Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/19982 E. 2010/7303 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/19982
Karar No
2010/7303
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ...'nu 31.10.2007 tarihli dilekçesinde 'kararın tasdikinin yapılması' istemini ifade ettiği,31.12.2007 tarihli anlatımında “31.10.2007 tarihli dilekçesini temyiz talebinde bulunmak amacıyla verdiğini ve tekrar temyiz talebinde bulunduğunu” belirtmesi karşısında: tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş, hükümlünün iradesinin 25.9.2007 tarihli kararı temyiz yönünde olduğu kabul edilmiştir. Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.11.2003 gün, 2002/532-2003/1616 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 27.10.2005 günlü ilamında “ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın niteliğine göre aynı yasanın 325.maddesi gereğince sanık ...'nu da sirayetine” denilerek bozulmasına karar verildiği ve bu Mahkemece her iki sanık hakkında görevsizlik kararı verilip, dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesinden sonra, yeniden yargılama yapılıp, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...'nun da yararlandırılarak 25.09.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 11.11.2003 gün, 2002/532-2003/1616 sayılı hükümlülük kararının adı geçen sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 27/05/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/19982, K. 2010/7303, T. 18.09.2007, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-19982-e-2010-7303-k-cb22a2d5a628