Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/13634 E. 2013/16708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13634
- Karar No
- 2013/16708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanık ...'ın beraatine, diğer sanığın hükümlülüğüne, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ...'in, hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Katılan vekilinin, sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Olay tarihinde güvenlik görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolü esnasında ... plakalı kamyonun durdurulduğu, araç sanık ...'ın sevk ve yönetimde olup mahkumiyetine karar verilen ve sanığın akrabası olan sanık ...'in ise aynı araçta bulunduğu ve mahkumiyetlerine karar verilen diğer sanıklar ... ve ... ile sanık ...'ın kardeş oldukları, ele geçen eşyaya ilişkin ibraz edilen belgelerde yer alan ...Ticaret adlı firmada da sanık ...'ın çalışan olduğu gözetildiğinde, sanığın kollukta ve savcılıkta verdiği savunmalarında ele geçen çayların ortak olarak çalıştığı firmaya ait olduğunu ifade etmesi, diğer sanıkların da bu savunmayı doğrulamaları karşısında sanığın, nakliyecilik yaptığı ve çayların kaçak olduğunu bilmediği yönündeki mahkeme savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Sanıklardan ...'in sürücülüğünü yaptığı araç kollukça şüphe üzerine durdurulmuş Cumhuriyet Savcısına sözlü bilgi verildikten sonra karakola çekilmiş ve araçta yapılan aramada kaçak çay bulunduğundan bahisle sanık ... ile yanında bulunan Ayhan'ın yapılan yargılamaları sonunda Fikret'in beraatine Ayhan'ın mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanıklar yargılamanın tüm aşamalarında kaçak çay naklettiklerini söylememişlerdir. Aksine fatura ve sevk irsaliyesi ibraz ederek çayların kaçak olmadığını savunmuşlardır. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanununun 4/A.maddelerine göre; durdurulan araçta bulunan kişilerin üzerinde ve araçlarında kolluk arama yapamaz. Ancak kişiler üzerinde silah veya tehlikeli olabilecek bir eşyanın varlığı halinde gereken tebdirleri alabilir. Adli arama CMK'nun 119.maddesine göre hakim kararıyla olabilir. Gecikmesinde sakınca olan durumlarda; konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar haricinde Cumhuriyet savcısı ya da kolluk amirinin yazılı emri ile arama yapılabilir. Kolluk amirinin emri ile arama yapılabilmesi ise gecikmesinde sakınca bulunması ve Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması hali ile sınırlıdır. Somut olayda kaçak eşya taşıdığından şüphelenilen araç karakola getirilmiş ve sürücünün rızasıyla aranmıştır. Arama için hakim kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin yazılı emri yoktur. Bu durumda arama yasaya uygun yapılmamıştır. Arama sonucu elde edilen delillere dayanılamaz. Anayasamızın 38/6, 5271 sayılı CMK'nun 206/2-a, 217/2 ve 230/l.madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Sanıklar taşıdıkları çayların kaçak olmadığını savunmuşlardır. Bu konuda herhangi bir ikrarları mevcut değildir. El konulan çaylar dışında kaçakçılığı kanıtlayan delil yoktur. Çaylar ise kanunsuz arama sonucu elde edilmiş yasak delil niteliğinden olduğu için yakalanan çaylar ve üzerinde yapılan incelemeler sonucu alınan raporlara dayanılanarak hüküm kurmak olanağı yoktur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkındaki hükmün bozulması ve bu bozmanın temyize gelmeyen mahkum edilen diğer sanıklara da sirayetine, sanık ... hakkındaki beraat kararının da sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.