniyle Arabulucuya başvurulduğunu, ancak görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamamış olduğunu, açıklanan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davalı şirketin müvekkili kuruma 292.238,03TL zarar verdiğinin görüldüğünü, bu zararın giderilmesi için dava açılması zaruretinin hâsıl olduğunu, dava konusu alacaklarının teminat altına alınmasını teminen dosya üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Müvekkil kurum zararı 292.238,03 TL'nin, davalıya zararın bildirildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: 2-Davalı vekili,... ... ... uhdesinde kaldığını ve davacı İdare ile müvekkil arasında 14.03.2016 tarihinde “İTM.177, 3 adet 154 V Trafo Merkezi İşine Ait Sözleşme”sinin imzalanmış olduğunu, sözleşmenin temerrüt gerekçesi ile 26.10.2017 tarihinde davacı İdarece tek taraflı feshedildiğini ve feshin müvekkiline 3.11.2017 tarih ve 35476 yevmiye numaralı noter ihtarnamesi ile bildirilmiş olduğunu, davacı idarenin sözleşmenin feshinden yaklaşık 1,5 yıl sonra kalan işin tamamlanması amacıyla 26.03.2019 tarihinde yeniden ihaleye çıkarak yeni yüklenici ile 17.04.2019 tarihli "154 Kv ... Tevsiat Yapım İşi Ait Sözleşme"sini imzalamış olduğunu, davacı idarenin, müvekkilince işin tamamlanamaması ve yeni ihaleye çıkılması sebebiyle Uğramış olduğu zararın tazminini talep etmekle birlikte, aşağıda açıklayacakları nedenlerle açılan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin sözleşmesinin 26.10.2017 tarihinde feshedildiğini ve yeni ihalenin 26.03.2019 tarihinde, yeni sözleşmenin ise 17.04.2019 tarihinde imzalanmış olduğunu, zararın öğrenilme tarihinin 17.04.2019 kabul edilse dahi, işbu dava 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 09.05.2022 tarihinde açılmış olması nedeniyle TBK m.72 gereği 2 yıllık zamanaşımının dolması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, Müvekkili aleyhine açılan davanın haksız olduğunu, tazminat davası koşulları oluşmadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili yüklenicinin iki ihale arasındaki farktan sorumlu tutulabilmesi koşullarının, davacının da dava dilekçesi ve eklerinde ibraz ettiği yüksek yargı kararlarından da açıkça görüleceği üzere, belirli şartlara bağlı bulunduğunu, buna göre; a. Sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması, b. Her iki ihalenin de aynı koşullarda yapılmış olması, c. İkinci ihale makul süre içerisinde yapılmış olması, şartlarına bağlı olduğunu,Müvekkilinin sözleşme konusu edimini sözleşme ve ihale dokümanına uygun yerine getirme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, davacı idarenin de sözleşmeyi feshedecekse aynı sözleşme ve eklerine uygun hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu, oysa davacı idarenin sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine aykırı olarak fesih şartları gerçekleşmeden sözleşmeyi feshetmiş olduğunu, 14.03.2016 tarihli “İTM.177, 3 adet 154 V Trafo Merkezi İşine Ait Sözleşme”nin 8.2. maddesine göre, İhale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralamasının; 1-Yapım İşleri Genel Şartnamesi 2-İdari Şartname, 3-Sözleşme Tasarısı, 4-Birim Fiyat Tarifleri ve Cetveli, 5-Mahal Listesi, 6-Özel Teknik Şartname, 7-Genel Teknik Şartname, 8-Ön / Kesin Projeler, 9-Açıklamalar (varsa), 10-Diğer Ekler. olarak belirlenmiş olduğunu, sözleşmenin 8.2. maddesine göre Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri sözleşme hükümlerinden dahi öncelikle uygulanması gerekeceğini, davacı idarece yapılan tespitlerde işin süresinde bitirilemediğinin tespit edildiği ifade edilmiş olmakla birlikte, hangi tarihte kim tarafından tespit yapıldığı, bu hususta tutanak tutulup tutulmadığı hususlarının belirtilmemiş olduğunu, hâlbuki geçerli bir tespitin yapılması usulünün Yapım İşleri Genel Şartnamesinde düzenlenmiş olduğunu,Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41/3 hükmünde; “...Yüklenici geçici kabul başvurusunda gecikmiş olursa veyahut işi süresinde kabule elverişli duruma getirememişse; sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihte yapı denetim görevlisi veya Davalı İdarece görevlendirilecek iki eleman tarafından iş yerinde incelenerek o günkü durum bir tutanakla tespit edilir. Bu inceleme sırasında yüklenicinin veya vekilinin de hazır bulunması gereklidir. Yükleniciye yapılacak tebligata rağmen kendisi veya vekili gelmezse yapı denetim görevlisi veya İdare bu incelemeyi tek taraflı olarak