|
Bakanlık
Adı
|
:
|
Maliye Bakanlığı
|
|
Tebliğin
Adı
|
:
|
Gelir
Vergisi Genel Tebliği
|
|
Tebliğ
No
|
:
|
Seri No: 252
|
|
R.
Gazete Tarihi
|
:
|
6/4/2004
|
|
R.
Gazete Sayısı
|
:
|
25425
|
GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ
NO: 252
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname
üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu ve kalan kısmın
iadesi, geçici verginin mahsup ve iadesi ile bu vergilere ait vergi
hatalarından kaynaklanan iade işlemlerine ilişkin düzenleme ve açıklamalar bu
Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve
İadesi
1.1. Yasal Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi
Kanununun (Değişik ibare:RG-6/10/2021-31620) 34 üncü
maddelerinde; beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan
Gelir/Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kesilmiş bulunan vergilerin,
beyanname üzerinden hesaplanan gelir/kurumlar vergisine mahsup edileceği,
mahsubu yapılan miktarın gelir/kurumlar vergisinden fazla olması halinde
aradaki farkın vergi dairesince mükellefe bildirileceği ve mükellefin tebliğ
tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade
olunacağı belirtilmiştir.
Söz konusu maddelerde, 5035 sayılı Kanunla yapılan
düzenlemeler uyarınca, iadesi gereken vergiler ile ilgili olarak; iadeyi
mahsuben veya nakden yaptırma, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir
raporuna veya teminata bağlama ve iade için aranılacak belgeleri belirleme
konusunda (Değişik ibare:RG-6/10/2021-31620) Hazine ve Maliye
Bakanlığına yetki verilmiştir. Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine,
geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı
kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilecektir.
Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin
tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin
verildiği tarih itibariyle yapılacaktır. İkmalen veya re'sen yapılan
tarhiyatlarda ise mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin
eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih itibariyle
yapılacaktır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar
yönünden düzeltme yapılmayacaktır.
Bu düzenlemelere göre, tevkif yoluyla kesilen
vergilerin mahsup ve iadesi aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
1.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup
Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum
kazancı üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif yoluyla kesilen
vergiler mahsup edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tevkif yoluyla
kesilen verginin beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olması
gerekir.
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin, yıllık gelir veya
kurumlar vergisinden mahsubunda mükelleflerin kendilerinden yapılan vergi
tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi sorumlularının adı-soyadı
veya unvanını, bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi kimlik numaralarını,
kesintiye esas alınan brüt tutarları, kesilen vergileri ve kesinti yapılan
dönemleri gösteren bir tabloyu (Ek: l Tablo) yıllık beyannamelerine eklemeleri
yeterlidir.
1.3. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
1.3.1. Mahsup Yoluyla İade
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık
beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup
talebi tutarına bakılmaksızın, inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine
getirilir.
(Değişik ikinci paragraf:RG-6/10/2021-31620) Bunun için mahsup
talebinin 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 429)’nin ekinde yer
alan iade talep dilekçesi (1A) ile yapılması gerekmektedir. Mahsuba ilişkin
iade talep dilekçesinin (1A) verilmiş olması kaydıyla, mükelleflerin vergi
borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin verildiği tarih esas
alınarak yerine getirilir.
Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin
kanuni süresinde verilmemesi ya da sair nedenlerle ikmalen veya re'sen
yapılan tarhiyatlar üzerine tahakkuk eden vergiler ile ilgili olarak daha
önce tevkif yoluyla kesilen vergiler öncelikle tarhiyat aşamasında vergi dairesince
dikkate alınarak yerine getirilir. Bu mahsuplar sonunda kalan kısım talep
edilmesi halinde diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu durumda mahsup
talepleri (Değişik ibare:RG-6/10/2021-31620) iade talep
dilekçesinin (1A) eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği
tarihten itibaren hüküm ifade eder. Bu tarihten itibaren mükelleflerin
mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz.
Mükellefler dilerlerse ortağı bulundukları adi
ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi
borçlarına da mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Bu taleplerin yerine
getirilebilmesi için, iade alacaklısı mükellefin muaccel hale gelmiş vergi
borcunun bulunmaması ve mahsup dilekçesinde adi ortaklık veya kollektif şirketin
hangi dönem borçları için mahsup talep edildiğinin belirtilmesi gerekir.
