Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11370 E. 2024/7285 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11370
Karar No
2024/7285
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/29 E., 2019/369 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; maddi sıkıntılardan dolayı bu işe girdiğine, suç olduğunu bilmediğine, hakkında verilen cezanın bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı Ford Transit marka aracın, Bingöl - Erzurum kara yolu üzerinde bulunan uygulama noktasına girmemek için geri manevra yaptığı, yakalamak üzere güvenlik güçlerinin peşinden gittiği, söz konusu aracın durdurulması üzerine, Erzurum 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/46 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada 5750 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmasında; ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunu, sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan etmiştir. Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmalarında suçunu ikrar etmesi karşısında, eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, Hükümden sonra, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Netice hapis cezasının 3 yıl, 7 ay, 22 gün yerine 2 yıl, 19 ay, 22 gün olarak hükmedilmesi hesap hatası olarak görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11370, K. 2024/7285, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11370-e-2024-7285-k-077e3be4fb90