Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/27671 E. 2025/9380 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27671
Karar No
2025/9380
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/322 E., 2020/428 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olay tarihinde devriye görevleri sırasında, sanığın tezgaha boş sigara kartonları koyduğunu gören kolluk görevlilerinin, müşteri kılığında sanığın yanına giderek 3 karton kaçak sigara istemeleri üzerine sanığın tezgahın altındaki siyah poşetten çıkardığı sigaraları vereceği sırada kolluk görevlilerinin polis kimliklerini göstermesi sonrası kaçan sanığın kovalamaca sonucu yakalandığı ve kolluk görevlilerince tezgah altında bulunan siyah poşetlerdeki 26 karton sigaranın ele geçirildiği anlaşılmış ise de; somut olayda sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, öte yandan gizli soruşturma görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Karar) 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçların sınırlı olarak sayıldığı, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçuna ise anılan maddede yer verilmediği, kaldı ki bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, Anayasa'nın 38/2. fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206/2- (a), 217/2. ve 230/1. maddesi gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın atılı suça ilişkin inkârı karşısında sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı kaçakçılık suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/27671, K. 2025/9380, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-27671-e-2025-9380-k-ed1c2da1cca4