Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1717 E. 2025/6301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1717
- Karar No
- 2025/6301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suçta kullanılan nakil aracı hakkında Mahkemenin 13.10.2014 tarihli kararı ile verilen nakil aracının iadesine ilişkin kararın Dairemizin 28.04.2022 tarihli ve 2021/7734 E., 2022/8742 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verildiği görülmekle, Mahkemece bu hususta yeniden verilen iadeye ilişkin kararın yok hükmünde olduğu görülerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 13.10.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen dava konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13 /1. fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanuu'un 54/4. fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilen kısmın tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, numune alınan kısmının ise müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 2. fıkrasının çıkartılarak yerine "Dava konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 /1. fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. fıkrası gereğince müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.