Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19002 E. 2010/12027 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/19002
- Karar No
- 2010/12027
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; sanıklara zorunlu savunman atanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı olarak, mahkumiyet hükmüne dair gerekçeli karar başlığına, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması, 2-Sanık ...’nın soruşturma aşamasında yakalandığında suç konusu bir adet televizyonun bulunduğu yeri göstererek yakınana geri verilmesini sağladığı, diğer suç eşyasının yakınana iade edilmediğinin anlaşılması karşısında; yakınandan, isteğe bağlı geri verme nedeniyle rızası sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, 3-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla hükmün gerekçe bölümünde yapılan karşılaştırmada; suç konusu eşyanın 710 milyon lira olarak belirlenen toplam değerinin, “hafif” yerine “pek aşırı” olarak kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıklar ... ve ...’in, diğer sanık ... ile birlikte, yakınana ait konutun içine girerek hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilip bu suçtan da değerlendirme yapılması zorunluluğunun düşünülmemesi, 5-Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1-son, 522/1 (hafif), 59/2, 40. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, (koşulları oluştuğu takdirde 168/1-4), 62/1, 53; 116/1-4, 119/1-c, 62/1, 53. (5271 sayılı CMK.nun 253, 254.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; kısmi iade nedeniyle yakınanın rızası olması ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunda uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Yasa; aksi takdirde 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmemesi, 6-Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı TCK.nun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 325. maddesine göre (2), (3) ve (5) nolu bozma nedenleri karşısında sanık ...’in de bozmadan yararlandırılmasına, 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 01/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.