Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13991 E. 2024/7361 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13991
Karar No
2024/7361
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/513 E., 2019/483 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz talebi; ele geçirilen sigaralara ilişkin arama kararının dosya içerisinde bulunmadığına, sanığın sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin delil olmadığına, bozmadan önce katılan kurum vekili lehine vekâlet ücreti hükmedildiğine, katılan kurum temyize gelmediği halde hükümde ikinci defa vekâlet ücreti tayin edilmesinin müktesep hak oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 25.04.2013 günü kolluk görevlilerince park halindeki yolcu otobüsünün açık olan bagajında bulunan sanık ...'na ait 1 adet karton kutudan şüphelenilmesi üzerine Adana 8. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 68 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Birleşen Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/512 Esas sayılı dosya kapsamına göre; 18.04.2013 günü kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulan yolcu otobüsünde bagaj bölümünde bulunan çantalar içerisinde 1.007 paket gümrük kaçağı sigara olduğu görülmesi üzerine sigaraların kime ait olduğu sorulduğunda sanık ...'nun kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, eşyanın ele geçirildiği yer, yakalanma şekli ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, sanığın suça konu gümrük kaçağı sigaraları ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hâzinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu hukuka aykırı bulunmuştur. 2.25.04.2013 tarihli arama içeriğine dayanak teşkil eden Adana 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih ve 2013/759 Değişik İş sayılı arama kararının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine alınmadan eksik araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13991, K. 2024/7361, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-13991-e-2024-7361-k-9c8f83357594