Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/9858 E. 2011/975 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/9858
- Karar No
- 2011/975
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 9.660 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.916.46 TL kira alacağının tahsiline karar verilemesi üzerine hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de Bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ; Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracısı olduğu taşınmazı sözleşme süresinin bitiminden iki ay sonra zamansız olarak tahliye ettiğini, taşınmazın yeniden ancak 16.10.2008 tarihinde kiraya verilebildiğini, aylık 600 TL olan kira bedelinin yeni sözleşme ile 840 TL olarak kararlaştırıldığını, taşınmaz zamanından önce tahliye edilmemiş olsa davacıların aylık 840 TL kira parası almış olacaklarını, bu şekilde eski kira sözleşmesi yürürlükte olacağı zaman içinde aylık 240 TL zararlarının olduğunu, buna göre Mart-Ekim 2008 ayları arasında aylık 840 TL ve Kasım 2008-Aralık 2009 ayları arasında da aylık 240 TL olmak üzere toplam 9.660 TL kira kaybının oluştuğunu belirterek, bu miktarın hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız ve dayanaksız açıldığını, davacının fahiş taleplerde bulunduğunu, müvekkilinin kiralananı davacıların miras bırakanı...’ten 1.1.1994 tarihinde kiraladığını, sözleşmenin yıldan yıla yenilendiğini, kiralayanın 17.8.2004 tarihinde ölmesinden sonra davacılar ile aralarında kira parasından kaynaklanan sorunlar yaşanmaya başlandığını, son olarak da davacıların 26.11.2007 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile sözleşmenin 1.1.2008 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğini, taşınmazın tahliye edilmemesi halinde de aylık kiranın % 40 artışla ödenmesini bildirdiklerini, davalının da bu şartlarda sözleşmeyi kendisinin de sürdürmek istemediğini, tahliye konusunda Mart 2008 ayına kadar süre istediğini, devren kiralanmasına yardımcı olacağını da telefonla davacılara ilettiğini, davacıların ihtiyaç iddiası ile sözleşmeyi feshetmeleri nedeniyle geç kiraya vermelerinin söz konusu olamayacağını, aksine iki ay da kazançlı olduklarını, bu nedenle kira parası isteyemeyeceklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.1.1994 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede akdin feshi konusunda özel bir düzenleme yer almamaktadır. Davacılar daha önce Eyüp 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006 / 53-890 sayılı dosyasında davalı hakkında ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmışlar, mahkemece ihtiyaç iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Son olarak da 26.11.2007 tarihinde keşide ve 27.11.2007 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile yine ihtiyaç iddiasını ileri sürerek sözleşmenin 1.1.2008 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğini bildirmişlerdir. Eyüp 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 769 sayılı dosyası ile de Ocak-Şubat 2008 ayları kira parasının tahsilini istemişlerdir. Davalı da sözleşmenin feshi talebini kabul etmekle birlikte dava dilekçesinde de beyan ve kabul edildiği üzere kiralananı iki ay geç tahliye etmiştir. Kiralananın geç tahliye edilmesi davacılar tarafından feshedilen sözleşmenin yenilendiği anlamına gelmez. Sadece davalının tahliye tarihine kadar olan kira paralarından sorumluluğunu gerektirir. Yine aynı nedenle taşınmazın tahliye edilmesi sebebiyle davacıların kira farkından kaynaklanan bir zararları olmadığı gibi ortada bir haksız fesih de bulunmadığından taşınmazın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği zamana kadar geçen süre için makul süre kira parası istemeleri de mümkün değildir. Davada tahliye tarihi olan Mart 2008 ayı başına kadar bir kira parası talebi de bulunmadığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 1.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.