Mahsup talebine ilişkin (Değişik ibare:RG-6/10/2021-31620) iade
talep dilekçesinin (1A) vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas
alınır.
Mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun
bulunmaması halinde, iade alacağının sonraki dönemlerde muaccel hale gelecek
vergi borçlarına mahsubu mümkündür. Bu takdirde mahsup talebi sonraki
dönemlerde doğacak verginin tahakkuku ile hüküm ifade eder.
Mahsup taleplerinin yerine getirilmesinde, Vergi
Usul Kanununun 114 ve 126 ncı maddelerinde yer alan zamanaşımı hükümleri
gözönünde bulundurulur.
1.3.2. Nakden İade (Değişik
bölüm:RG-6/10/2021-31620)
Nakden iade taleplerinin iade talep dilekçesi (1A)
ile yapılması şarttır. Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin nakden iade
edilecek tutarın 50.000 Türk Lirasını geçmemesi halinde iade talebi, iade
talep dilekçesi (1A) ile birlikte bu dilekçenin “Nakden İadelere İlişkin
Açıklamalar” kısmında yer alan eklenecek belgelerin eksiksiz ibraz edilmesi
kaydıyla inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir. Bu
kapsamda;
- Ücret geliri elde edenler için işveren tarafından
vergi kesintisinin yapıldığını gösteren yazının onaylı örneğinin,
- Gayrimenkul sermaye iradı elde edenler için kira
kontratının onaylı örneğinin,
- Menkul sermaye iradı elde edenler için vergi
kesintisinin yapıldığını gösteren belgenin onaylı örneğinin,
- Serbest meslek kazancı elde edenler için tevkif
yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu adına tahakkuk ettiğini gösteren
belgenin onaylı örneğinin,
- Kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari veya
zirai kazanç elde edenler için tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi
sorumluları tarafından ilgili vergi dairesine ödenmiş olduğuna ilişkin
belgenin ilgili kurumca onaylanan bir örneğinin,
iade işlemini gerçekleştirecek olan vergi
dairesine iade talep dilekçesi (1A) ile birlikte ibraz edilmesi yeterlidir.
Bu kapsamda yapılacak nakden iade
işlemlerinde tevkifat yapılan kişinin adı soyadı, vergi kimlik
numarası (T.C. kimlik numarası), ödemenin gayri safi tutarı ve
yapılan tevkifatın tutarına ilişkin bilgiler ile tevkif yoluyla
kesilen vergilerin ödenip ödenmediği hususunun vergi daireleri tarafından
GİBİNTRANET/Yönetim Bilgi Sistemi (YBS) ekranından tespit edilebilmesi
durumunda, bu bilgilere ilişkin belgeler mükelleflerden
ayrıca kağıt ortamında aranılmayacaktır.
Ancak, nakden iadeye ilişkin bilgilerin YBS
ekranından tespit edilememesi durumunda belirtilen belgelerin dilekçe ekinde
istenilmesine devam edilecektir.
Nakden yapılacak iade taleplerinin 50.000 Türk
Lirasını aşması halinde, 50.000 Türk Lirasını aşan kısım Vergi Usul Kanununa
göre vergi inceleme yetkisi bulunanlarca yapılacak inceleme sonucunda
düzenlenecek vergi inceleme raporuna göre iade edilir. 50.000 Türk Lirasına
kadar olan kısım ise, iade talep dilekçesi (1A) ve eklerinin eksiksiz ibraz
edilmesi koşuluyla teminat aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin
iade edilir.
İade talebi teminat gösterilmesi halinde inceleme
sonucu beklenmeksizin yerine getirilir. Teminat
olarak 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde sayılanlardan bir veya bir kaçı gösterilebilir. Banka
teminat mektuplarının (süresiz-şartsız) paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir
sınırlayıcı şart taşımaması ve 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı
Bankacılık Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar tarafından
düzenlenmiş olması gerekir.
Nakden iade talebinin 500.000 Türk Lirasına kadar
olan kısmı mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali
müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilebilir. İade
talebinin 500.000 Türk Lirasını aşan kısmının iadesi ise vergi inceleme
yetkisi bulunanlarca düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine
getirilir.
