|
VERGİ VE
DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE
BAZI
KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN
7143
SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ
(SERİ
NO: 3)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1)
Bu Tebliğin amacı, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun
10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul
ve esasların belirlenmesidir.
(2) Bu Tebliğ;
a) Gerçek ve tüzel
kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye
kazandırılmasına,
b) Yurt içinde
bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter
kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymetler, diğer
sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek
kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,
c) Yurt dışından elde
edilen bazı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesine
ilişkin
açıklamaları kapsamaktadır.
Dayanak
MADDE 2 –
(1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının
(ı) bendi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.
BİRİNCİ
KISIM
Yurt
Dışından Getirilen Varlıklar ile
Yurt
İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin Uygulama Esasları
BİRİNCİ
BÖLÜM
Yurt
Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve
Verginin
Ödenmesi
Yurt dışında
bulunan varlıklara ilişkin bildirim
MADDE 3 –
(1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçlarını, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü
fıkrasındaki hükümler çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil)
kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel
kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
(2) Birinci fıkra
kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bildirimlerin, yetkili
kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi
mümkündür.
(3) Birinci fıkra
kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden
itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt
dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan fıkra hükmünden
yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
(4) Gerçek ve
tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 18/5/2018
tarihinden 30/11/2018 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara
veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak
üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz
konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda
bulunulmayacaktır.
(5) Gerçek ve
tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim
verilmesi esas olup, 30/11/2018 tarihine kadar birden fazla bildirimde
bulunulması mümkündür.
a) Bildirimde
bulunduktan sonra, bu bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir
bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, ilave olarak bildirilmek istenilen
varlıklar için yeni bir bildirimde bulunulacaktır.
b) Bildirimde
bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu
edilen varlıkların azaltılması amacıyla yeni bir bildirimde bulunmak
istenilmesi halinde, 30/11/2018 tarihine kadar söz konusu bildirimin
düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.
c) Düzeltme
kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul
edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.
Örneğin;
2018/Ağustos ayında banka veya aracı kuruma 100.000 TL karşılığı varlık
bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, bildirdiği tutarı 2018/Eylül
ayında 50.000 TL'ye düşürmek istemesi halinde, ilk bildirimine ilişkin
düzeltme bildirimi vermesi, 150.000 TL'ye çıkarmak istemesi halinde ise
ilave olarak bildirilmek istenilen 50.000 TL için yeni bir bildirimde
bulunması gerekecektir.
ç) Bildirim süresi
(30/11/2018) sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme
talepleri dikkate alınmayacaktır.
Yurt dışında
bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi
MADDE 4 –
(1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında
bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi
tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen
tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu
edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde
Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda
açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.
(Ek cümle:RG-18/8/2018-30513) Türkiye’deki
banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi
işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurtdışından varlığı
transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması
açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
(2) Yurt dışında
bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan
kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan
kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında
kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla,
borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı
aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına
dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik
edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu
bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme
işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.
(3) 18/5/2018 tarihi
itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt
dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış
olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi
kaydıyla 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası
hükümlerinden yararlanılabilecektir.
(4) Yurt dışında
bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların)
30/11/2018 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz
konusu fıkra hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.
(5) Türkiye’ye
getirilmekten maksat;
- Para, döviz,
altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak
Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı
kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,
- Fiziki olarak
Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer
edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının
aracı kurumlara bildirilmesidir.
(6) Yurt dışında
bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni
açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı
kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun
tevsikinde kullanılabilecektir.
(7) 30/11/2018
tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt
dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi
sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan
belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde
kullanılabilecektir.
(8) Kapsama giren
varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi
incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.
Yurt dışında
bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak
işlemler ve verginin ödenmesi
MADDE 5 –
(1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha
olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı
kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı
kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler
yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem
sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.
(2) Bildirimin
gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından
yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya
kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.
(3) Bildirime konu
edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından,
bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.
(4) Banka ve aracı
kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında
hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi
sorumlusu sıfatıyla ve Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları
vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde
belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen
varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %2 oranında tarh edilen
vergi, 31/12/2018 tarihine kadar banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu
sıfatıyla ödenecektir.
