Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/21905 E. 2013/25782 K. – Yağma, Hürriyet

Konu: Yağma, Hürriyeti Tahdit, Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/21905
Karar No
2013/25782
Karar Tarihi
Konu
Yağma, Hürriyeti Tahdit, Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, hürriyeti tahdit, cinsel saldırı HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında özgürlüğü kısıtlama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıkların, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına," cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanıklar hakkında yağma suçundan ve sanık ... hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; 1-Yakınan ...'ın, 17.12.2005 günü saat 20.00 sıralarında gerçekleşen olayın hemen ardından saat 21.40 da kolluğa yaptığı anlatımında, işyerindeki müşterileri dövüp ortalığı dağıtan sanıkların, mağdure ...'u da zorla götürürken kasada bulunan 120 TL parayı alarak kaçtıklarını belirttiği, bir gün sonra 18.12.2005 günü saat 18.50'de yeniden kolluğa müracaat ederek yaptığı ek şikayetinde, olay gecesi sanık ...'in kendisini üç kez arayıp davasından vazgeçmesi için tehdit ettiğini söylediği; yine olayın tanıkları olan ..., ..., ... ve ...'un olay gecesi kollukta yaptıkları anlatımlarında, sanıkların kasadaki parayı aldıklarını söylemeleri; sanıklar tarafından kaçırılan mağdure ...'un da serbest kalmasından sonra verdiği ifadesinde, sanıklardan birinin kasaya dolandığını belirttiği; sanıkların yakalandığı 19.12.2005 günlü ifadeli teşhis tutanağında, mağdureler ... ve ... ile tanıklar ... ve ...'un, sanıkların olaydaki rollerini de belirterek, sanık ...'in kasadaki parayı aldığını belirtmiş olmaları, sanık ...'in 20.12.2005 günlü müdafisinin katıldığı kolluktaki anlatımında; mağdure ...'u kaçırdığı gece kendisiyle telefonda görüşen mağdure ...'nin, kolluğa yağmadan ve başkaca suçlardan şikayet ettiğini bildirdiğini söylemesi üzerine bu suçu işlemediğini mağdureye söylediğini savunduğu; buna göre mağdure ...'nin paranın yağmalandığı hususunu sanığa kadar yansıttığı ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde mağdure ...'nin soruşturma aşamasındaki yağmaya ilişkin iddiasının samimi olduğunun anlaşılması karşısında sanıkların üzerlerine atılı yağma suçunu işledikleri gözetilmeden; yakın çevrede oturup, bir kardeşleri başka bir yağma suçundan cezaevinde tutuklu olan sanık ...'ın benzer şekilde yağma ve cinsel saldırı suçlarından, sanık ...'ın ise hırsızlık suçundan sabıkasının bulunduğu ve olayın, işyerini kimliği tespit edilemeyen birkaç arkadaşlarıyla ellerinde bıçaklarla basıp, müşterileri dövüp işyeri dışına atmaları ve garsonluk yapmakta olan mağdure ...'i kaçırma biçiminde gerçekleşmesindeki vahamet ve çevrede uyandırdığı korku dikkate alındığında, aynı işyerini sanıkların ve arkadaşlarının bulunduğu ortamda çalıştırmaya devam edecek olan mağdure ... ile diğer tanıkların kovuşturma aşamasında yağmaya ilişkin anlatımlarının gerçeği yansıtmadığı biçimindeki anlatımlarına üstünlük tanınarak yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde beraatlerine karar verilmesi; 2-Mahkemece de, dosya içeriğine ve oluşa uygun biçimde zorla kaçırıldığı kabul edilen mağdure ...'un, aşamalarda sanık ...'in kendisini kaçırdığı otomobilde sürekli bira içip bir süre gezdirdikten sonra götürdüğü ıssız bir ormanlık alanda cinsel ilişkiye girme teklifini reddedince, elindeki bıçakla ölümle tehdit edip soyunmasını sağlayıp sonra organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu ve menisinin külotu ile vajinasını sildiği gazete parçasına bulaştığını ileri sürüp, söz konusu külot ile gazeteyi kolluğa teslim ettiği, gazeteden elde edilen DNA ile sanık ...'tan alman DNA örneklerinin bir biriyle uyumlu olduğunun kriminal raporla belirlendiği olayda, sanığın, hayat kadınlığı yapıp kendisiyle bir yıldır ilişki kurduğu mağdurenin kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini savunmasına karşın; mağdure ...'in aşamalardaki tehdit edildiğine ilişkin değişmeyen anlatımı, olay sonrası kullandığı gazete kağıdını atmayıp delil olarak kullanılmak üzere saklaması karşısında sanığın mağdureye karşı zorla cinsel saldırıda bulunduğunun kabulü ile cezalandırılması gerekirken, zorla kaçırılarak özgürlüğü kısıtlandığı kabul edilen mağdurenin, bu suçun devam ettiği süreç içerisinde ve suçun oluşumuna ilişkin gerekçeyle çelişki oluşturacak biçimde sonradan kendi rızasıyla sanıkla cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/21905, K. 2013/25782, T. 27.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-21905-e-2013-25782-k-e8a3b718c78f