Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/4264 E. 2011/8920 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/4264
- Karar No
- 2011/8920
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :26.11.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava yasal önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı payını karı-kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış olarak gösterilen bu akdin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.3.1957 gün ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıkça belirtilmiştir. Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istinasıdır. Olayımızda; Davacı önalım hakkına konu edilen 217 No’lu parselin 167/1200 payı ... adına kayıtlı iken adı geçenin bu payını 20.08.2007 tarihinde 1.750 TL bedelle davalıya satması üzerine süresinde açılan işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı ise dava konusu edilen payın tapuda satış gösterilmesine rağmen gerçekte annesi ... tarafından kendisine miras taksimi nedeniyle bağışlandığını, önalım hakkının kullanılamayacağını savunmuştur. Uyaptan alınan nüfus kaydına göre satıcı ...’ın davalının annesi olduğu anlaşılmaktadır. 27.03.1957 tarih ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre paylı mülkiyette paydaş, payını, karı veya kocaya, çocuklarına ya da akrabaya temlik ederse görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile gerçekte miras hukuku ile ilgili amaçların ya da bağışlama gibi düşüncelerin hakim olduğu durumlarda önalım hakkı kullanılamaz. Bu nedenle uyuşmazlığın anılan İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tapuda 1.750 TL gösterilen satış bedelinin gerçekte 4.122 TL olduğu belirlenmiştir. Öte yandan dinlenen davalı tanığı ..., davaya konu pay satımına ilişkin olarak ...’ın tapudaki işlem nedeniyle davalıdan hiçbir bedel almadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ise satışa ilişkin bilgisi bulunmadığını açıklamıştır. Tapuda pay değerinin gerçek değerinin altında gösterilmesi ve tanık beyanları karşısında taşınmazın miras hukukundan kaynaklanan amaçlarla bedelsiz olarak devredildiğine ilişkin davalının savunması kanıtlanmış durumdadır. Önalım hakkı ancak gerçek satışlarda kullanılabileceğinden annesi adına kayıtlı payı bağış yoluyla edinen davalıya karşı önalım hakkının kullanılması söz konusu olamayacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.