Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5036 E. 2013/1667 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5036
Karar No
2013/1667
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık Güray Şahin'in en son adres olarak gösterdiği ''Çamlık mah.Yalı cad. İskele sk.'' ile diğer sanık Bülent Kavak'ın en son adresi olan "Yeni.mah. 883. sk. No:15'' sayılı adreslere tebligatlar çıkarıldığı, sanık Güray Şahin için çıkarılan 22.05.2007 tarihli tebligatta,'' mutatab adresten ayrılmıştır, yeni adresi bilinmiyor'' denilirken, sanık ...a çıkarılan 24.02.2007 gülü tebligatta '' adreste ikamet eden Saniye Nestan'ın, mutabın adresten ayrıldığını, açık adresini bilmediğini söylediği, muhatabın yeni adresinin bilinmediği'' belirtilerek her iki sanığa yapılan tebligatların iade edildiği ve sanıklara 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince tebliğ edildiği belirtilmiş ise de; Tebligat Yasasının 23.maddesinin 9. bendine göre, tebliğ evrakının tebliğ memurunun adını içermesi gerektiği ve Tebligat Tüzüğünün 28.maddesine göre “Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” denildiği halde, sanık ...'e yapılan tebligat belgesinin dağıtıcının adının okunamaması ve komşu imzası ya da imtina açıklamasını taşımadığı gibi sanık Bülent Kavak'a yapılan tebligat belgesinde; ...'ın imzası bulunmadığı, imzadan imtina edip etmediğinin belirtilmediği ve yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu; sanıklar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği belirtilmiş ise de; anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön şart olan kendisine veya adresine Kanun'un gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanun'un 35.maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnaî durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; gerekçeli kararın tebliği için sanığın bilinen son adresine çıkartılmış tebligat bulunmaması sebebiyle anılan Kanun maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı gibi, Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla aynı Tüzüğün 28. maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı, bu sebeple Didim Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2007 gün, 2002/367 esas, 2007/35 sayılı kararın sanıklar Güray Şahin ve Bülent Kavak hakkında kesinleşmediği anlaşıldığından; II-Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.3.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.3.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin," belirtilmesi karşısında; Didim Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2007 gün, 2002/367 esas, 2007/35 sayılı hükmü, anılan mahkemenin istemi üzerine sanık İbrahim ...'e baroca atanan savunman Av.Emin Dülger'in yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından, a)Sanıklar İbrahim ..., Güray Şahin ve Bülent Kavak'a anılan kararın başvurabilecekleri yasa yolu, süresi, mercii, nerelere ve ne biçimde müracaat edebilecekleri de yazılmak suretiyle, sanık İbrahim ...'e ayrıca bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği de sorularak, süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının inceleneceği hususu belirtilerek adı geçen sanıklara meşruhatlı tebligat çıkarılmasına, b) Sanıklar tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/5036, K. 2013/1667, T. 06.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-5036-e-2013-1667-k-d5bc189448fe