Genel ve özel bütçeli idarelere, il özel
idarelerine, belediyelere, köylere ve sermayelerinin en az %51 veya daha
fazlası bu kurumlara ait işletmelere yapılacak iadeler, bu Tebliğde
belirtilen belgelerin ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın inceleme raporu ve
teminat aranılmadan yerine getirilir.
Nakden iade edilebilir aşamaya gelen alacağın üçüncü
şahısların vergi borçlarına mahsubu talep edilebilir. Bu mahsup işlemine
ilişkin verilecek iade talep dilekçesine (1A), Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği (Sıra No: 429)’nin ekinde yer alan “Üçüncü Kişilerin/Kurumların
Vergi Borçlarına Mahsup Talebine İlişkin Liste” eklenir. Bu şekilde yapılan
mahsup talepleri düzeltme fişinin onaylandığı tarih itibarıyla yerine
getirilir.
İade talebinin kısmen mahsuben kısmen nakden olması
halinde, söz konusu talepler bu Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde
ayrı ayrı değerlendirilir. Dolayısıyla talebin tümünün nakit iadesi
olarak kabul edilerek işlem yapılması söz konusu değildir.
Nakden iade talepleri ile ilgili olarak bu bölümde
belirtilen dilekçe ve eklerinin ibrazı, talep edilen tutarın tamamı için
aranılacaktır.
Bu bölümde yer alan tutarlar her yıl bir önceki yıl
için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu
miktarların hesabında ise 1.000 Türk Lirasına kadar olan tutarlar dikkate
alınmayacaktır.
2. Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi
2.l. Yasal Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde;
üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici
verginin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup
edileceği, mahsup edilemeyen tutarın mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup
edileceği, bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarının da o yılın
sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade
edileceği belirtilmiştir. Bu esaslar kurumlar vergisi mükellefleri açısından
da geçerlidir.
2.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya
kurumlar vergisinden ilgili hesap dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde
ödenen geçici vergi mahsup edilir.
Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk
ettirilmiş geçici verginin ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi
dönemleri itibariyle tahakkuk ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici
verginin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar
vergisinden mahsup edilmesi mümkün değildir.
Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması
dolayısıyla yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkanı
bulunmayan geçici vergi tutarları terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi
tutarı için vade tarihinden terkin edilmesi gereken tarih olan yıllık
beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin başlangıç tarihine kadar
gecikme zammı uygulanır.
2.3. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin
ilgili olduğu döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir
veya kurumlar vergisinden fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar
mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesi
hükmü uyarınca, mahsup işleminin yapılabilmesi için yazılı başvuru şartı
aranmaz. Söz konusu mahsup işlemi 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi hükmü de
dikkate alınarak ilgili vergi dairesince re'sen yapılır.
Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih
esas alınarak yerine getirilir. Mahsubu yapılacak vergi borçları için vade
tarihinden, yıllık beyannamenin verildiği tarihe kadar gecikme zammı
uygulanır. Dolayısıyla bu tarihten sonra söz konusu vergi borçları için
gecikme zammı uygulanmaz.
(Değişik dördüncü paragraf:RG-6/10/2021-31620) Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın bulunması ve
bu tutarın beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması mükellefçe yazılı
olarak yapılmış iade talebi olarak kabul edilir. Yıllık beyannamenin ilgili
tablosunda/satırında gösterilmeyen geçici verginin mahsuben veya nakden iade
edilebilmesi için o yılın sonuna kadar Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra
No: 429)’nin ekinde yer alan iade talep dilekçesi
(1B)’nin verilmesi gerekir.
Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden
iadesinde herhangi bir tutar sınırlaması olmayıp, geçici verginin ödenmiş olması
yeterlidir. Geçici vergiye ilişkin iade taleplerinde teminat ve inceleme
raporu aranmaz.
2.4. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici
Vergiye Mahsubu
İlgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden
varsa o hesap dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve
geçici vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup
edilmekte, mahsuptan sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici
vergi olmaktadır.
Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunda yer
alan geçici vergiye ilişkin satırda, beyannamenin ilgili olduğu geçici vergi
dönemlerinde ödenen geçici vergi tutarı (ilgili geçici vergi beyannamelerinin
ödenecek geçici vergi satırında yer alan tutarlar toplamı) gösterilir. Yıllık
beyannamenin vergi bildirimi tablosunun kesinti yoluyla ödenen vergiler
satırında ise, o yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı (geçici
vergiden mahsubu yapılan tevkifat tutarları dahil) gösterilir.
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden,
yukarıda sözü edilen geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla
kesilen vergilerin tamamı mahsup edilir, kalan tutar ise bu Tebliğin 1.3.
bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde red ve iade edilir.
3. Gelir ve Kurumlar Vergisi ile İlgili Vergi
Hatalarından Kaynaklanan İade İşlemleri
3.1. Yasal Düzenlemeler
Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesinde, 5035 sayılı
Kanunla yapılan düzenleme uyarınca, nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak
fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerin iade ve mahsup
işlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait
usul ve esasları belirleme konusunda (Değişik ibare:RG-6/10/2021-31620)
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Yapılan bu düzenleme çerçevesinde, gelir ve kurumlar
vergisi ile ilgili vergi hataları nedeniyle fazla tahsil edilen vergilerin
diğer vergi borçlarına mahsup ve iadesi aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
3.2. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk
ettirilmesine neden olan vergi hatasının düzeltilmesi halinde, vergi hatası
nedeniyle fazla olarak tahakkuk ettirilmiş verginin ödenmiş olması şartıyla,
verginin mükellefe iadesi gerekmektedir.
(Değişik ikinci paragraf:RG-6/10/2021-31620) Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 429)’nin ekinde yer alan iade
talep dilekçesi (1C) ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.
Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin
vergi hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber
verdiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep
edilen vergi borçları için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz.
4. Diğer Hususlar
4.1. İade Talebinin Gerçeğe Aykırı Belgelere
Dayanması
Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin
mahsuben/nakden iade talepleri ile ilgili olarak bu Tebliğde belirtilen ve
ibrazı istenen belgelerin gerçeği yansıtmaması halinde, 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde işlem yapılır. Ayrıca durum
mükellefin bağlı bulunduğu meslek odasına da bildirilir.
4.2. Tevkif Yoluyla Kesilen Verginin Vergi
Sorumlusunca Tahakkuk Ettirilmemesi veya Ödenmemesi
Nakden iade talebinin yerine getirilmesi için tevkif
yoluyla kesilen vergilerin, ilgili vergi dairesine ödenmiş veya tahakkuk
ettirilmiş olduğuna ilişkin belgenin istenildiği durumlarda, vergi
sorumlusunun ödeme yapmaması veya hiç beyanda bulunmaması nedeniyle söz
konusu belge ibraz edilemiyorsa, bu durum bağlı olunan vergi dairesine
mükellef tarafından bildirilir.
Konu, ilgili vergi dairesi tarafından vergi
sorumlusunun bağlı olduğu vergi dairesine iletilir ve verginin tahakkuku veya
tahsili için gerekli işlemlere ivedilikle başlanır. Verginin tahakkuku
ve/veya tahsilinden sonra nakden iade işlemleri bu Tebliğin 1.3.2. bölümünde
yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir.
Vergi kesintisi yapanlarca kesilen vergilerin
tahakkuk ettirilmiş olmasına rağmen tecil, taksitlendirme veya borçların
yeniden yapılandırılması nedenleriyle ödenmemesi durumunda, mükelleflerce
ilgili kurum veya kuruluşlarca istihkaklarından kesinti yapıldığına ilişkin
belgeye tecil veya taksitlendirme yapıldığına ilişkin ilgili kurumdan
alınacak yazının eklenmesi yeterlidir.
(Ek paragraf:RG-6/10/2021-31620) 6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi
kapsamında bu Kanun hükümlerine göre borçlu durumda olan kurumlara ait
taşınmazların Hazine ve Maliye Bakanlığınca satın alınması ve taşınmazın
değeri kapsamında söz konusu kurumların vergi borçlarının terkin edilmesi
durumunda, bu kurumlar tarafından tevkif edilen vergilerin bu kurumların
terkin edilen vergilerine tekabül eden kısmının kaydi olarak tahsil
edildiği kabul edilir, nakden ödeme şartı aranmaz ve
adına tevkifat yapılan mükelleflerin nakden iade talepleri yerine
getirilir.
