Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14549 E. 2013/20951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14549
- Karar No
- 2013/20951
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Av. ... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı ... Aliağa Rafinerisi işyerinde, 01.11.2008 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden alt işveren ... nezdinde boru-montaj ustası olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın 24.11.2009 tarihinde feshedildiğini, en son ücretinin net 650,00 TL olduğunu, bunun haricinde servis ve yemek yardımının da işverence sağlandığını, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığını, sözleşmenin feshi tarihi itibariyle bakiye net 2.000 TL ücretinin ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının şirket işçisi olmadığını, süreklilik göstermeyen "PYM-811 numaralı tank bakımı iyileştirme ve borulama işlerini" ihale sonucunda götürü ve birim fiyat esaslı anahtar teslimi olarak ... Ticarete (...) verildiğini, şirketin ihale makamı olduğunu ve ihale makamının işveren sayılamayacağını, şirketle ihaleyi kazanan firma arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunmadığını, tüm ücretlerinin müteahhit firma tarafından ödendiğini, müteahhit firmanın mali zorluğa girmesi .../.. nedeniyle bu firma adına davacının son aylık ücretinin 645,95 TL olarak banka hesabına ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dosyaya sunulan Yapı kredi Bankası dekontundan davacı hesabına 31.12.2009 tarihinde davalı tarafından 645,95 TL net ödeme yapıldığını, davacının, hangi çalışma döneminden ne miktarda ücretlerinin noksan ödendiğini açıklayıp kanıtlayamadığını, ihtirazı kayıtsız kabul edilen banka ödemesi de dikkate alındığında davacının ücret talebinin yerinde olmadığı belirterek kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne, ücret talebinin ise reddine karar verilmiştir İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 37'nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. 4857 sayılı Yasanın 32'nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır. Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı aylık net ücretinin 650,00 TL olduğunu iddia etmiştir. Davalı ... vekili, davacının asıl işvereni olan ... firmasının mali sıkıntısı nedeniyle ödeyemediği son aylık 645,95 TL ücretin, davacının banka hesabına ödendiğini, ücret talebinin yerinde olmadığını savunmuştur. Dosya da bulunan Yapı kredi Bankası dekontundan davacı hesabına 31.12.2009 tarihinde 645,95 TL net ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır, Mahkemece davacının, hangi çalışma döneminden ne miktarda ücretlerinin noksan ödendiğini açıklayıp kanıtlanamadığından ücret alacağının reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve el yazısı ile doldurulan tarihsiz çıktı bulunmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, mahkemece davacıya ait banka hesap ekstresi getirtilip ödenmeyen ücret alacağını belirlemek, tereddüt halinde ise, Türk Telekom’a müzekkere yazılarak faks olduğu anlaşılan gönderi belgenin kime ait faks numarasından gönderildiğini tespit etmektir. Ayrıca davacının yazıların alt işverene ait el ürünü olduğunu iddia etmesi karşısında, alt işveren mahkemeye davet edilerek bu konuda ki beyanı aldıktan sonra ücret alacağı hakkında karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 04/12/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.