yapar ve düzenlenen tutanakta bu husus belirtilir. İşte kusur ve eksikliklerin varlığı halinde bunların giderilmesi için belirlenen sürenin sonunda, yüklenici bulunsun veya bulunmasın, aynı şekilde durum, yapı denetim görevlisi tarafından düzenlenecek bir tutanakla tespit edilir.” denildiğini, somut uyuşmazlıkta davacı İdarenin yüklenicinin işi süresinde kabule elverişli hale getirmediğini iddia edildiğini, hâlbuki işin bitirilmediği hususunda hangi tarihte tespit yapıldığı, bu hususta tutanak tutulup tutulmadığının ifade edilmemiş olduğunu, gerçekten durum tespiti yapılmış ve tutanak tutulmuş olsa dahi, bu tutanağın geçerli olabilmesi için müvekkilinin de bu tespitte hazır bulunması gerektiğini, bunun için de müvekkiline tebligat yapılmış olmasının zorunlu olduğunu, ancak davacı idarenin bu tespit işlemi için müvekkiline herhangi bir tebligatta bulunulmadığından, bir tespit yapılmış olsa dahi Müvekkilin hazır bulunmadığı bir ortamda tespit yapılmış olduğunu, bu nedenle müvekkilinin veya vekilinin hazır bulunmadığı bir ortamda vapı denetim görevlileri tarafından usulüne uvgun bir durum Yine Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 24/1 hükmünde; "Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve emareler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir." denildiğini, anılan hükme göre davacı idarenin işin bitirilmediğine ilişkin olarak hem 10 günlük ihtar öncesinde, hem de ihtarlı süre dolduktan sonra tespit yapmasının zorunlu olduğunu, davacı idarenin, 02.10.2017 tarihinde tebliğ edilen yazısında 10 günlük süreli işin tamamlanması hususunda ihtar göndermiş olmasına rağmen, bu ihtardan önce Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 24/1 hükmüne uygun olarak sürenin dolmasına rağmen işin bitirilmediğine ilişkin yapılacak tespite Müvekkilini davet etmediğini, herhangi bir tespit yapmadığını, proje sahasında bir inceleme yapmadığını ve bir tutanak tutulmamış olduğunu, davacının geçerli bir tespit yapmaksızın ihtar yazısı göndermiş olduğunu, bu yönüyle sözleşmenin fesih şartları oluşmadan sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, Davacı İdarenin, ihtarlı süre dolduktan sonra işin bitirilmediği tespit etmekle birlikte bu tespite müvekkilini davet etmediğini ve müvekkilin yokluğunda tespit yapmış olduğunu, idarece görevlendirilmiş Yapı Denetim Komisyonu Görevlileri tarafından tutanak tutulmadan önce Müvekkile herhangi bir tebligat yapılmamış olduğunu ve eksik, hatalı ve kusurlu işlerin tespiti amacıyla yapılan incelemelerin müvekkili yokluğunda yapılmış olduğunu, müvekkili davet edilmeden ve yokluğunda yapılan incelemede, müvekkilinin yapılan tespitlerin doğruluğunu kontrol edemediğini, eksik veya yanlış tespitlere itiraz edemediğini, ihtirazi kayıtta bulunma hakkının da olamadığını, bu nedenle müvekkili yokluğunda yapı denetim görevlilerince usulüne uygun tespitte bulunulmadığından işlemin Yapım İşleri Genel Şartnamesi24/1 hükümlerine aykırı olduğunu, .... .... .... Karar sayılı kararında da, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 24. maddesi uyarınca yüklenicinin imzası ya da yüklenicinin denetime çağrıldığı halde gelmediğine ilişkin tebligat alındısı ve içeriği yazının bulunmaması, dolayısıyla kusurlu (veya eksik) imalata ilişkin tutanağa davacının ihtirazi kayıtta bulunma hakkının tanınmaması yasaklama işleminin iptalinde haklı gerekçe olarak kabul edilmiş olduğunu, somut olayda da işin süresinde bitirilmediği hususunda yapılacak tespit öncesinde müvekkile çağrı yapılmadığını ve bu hususta tebligatta olmadığını, emsal Danıştay kararında da ifade edildiği üzere, İdarenin Yapım İşleri Genel Şartnamesi 24. maddesine aykırı davranarak sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğunu, Müvekkilinin katıldığı 2015/171278 İKN nolu ihale 3 ayrı yer için yapılmış bir ihale olmakla birlikte, 2019/ 94262 İKN nolu ihalenin tek bir yer için yapılmış olduğunu, her iki ihalenin sözleşme, idari şartname ve teknik şartnamelerinde farklılıklar bulunduğunu, her iki ihale arasındaki farklılıkları saymanın mümkün olamayacağını, farklılığın anlaşılması bakımından ihale dokümanları sayfa farkının bile her iki ihalenin aynı koşullarda yapılmadığını ortaya koyduğunu, her iki ihalenin aynı koşullarda yapılmaması nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin katıldığı ihale tarihinin 12.02.2016, sözleşmenin fesih tarihinin ise 26.10.2017 olduğunu, ihalenin makul sürede