Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/4117 E. 2011/2501 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/4117
- Karar No
- 2011/2501
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; sanıklara zorunlu savunman atanması gerektiği yönündeki tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir. Ancak; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, yakınana ait eve, gündüzleyin kapı kilidini kırarak girip hırsızlığa kalkışma suçunu işlediği, yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesindeki gündüzleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan da değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 61, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 53; 116/2, 53 (5271 sayılı Yasanın 253, 254.); 151/1, 53. (5271 sayılı Yasanın 253, 254.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; uygulamaya göre sanık yararına olan Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 4-Kabule ve uygulamaya göre de; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı biçimde; lehe Yasanın 765 sayılı TCK olarak kabul edilip uygulanmasına karar verildiği halde, aynı Yasanın 81/2. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.