Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/9474 E. 2011/274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/9474
- Karar No
- 2011/274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmaz ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesine konu 5348 No’lu parselde kayıtlı taşınmazların miras bırakan ...’e ait olduğunu, söz konusu taşınmazın paydaşlar arasında taksiminin mümkün olmadığını belirterek satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuş, mahkemece, davaya konu taşınmazın kat mülkiyeti hükümlerine tabi olduğunu, kat mülkiyetine geçilen taşınmazlarda ortaklığın giderilmesinin istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak, kat mülkiyeti tesis edilmiş ana taşınmazda kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamayacağı gibi, kat mülkiyeti veya kat irtifakından bağımsız olarak ta arsa payı üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Bu çerçevede, kat mülkiyetine tabi olan ana taşınmazın ortaklığının giderilmesi istenemez. Ne var ki Kat Mülkiyeti Kanununun 7/2.maddesi hükmüne göre, bağımsız bölümler bağımsız bir gayrimenkul gibi dava ve takip konusu olabilir ve bunlar hakkında ortaklığın giderilmesi istenebilir. Olayımızda; ortaklığın giderilmesine konu 5348 No’lu parselle ilgili belgeler ve tapu kaydı incelendiğinde, ana taşınmazda 01.06.1987 tarihinde kat mülkiyeti tesis edilmek suretiyle ferdi mülkiyete geçildiği, tüm bağımsız bölümlerin tarafların ortak miras bırakanı ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Yukarıda yapılan açıklama ve ilkelere göre kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan taşınmazın ortaklığının giderilmesi istenemez ise de bağımsız bölümlerden her biri dava ve takip konusu yapılabileceğinden, mahkemece dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının HUMK.’nun 75/2.maddesi uyarınca davacıya açıklattırılarak, Kat Mülkiyeti Yasasının 7/2.maddesi hükmü de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.