Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/549 E. 2010/7717 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/549
- Karar No
- 2010/7717
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :26.3.2009 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir. Davaya konu taşınmazda davacıların miras bırakanı ... ... 1/2 pay sahibidir. Davacılar bu pay sebebiyle önalım hakkını kullanmışlardır. Yukarıdaki esaslar doğrultusunda, mahkemece ... ...'ın terekesine temsilci atanması için süre verilmiş ise de dosyada mevcut 16.7.2008 günlü 2007/438 Esas, 2008/420 Karar sayılı Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi ilamında "paydaş olmayan ... ... terekesini temsile" temsilci atandığı ve o temsilci huzurunda davaya devam edildiği görülmektedir. Bu durumda usulüne uygun şekilde davada tapu paydaşı miras bırakanın mirasçılarına temsilci atanmadığından davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.