Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/3520 E. 2010/10368 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3520
Karar No
2010/10368
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava önalım hakkın kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacılar adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Önalım davasında dava konusu payın satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelinin 20.6.1951 gün ve 13/5 sayılı İ.B.K gereğince hükümden önce mahkemece belirlenecek uygun bir zaman içinde depo edilmesi için davacıya önel verilmesi gerekir. Davacıya verilen bu önelin kesin olduğuna da mahkemece karar verilebilir. Kesin önel içerisinde öngörülen işlem yerine getirilmez ise HMUK.nun 163.maddesi hükmü gereğince buna ilişkin hak yitirilmiş olur. Ancak anılan bu madde hükmünün uygulanabilmesi için davacının davayı sürüncemede bırakacak davranışta bulunması gerekir. Olayımızda, davacı vekili, müvekkillerinin davaya konu 1834 ve 1868 No’lu parsellerde paydaş olduklarını, taşınmaz paydaşlarından ...’nın 11.01.2008 tarihinde payını davalıya sattığını belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile şufa bedelinin kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde depo edilmesine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler ve 20.06.1951 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca satış bedeli ile zorunlu harç ve masrafların toplamından oluşan şufa bedelinin hükümden önce depo edilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususa uyulmayarak, şufa bedelinin hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde depo edilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan, HUMK’nun 388/son maddesi uyarınca hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Önalım davası sonucunda verilecek karar mülkiyetin aktarılmasına ilişkin bir karardır. Yargılama sonunda davacının iddiası yerinde görülmesi halinde açıkça payın iptali ve tesciline karar verilmelidir. Mahkemece sadece “davanın kabulüne” denilmek suretiyle infaz kabiliyeti bulunmayacak şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 6.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3520, K. 2010/10368, T. 20.06.1951, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2010-3520-e-2010-10368-k-b5e0212f9d73