Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/19773 E. 2013/16248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/19773
- Karar No
- 2013/16248
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 21.12.2006 -31.10.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sürekli çalıştığını son işverenin şirket olduğunu, daha öncesinde çalıştığı ... ... ile şirket arasında organik bağ olduğunu haksız olarak iş akdinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının çalıştığı işverenlerin müvekkil şirketle bağlantısının olup olmadığının araştırılmadığını, şirket ile ... ...’ın ayrı ayrı faaliyet göstermeleri nedeniyle ... ...’ın hala müteahhitlik faaliyetine devam edip etmediğinin, SGK ve ilgili Ticaret Odasından araştırılması gerektiğini, davacı şirketi ibra ettiğinden davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacının talep ettiği dönemde davalı işyerinde çalışmaya başlayıncaya kadar davalı şirketin ortakları olan gerçek kişiler yanında çalıştığı, sonrasında bu gerçek kişilerin şirketleşerek davalı işyerini kurmaları üzerine davacının davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği, seri halde dava açan davalı işçilerinin aynı tarihlerde aynı işyerlerinde çalışıyor gösterilmelerinin ve aynı tarihlerde işe giriş çıkışlarının bildirilmesinin de davacının sürekli olarak davalıya bağlı bir şekilde çalıştığını gösterdiği, bu haliyle işyeri devrinden söz edilmesi gerektiğinden davalı şirketin davacının önceki çalışmalarından da sorumlu olduğu, davacının davalı yanındaki çalışmaları sırasında kısa süreli kesintiler bulunmakta ise de, 1475 sayılı Kanunun 14/2 maddesinde işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürenin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğinin hükme bağlandığı, aynı işverene ait bir veya değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse bu sürenin aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatının hesaplanması gerektiği, hizmet döküm cetvelinde bildirilen sigorta süresinin esas alındığını, dosyaya sunulan ibranamenin matbu olması, boş yerlerin sonradan doldurulması, ödeme belgelerinin dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle itibar edilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının hizmet süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda davacı 21.12.2006 -31.10.2009 tarihleri arasında tam süreli ve kesintisiz olarak öncesinde şirketin şimdiki ortaklarından ... ...’ın yanında ve onun yaptırdığı inşaatlarda daha sonra ise ... ...’ın işyerinde şirketleşmesi nedeniyle davalı şirket nezdinde çalışmaya devam ettiği belirtmiştir. Davalı ise davacının çalışmasının sadece kendi nezdinde geçen süre olduğunu bunun da hizmet döküm cetvelinde belirtildiği gibi 21.12.2006-26.03.2009 tarihleri arası olduğunu, bunun dışındaki çalışmalardan sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Mahkemece davalı şirket ile davacının daha önce yanında çalıştığı ... ... gerçek kişi işvereni arasında , gerçek kişinin şirketleşmesi nedeniyle işyeri devrinin kabul edilmesi gerektiği ve davacının sadece hizmet döküm cetvelinde bildirilen çalışması esas alınarak davacının 2 yıl 3 ay 11 gün kıdeminin olduğu kabul edilerek alacakların kabulü yoluna gidilmiştir. Davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde, çalışmasının 21.12.2006 tarihinde Erşan İnşaat nezdinde başladığı, 31.10.2009 tarihinde ise işten çıkışının ... ... gerçek kişi işyerinden verildiği, davalının dosyaya sunduğu 01.04.2009 tarihli ibraname de davacının çalışmasının 21.12.2006-26.03.2009 tarihleri arasında geçtiği kabul etmiştir. Davalı yargılama esnasında çalışmanın 21.12.2006-30.11.2008 tarihleri arasında 23 ay 9 gün, 21.03.2009-26.03.2009 arası 5 gün olduğunu kabul ederek çalışmasının sigortaya eksik bildirildiği zımnen kabul etmiştir. Davacı tanığı Fikri Sever ise, 2005 ve 2009 yılları arasında öncesinde ... ... yanında daha sonra ise şirketleşme sonucunda şirket nezdinde davacı ile birlikte kesintisiz çalıştıklarını beyan etmişdir. Davalı tanığı ... ... ise, işveren yanında muhasebeci olarak çalıştığını, inşaatlar başladığında işçilerin sigorta girişlerini yaptığını, inşaat bitiminde ise çıkışlarını yaptığını belirtmiştir. Davacının hizmet döküm cetveline göre davalı şirketin kabul etmediği çalışma dönemi olan 05.12.2008-31.03.2009 tarihleri arasında ... ...’e ait özel bina işinde çalışmış, ... ... ise yargılama esnasında ki beyanında bu inşaatın kendisi tarafından yapıldığını kabul etmiştir. Hal böyle olunca davacının inşaat işçisi olup, her dönem işverenin talimatı doğrultusunda işe başladığı ve onun emrine amade olarak beklediği ve bu nedenle iddia edilen çalışma döneminde çalışmanın sürekli olduğunun davacı tarafça ispatlanmış olması nedeniyle, çalışmasının sürekli olduğunun kabul edilmesi gerekecektir. Mahkemenin tüm çalışma süresini hizmet döküm cetvelinde belirtilen gün sayısı ile sınırlı tutması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 03.10.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı, inşaat işçisi olup, yapılan işin mahiyeti gereği inşaat işi çıktıkça çalıştığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen sürelerde çalıştığını ispatlayamadığı, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen sürelerde çalıştığını kabul eden mahkeme kararının isabetli olduğu düşüncesinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.