Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/6917 E. 2013/11234 K. – Kaçakçılık
Konu: Kaçakçılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/6917
- Karar No
- 2013/11234
- Karar Tarihi
- Konu
- Kaçakçılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-) Sanığın işyerinde 27.06.2008 tarihinde ele geçen 1088 paket kaçak sigara ve yine sanığın aynı işyerinde 28.06.2008 tarihinde yapılan aramada ise 814 paket kaçak sigara yakalanması nedeniyle kamu davası açıldığı, yargılamaya konu her bir eylemin ayrı suç teşkil ettiği gözetilerek ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği halde tek bir suçtan hüküm tesis edilmesi 2-) Suç tarihine göre, sanığın eylemi 5607 sayılı Yasa'nın 3/5.maddesinde öngörülen kaçakçılık ve sigaraların bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 44.maddesi uyarınca sanığın daha ağır ceza öngören 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) 5237 sayılı TCK.nun 51/7 maddesinde yer alan "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." hükmü gözetilerek, sanığın Bor Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2007 tarih 2007/210 Esas 2007/398 Karar sayılı kararında belirlenen denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin anlaşılması karşısında kararın kesinleşmesini müteakip dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde ertelenmiş cezanın infazı hakkında karar verilmesi, 4-) Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup, Gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 5-) 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinde, mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4. fıkrasında "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere danetim süresi belirler." 5.fıkrasında "Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır." 6.fıkrasında "Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir." Hükümleri mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler karşısında, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 58/7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimli serbestlik tedbiri süresinin de gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün BOZULMASINA, 14.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.