(5) Banka veya
aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi
dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Türkiye’de
Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi
Türkiye'de
bulunan varlıkların beyanı
MADDE 6 –
(1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de
bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar,
30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile
gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine
doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da
beyan edilebilecektir.
(2) Yıllık gelir
veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda
olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar
doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.
Verginin
ödenmesi
MADDE 7 –
(1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi
dairelerince %2 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan
vergi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar ödenecektir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Ortak
Hükümler
Şirketlerin
kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların
durumu
MADDE 8 –
(1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin
ortakları adına Kanun kapsamına giren varlıkları 18/5/2018 tarihinden önce
yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine
istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip
oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan
açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye
getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir
hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 18/5/2018 tarihi
itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde
yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun
hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
(2) (Ek:RG-18/8/2018-30513)
Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni
temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen
varlıklar, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası
hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek bu
fıkra hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu
halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurtdışındaki
şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına
bildirim veya beyana konu edilmesi halinde bu fıkra hükmünden
yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki
nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya
şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi
gerekmektedir.
Varlıkların
bildirim veya beyan değeri
MADDE 9 – (1)
Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara
bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine
beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla
varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:
a) Türk lirası
cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.
b) Altın, rayiç
bedeliyle.
c) Döviz, Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.
ç) Menkul kıymet
ve diğer sermaye piyasası araçlarından;
- Hisse senedi
gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç
bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de
belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
- Tahvil, bono,
eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa
rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli
de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
- Yatırım fonu
katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.
- Vadeli işlem ve
opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa
rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle,
alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
d) Taşınmazlar,
rayiç bedeliyle.
(2) Bildirim veya
beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk Lirası karşılığı bedelleri esas
alınacaktır.
(3) Bu Tebliğin
uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan
edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin
gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
(4) Borsa
rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz
konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü
yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate
alınacaktır.
(5) Döviz
cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.
(6)
Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da
bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/11/2018 tarihine
kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki
değerleri esas alınır.
Bildirilen veya
beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi
MADDE 10 –
(1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca
defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.
(2) Yurt dışında
bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket,
şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, 7143 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının sağladığı imkanlardan
yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar,
şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.
(3) Vergi Usul
Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar
ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere
kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın
işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın
ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın
işletmelerinden çekilebilecektir.
(4) Bilanço
esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri
kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap
serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi
ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar,
işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı
Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri
uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de
vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların,
kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar
dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar
vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da
vergilendirilmeyecektir.
(5) Serbest meslek
kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,
söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.
(6) Bildirilen
veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan
mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi
dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde
yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk Lirası karşılığı
bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların
elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate
alınacaktır.
Gider ve
amortisman uygulaması
MADDE 11 –
(1) Tebliğin 5 inci ve 7 nci maddeleri kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir
suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak
dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.
(2) Beyan edilerek
kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul
Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.
(3) Kayıtlara
alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir
veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının
tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
Vergi
ödenmeyecek haller
MADDE 12 –
(1) 31/7/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar;
a) Yurt dışında bulunan
para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının;
- Bildirilerek
Türkiye’ye getirilmesi,
- 18/5/2018 tarihi
itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan ve yurt dışındaki banka veya
finansal kurumlardan kullanılan kredilerin defter kayıtlarından düşülerek
kapatılmasında kullanılması,
- 18/5/2018
tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle, bu tarih itibarıyla kanuni
defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının karşılanmış olması halinde,
söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi,
b) Gelir veya
kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak
kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve
diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarının beyan edilerek kanuni
defterlere kaydedilmesi
halinde, bu
varlıklara ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü
fıkrası kapsamında vergi tarh edilmeyecektir.
(2) 31/7/2018
tarihine kadar bildirilen varlıklara ilişkin olarak vergi tarh edilmemesi
için, söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair belgelerin
anılan tarihe kadar ilgili banka veya aracı kuruma ibraz edilmesi
gerekmektedir.
(3) 31/7/2018
tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek Türkiye’ye getirilen
varlıklara ilişkin olarak bu kurumlarca vergi dairesine herhangi bir
beyanda bulunulmayacaktır.
