Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4610 E. 2025/4530 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4610
Karar No
2025/4530
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/570 E., 2025/119 K.

Mahkemece Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 5505 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın mülkiyeti tarafların müşterek murisi ...’e ait iken 06.09.1995 tarihinde ... 'e 130.000,00 TL bedelle satıldığını, ... 'ün arsayı 09.10.1995 tarihinde 140.000,00 TL bedel ile ... 'e sattığını, ... 'in de 16.10.1995 tarihinde davacı ...'e sattığını, ...'in 19.08.1999 tarihinde öldüğünü, mirasçılardan ... ve ... 'in muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, 24.10.2007 tarihinde dava konusu taşınmazda tapunun 2/4 miras payı oranında iptali ile 1/4'er oranda tesciline karar verildiğini, müvekkilinin satın aldığı arsanın üzerine bedelini kendisi ödeyerek bina yaptığını ileri sürerek binanın tamamının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesinde ise tespit ile birlikte muhdesatın tapunun beyanlar hanesine yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ...'in yanında yaşadığını, başka bir gelirinin olmadığını, geliri olmayan bir kişinin bir bodrum kat, zemin kat 4 normal kattan oluşan taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, o tarihlerde murisin üzerine kayıtlı taşınmazlardan birini sattığını ve taşınmazdaki binayı yaptığını, davacının muvazaalı bir işlem yaptığını, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açıldığını, dosya tetkik edildiğinde kök murisin taşınmazı önce ...'e sonra ... 'e, ... ’in de davacıya sattığını, bu satışların 33 gün içinde olduğunu, müvekkillerinden mal kaçırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.02.2019 tarihli kararında; ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2019/6531 Esas, 2021/4314 Karar sayılı ilâmında özetle; tüm tarafların hazır bulunmasına imkân verecek şekilde mahallinde keşif yapılması, taraf tanıklarının dinlenmesi, taşınmaz üzerindeki binanın davacı tarafından kendi nam ve hesabına ve kendi geliri ile yapılıp yapılmadığı, inşaatın başlama ve bitim tarihi hususlarının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde aydınlığa kavuşturulması, hem davacının hem de murisin ekonomik geliri, ortak gelirlerinin olup olmadığı, var ise bu gelirin kullanılıp kullanılmadığı konularının araştırılması, murisin dava konusu bina ile ilgisinin olup olmadığının saptanması, bu konuda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin de bilirkişi vasıtasıyla değerlendirilmesi sağlanıp yapı değeri de belirlendikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir. B. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından inşaatın kendi ekonomik gücüyle kendi nam ve hesabına ve sadece kendi geliri ile yaptığını ispatlayacak yeterli delil sunulamadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısa karar verildikten sonra müzekkere yazılarak tapudan gelen cevabın hükme esas alındığını, tanık beyanlarının usulüne uygun alınmadığını, davacıya son sözü sorulmadan karar verildiğini, davacının davasını ve ekonomik kazancını ispatladığını, taşınmazlarına ilişkin elden çıkartılan malvarlığı değerleri ile elde kalan malvarlığı değerleri, murisin günlük sağlık giderleri ve diğer giderleri hakkında hesap bilirkişisi, gayrimenkul değerlendirme uzmanı, alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla rapor alınması gerektiğini, bu hususta davacı tarafın da gelir gider analizi yapılarak alanında uzman bilirkişi tarafından karşılaştırma yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, belediye yapı denetim belgelerinde murisin ismi olmasının mülkiyetten kaynaklandığını, bunun davacının kendi nam ve hesabına işlem yapmasına engel olmayacağını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muhdesatın tespiti ıslah ile tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4610, K. 2025/4530, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4610-e-2025-4530-k-ad36178e9a85