yapılmış olması durumunda bir farkın ortaya çıkmayacak olduğunu, sözleşmenin feshedildiği tarihte dolar kurunun 3.77, bir ay sonra ihaleye çıkılmış olması durumunda (02.01.2018) dolar kurunun 3.77 olduğunu, bu halde davacı idarenin gerçekte hiçbir zararının gerçekleşmemmiş olduğunu, oysa davacının müvekkili ile imzaladığı sözleşmenin feshinden yaklaşık 1,5 sene sonra ihaleye çıkmış olduğunu, yeni sözleşmenin imzalandığı 17.04.2019 tarihinde ise dolar kuru 5.76 olduğunu, davacı idarenin yeni ihaleye makul sürede çıkmamış olması nedeniyle zararının oluşmasına ve artmasına neden olmuş olduğunu, yeni ihaleye geç çıkması nedeniyle davacı idarenin kusurlu olduğunu, davacının bu kusuru sebebiyle ortaya çıkan zararını müvekkiline yüklemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 3- Dava, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalının yükümlülüklerini yerime getirmediği iddiasıyla sözleşmenin feshinden kaynaklanan menfi zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup sözleşmenin 3/11/2017 tarihinde fesh ediliği, arabuluculuğa ise 30/03/2022 de başvurulduğu ve davanın 11/05/2022 tarihinde açıldığı ve dava konusu taleplerin menfi zarara ilişkin olduğu dikkate alınarak davalı tarafın yerinde görülmeyen itirazın reddine, karar verilmiş ve dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmıştır. 4- Deliller toplandıktan sonra; dosya bir inşaat, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatında nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edillmiş, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının dava konusu işi, tamamlayıp tamamlamadığı ve davacının feshinin haksız olup olmadığı, davalıdan talep edebileceği menfi zararın olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi istenmiştir. 5- Dosyaya sunulan asıl ve ek bilirkişi raporlarında özetle; Davacının yanlar arasındaki sözleşmeyi fesihte haklı olduğu; Fesih sonucunda davacının uğradığı menfi zarar kapsamında kaçırılan fırsat zararının 111.068,81 TL olacağı, Ancak Sayın Mahkemece ikinci ihalenin 24.04.2024 tarihli davacın dilekçesinde (ikinci ihalenin 24.07.2018 tarihinde yapıldığı ve fakat idarece iptal edildiği) yönündeki beyanına uygun olarak 24.07.2018 tarihinde yapılabileceği ve bunun makul sürede olduğu kanaatine varması halinde davacının kaçırılan fırsat sebebiyle menfi zararının 161.162,66 TL olacağı, Davacının ödediği anlaşılan ve kanıtlanan 1.890,00 TL fesih damga vergisi, 3.221,00 TL gazete ilan bedeli, 944,00 TL KİK ilan bedelin olmak üzere 6.055,00 TL olarak gerçekleşmiş menfi zararının davalıdan tahsili gerekeceği, Davacının davalı yükleniciden ... Projesinden kaynaklanan cari hesap bakiye alacağının 89.700,43 TL olduğu kanaati bildirilmiştir. 6-Tüm dosya kapsamına göre; davacı idarenin taraflar rasında yapılan sözleşmeyi fesh etmekte haklı olduğu ve menfi zararı talep edebileceği, davacının kaçırdığı fırsat zararının 2. ihalenin makul sürede yapılması sebebiyle 161.162,66 TL olacağı, 1.890,00 TL fesih damga vergisi, 3.221,00 TL gazete ilan bedeli, 944,00 TL KİK ilan bedelin olmak üzere 6.055,00 TL olarak gerçekleşmiş menfi zararının davalıdan tahsili gerektiği, ayrıca cari hesap alacağını da talep edebileceği görüldüğünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmitşir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-1.890,00-TL fesih damga vergisi, 3.221,00-TL gazete ilam bedeli ve 944,00-TL KİK ilam bedeli olmak üzere toplam 6.055,00-TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-89.700,43-TL bakiye cari hesap alacağının 21/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-161.162,66-TL tutarındaki menfi zararın 21/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 17.550,07 -TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 4990,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.559,38 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Peşin ve başvuru harcı ile vekalet harcı olarak alınan 5.082,89 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 6310,25 TL’nin haklılık oranına göre hesaplanan 5547,59 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5- A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 41.106,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Ara buluculuk aşamasında harcanan 2.100,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/329, K. 2024/687, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-329-e-2024-687-k-bb1a5d4b06ff