Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/1627 E. 2010/1613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/1627
- Karar No
- 2010/1613
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 214 ada 131 parsel sayılı 9690,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın alma ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. ... ve ... taşınmazın bir bölümü için aynı nedenlerle davacı yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ve katılan davacıların davalarının kabulüne, taşınmazın fen bilirkişi ... ’in 3.11.2008 tarihli haritalı raporunda (A) harfi ile gösterilen 3839,32 m2 bölümünün davacı ..., (B) harfi ile gösterilen 5851,44 m2 kesiminin katılan davacılar ... ve ... adlarına eşit paylı olarak tapuya tesciline karar verilmiş;hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu, adlarına tescile karar verilen zilyet davacı ve katılan davacılar yararına hazine tapusunun tesis tarihine kadar taşınmaz üzerinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespitine esas alınan ve davalı hazinenin dayandığı 4753 Sayılı Kanun ile ek ve tadillerine göre oluşturulan tapu kaydı ve eki haritasının kapsamında kaldığı, tarafların kabulünde olduğu gibi mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kadastro tespitinden önce katılan davacı ... tarafından davalı hazine aleyhine 19.11.1996 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davası sonucu, Kayseri Asliye 2.Hukuk Mahkemesine 13.5.2004 gün 2004/437-204 E.K. sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın öncesinin mera olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği incelenen Asliye Hukuk Mahkemesinin dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu karar katılan davacı ... yönünden kesin hüküm, diğer katılan davacı ... ile davacı ... yönünden ise güçlü delil teşkil eder. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz ile ilgili kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Ayrıca güçlü delilin aksi daha güçlü delillerle ispatlanabilir. Davacı tarafça güçlü delilin aksi kanıtlanamamıştır. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak Kayseri Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 2004/437-204 E.K. sayılı dosyası temyiz aşamasında dosya arasına getirildiğinden katılan davacı ..., ... ile davacı ...’a bu dava dosyasına karşı varsa delillerini bildirmek üzere süre verilmeli, delil bildirdiklerinde delilleri toplanmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Yukarda açıklanan nedenlerle davalı hazinenin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.3.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.