4.3. Adına Vergi Kesintisi Yapılan ile Gelir
Sahibinin Farklı Gerçek veya Tüzel Kişi Olması
Bazı durumlarda, adına vergi kesintisi yapılan
gerçek veya tüzel kişi ile üzerinden kesinti yapılan gelirin sahibi olan
gerçek veya tüzel kişi farklı olabilmektedir. Bu durumda gelir sahibinin
beyan ettiği gelirle ilgili olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsubu
ve iadesi konusunda sorunlar yaşanmaktadır.
Gelirin sahibi olmadığı halde adına vergi kesintisi
yapılmış olan mükellef, ilgili dönemde kendisi adına yapılan vergi
tevkifatlarının ne kadarlık kısmının kendi gelirleri ne kadarlık kısmının
diğer gerçek ve tüzel kişilere ait gelirler ile ilgili olduğunu bildiren bir
dilekçeyi ekinde diğer gerçek veya tüzel kişilere ait olan gelirler ve bunlar
üzerinden yapılmış kesinti tutarlarını gösteren bir tabloyu ve kesilen
vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmış
olduğuna ilişkin belgelerin onaylı bir örneğini bağlı bulundukları vergi
dairesine vereceklerdir.
Tablonun bir örneği dilekçe ve eklerinin tamamlanmış
olması koşuluyla vergi dairesine ibraz edildiği ifadesine yer verilerek
mükellefe iade edilir. Mükellefe iade edilen örnek, gelirin sahibi tarafından
kesinti yoluyla ödenen vergilerin mahsubu ve iadesinde bu Tebliğin önceki
bölümlerinde adına vergi kesintisi yapılan mükelleften istenen belgelerin
yerine kullanılacaktır.
(Değişik ibare:RG-6/10/2021-31620) Bankalarca veya aracı kurumlarca yapılan
ödemelerden kesilen vergilerle ilgili olarak, kesintiyi yapan kurum
tarafından düzenlenmiş ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren bir
belgenin eklenmiş olması yeterlidir.
4.4. Yeminli Mali Müşavirlerin Sorumluluğu
Mükellefe iadesi gereken tutarın yeminli mali
müşavir tasdik raporuna göre iade edilen tutardan daha az olduğunun veya iade
edilmesi gereken bir tutar bulunmadığının belirlenmesi halinde ortaya çıkan
vergi ziyaı, gecikme faizi ve buna bağlı cezalardan mükellefle birlikte
yeminli mali müşavir de müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.
Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunan
mükelleflerin, düzenlenen tam tasdik raporunun ayrı bir bölümünde mükellefin
iadeye hak kazandığı tutarın, bu Tebliğde yeralan kanıtlayıcı belgeleri ve
yasal dayanakları belirtilmek suretiyle açıklanması gerekir. Tevkif suretiyle
alınan vergilere ilişkin olarak bu Tebliğde belirtilen kanıtlayıcı belgelerin
rapora eklenmesi zorunludur.
4.5. Tebliğ Düzenlemelerinin Geçerli Olacağı İadeler
Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, geçmiş dönemlere
ilişkin olup da henüz sonuçlandırılmamış mahsup ve iade talepleri hakkında da
uygulanır.
4.5.1. Sonuçlanmamış iade talepleri (Ek
bölüm:RG-6/10/2021-31620)
Bu bölümün
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sonuçlanmamış iade talepleri hakkında bu
bölümü ihdas eden Tebliğ hükümleri uygulanır.
4.6. Yürürlükten Kaldırılan Tebliğler
1691 ve 2412 seri numaralı Gelir Vergisi Genel
Tebliğleri ile 1943 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin (II) ve 2174
seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 6. Bölümü ile 315 seri numaralı
Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali
Müşavirlik Genel Tebliğinin 2. Bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.
_______________________
1
22.07.1992 tarih ve 21292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
2
01.03.2001 tarih ve 24333 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
3
07.03.1996 tarih ve 22573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
4
27.12.1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
5
20.07.2001 tarih ve 24468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.


EK-2 (Mülga:RG-6/10/2021-31620)
|