Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/18555 E. 2025/4034 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18555
Karar No
2025/4034
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/561 E., 2015/1481 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık Adbullah Kocager'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın şüphe üzerine durdurulmasına müteakip araçta bulunan zulalar içerisinde suça konu 718 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesinden ibaret somut olayda, aynı araçta yolcu olarak bulunan sanık ...'ın oğlu olan sanık ... hakkında, her ne kadar Mahkemece beraat kararı verilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinde her iki sanık hakkında benzer suçtan kovuşturmalar bulunduğunun tespit edildiği, suça karışan ... plakalı aracın trafik kaydına Nurdağı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sigara kaçakçılığı olayında kullanıldığından bahisle tedbir konulduğu, araç sahibi olarak gözüken sanık ...'ın kızı Fatma'nın bahse konu aracı kullanmadığının ve fiilen aracın sanık ...'ın kullanımında olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in araçta zula bulunduğunu ve zulada sigara taşındığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hakkındaki Uyap kayıtları, olay yakalama tutanakları, ele geçirilen sigara miktarı da dikkate alındığında beyanlarının açıkça suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. Sanık ... Müdafiin Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kalmasına karşın, sanık hakkında ek savunma hakkı tanınmaksızın suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları gereğince hüküm kurulması, 2- 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; 3.Sanık hakkında kısa kararda neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 150 gün karşılığı 3.000,00 TL adlî para cezasına hükmolunmasına karşın hükmün gerekçe kısmında 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezasına hükmolunduğunun belirtilmesi suretiyle hükümler arasında çelişki yaratılması, 4. Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ilişkin uygulanan kanun maddesinin kararda gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/18555, K. 2025/4034, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-18555-e-2025-4034-k-335ae567e49e