Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/20455 E. 2010/11698 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/20455
- Karar No
- 2010/11698
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle ölüme neden olma Hüküm : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Trafik kazalarında kusur genellikle trafik kurallarının çiğnenmesiyle gerçekleşir. Sürücüler Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen hız sınırlarını aşmamak ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak zorundadırlar. Işıklı trafik işaretleri izin verse bile yaya geçidi bulunan kavşaklara yaklaşırken kendisini kavşak içinde durmaya zorlayacak bir unsurla karşılaşan sürücünün hızını azaltmasında zorunluluk vardır. Karayollarında yüksek tehlikeyi yaratan motorlu araç sürücülerinin daha özenli davranmaları, yayaların ve bisiklet sürücülerinin ise daha az tehlike yaratmaları nedeniyle, daha az özen göstermeleri normal karşılanmalıdır. Yukarıda sayılan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Gece, ışık kontrollü kavşakta, gidiş yönüne göre yolun solundan karşıya geçmeye çalışan ve 3 şeritli yolun ilk şeridini geçip ikinci şeride gelmiş bulunan yayaya çarparak ölümüne neden olan sanığın, yerleşim yerinde bulunan kavşağa hızını azaltmadan girmesi ve yayayı görmesine rağmen yeterli ve etkili fren tedbirine başvurmadan yalnızca klakson çalarak yayayı uyarmaya çalışması nedeniyle kusurlu olduğu ve dosya içinde mevcut 20.02.2007 tarihli bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.11.2010 tarihinde üyeler ... ve ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Yargılama konusu olayda, 09.02.2007 günü saat 18.10 sıralarında sanığın yönetimindeki 34 ** *** plakalı Ford Fiesta marka otomobille Oran yönünden Mamak yönüne orta refüjle bölünmüş Doğukent Caddesini takiben seyir sırasında 95. sokak ışıklı kavşağından geçerken kavşak çıkışında soldaki orta refüjden yolun sağına geçmek isteyen yaya ...’ye otomobilinin sol yan kısmıyla çarpması sonucu yayanın öldüğü anlaşılmaktadır. Olay yerinde yol 9,5 metre genişlikte, tek yönlü, üç şeritli ve asfalt zeminlidir; olay yeri meskun mahal ve ışık kontrollü kavşak olup, kavşak girişinde ve çıkışında ışık kontrollü yaya geçidi mevcuttur. Dosyadaki belge ve kanıtlardan, sanığın seyrettiği yöne yeşil ışık yandığı sırada kavşağa girip, kavşaktan geçişini sürdürürken, kavşak çıkışında yayalara kırmızı ışık yandığı sırada, ölen yayanın soldaki orta refüjden aniden yola çıkarak seyir halindeki araçlara rağmen karşıya geçmeye çalıştığı, üzerindeki giysilerin koyu renk olması nedeniyle gece karanlık ortamda görünmesini engellediği, geçiş yapmakta olan sanık sürücünün son anda yayayı fark edip korna çalarak sesli uyarıda bulunmasına karşın yürüyüşünü sürdüren yayaya aracının sol çamurluk kısmıyla çarptığı, çarpma sonrasında aracın kontrolünü sağlamaya çalıştığı, trafikte seyir halinde bulunan diğer araçların tehlike yaratmasına karşı önlem alarak 70-75 metre kadar ileride park ettiği, aracın incelenmesinde sol çamurluk, sol ayna kısımlarında hasar bulunduğu, sol ön kapı camının da kırık olduğu saptanmıştır. Bu kanıtlar değerlendirildiğinde; ölen yayanın araçlara yeşil yayalara kırmızı ışık yandığı bir sırada, yeşil ışıkta seyreden araca yakın mesafeden, kontrolsüzce ve geçiş önceliğine uymaksızın aniden yola çıkması sonucunda neden olduğu olayda kusurlu bulunduğu, yönetimindeki otomobille ışık kontrollü kavşaktan seyrettiği yöne yeşil ışık yanarken geçiş yapan ve şehir içinde azami sürat sınırını aştığı yolunda bir kanıt bulunmayan sanığın taşıt trafiğinin yoğun olduğu bölgedeki olayın meydana geliş biçimine göre olayda sonuca etkili bir kusurunun bulunmadığı, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 15.05.2007 günlü ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14.11.2007 günlü mütalaalarının da bu yönde olduğu anlaşıldığından, isabetli bulunan sanığın beraatine ilişkin yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun düşüncesine katılmıyoruz.