(4) 31/7/2018
tarihine kadar gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi
dairelerine beyan edilen varlıklar nedeniyle, bu tarihe kadar kanuni
defterlere kaydedilmesi şartıyla, vergi dairelerince 7143 sayılı Kanunun 10
uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi hesaplanmayacaktır.
İnceleme ve
tarhiyat yapılmayacak haller
MADDE 13 –
(1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (ğ) bendi
uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen
verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki
banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi
şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle
vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
(2) Bildirilen
veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı
yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan
edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi;
bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde
Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak
bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
(3) Bildirilen
varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan
kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan
kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması
mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde
kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi
incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.
(4) 18/5/2018 tarihi
itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt
dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle
karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından
düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması
imkanından yararlanılabilecektir.
Diğer hususlar
MADDE 14 –
(1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin 7143 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak işlemlere
ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı
kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %2
oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı
kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.
(2) Tahakkuk eden
verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan fıkrada yer alan diğer şartların
yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı
Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca,
bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade
edilmeyecektir.
İKİNCİ
KISIM
Yurt
Dışından Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması
İstisna kapsamına
giren kazançlar ve istisnadan yararlanacak olanlar
MADDE 15 –
(1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi
ile yurt dışından elde edilen bazı kazançlar, gelir veya kurumlar
vergisinden istisna edilmektedir. İstisna kapsamına 31/10/2018 (bu tarih
dahil) tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere;
- Kanuni ve iş
merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin yurt
dışında satışından doğan kazançlar,
- Kanuni ve iş
merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları,
- Yurt dışında
bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen ticari
kazançlar
girmektedir.
(2) Kanuni ve iş
merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan ve 31/12/2018 (bu
tarih dahil) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançlar da gelir
ve kurumlar vergisinden istisna edilecektir.
(3) İstisna
uygulamasından, bu kazançlarını Türkiye’ye transfer etmeleri şartıyla,
Türkiye'de tam mükellef olan gerçek kişiler ve kurumlar (serbest bölgelerde
faaliyet gösteren mükellefler dahil) yararlanabileceklerdir.
İstisna
uygulamasının şartları
MADDE 16 –
(1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi
kapsamına giren ve yurt dışından elde edilen kazançlara ilişkin istisna
uygulamasından yararlanılabilmesi için; yurt dışı iştirak kazancı, yurt
dışı iştirak hissesi satış kazancı, yurt dışı şube kazancı ile kanuni ve iş
merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazancın
31/12/2018 tarihine kadar, Türkiye’ye transfer edilmiş olması
gerekmektedir.
(2) Bu kazançların
ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye getirildiği, mükelleflerce kanaat
verici belgelerle ispat edilecektir.
İstisna
uygulamasına konu yurt dışı kazançların beyanı
MADDE 17 –
(1) İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 31/10/2018
tarihine kadar elde edilen ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer
edilen yurt dışı iştirak kazançları ile yurt dışı iştirak hisselerinin
elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, 2018 yılına ilişkin verilecek
yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum
kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek
suretiyle vergiden istisna edilebilecektir.
(2) Yurt dışında
bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen şube
kazançlarının, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen kısmı tespit edilecek
ve bu kazanç, 2018 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi
beyanına konu edilmiş olsa dahi, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği
tarihten 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla,
2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi
beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve
beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu
edilecektir.
(3) Aynı şekilde
kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların, istisna hükmünün
yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşen
tasfiyelerinden doğan ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen
kazançları da 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar
vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve
beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu
edilecektir.
(4) Özel hesap
dönemine tabi olan mükellefler ise belirtilen tarihler arasında elde
ettikleri söz konusu kazançlarını, hesap dönemlerine göre 2018 ve 2019
yıllarına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi
beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil etmek ve beyannamelerin
ilgili satırında göstermek suretiyle istisnaya konu edebileceklerdir.
(5) 1/1/2018
tarihinden önce elde edildiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen ve beyan
dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile bu
tarihten önce elde edilen yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden
doğan kazançlar ile ilgili olarak bu istisna hükmünden yararlanılması
mümkün bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu kazançların 7143 sayılı Kanunun
onuncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümden
yararlanarak Türkiye’ye getirilme imkanı bulunmaktadır.
Tebliğ olunur.
Ekleri
için tıklayınız
|