Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/8007 E. 2011/23925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/8007
- Karar No
- 2011/23925
- Karar Tarihi
Zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ün eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine, diğer sanıkların beraetlerine dair, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2005 gün ve 2003/378 Esas, 2005/326 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... ve ... haklarında verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, Oluşa göre sanıklar ... ve ...’ün eylemlerinin kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik fiillerini oluşturduğu anlaşılmakla sanıkların işlediği nitelikli dolandırıcılık suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına göre 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımının, suç tarihi olan 26.11.2002’den inceleme gününe kadar gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5230 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ...’in sahte sevk kağıdı ve tahakkuk evrakı düzenlemek sureti ile diğer sanık ...’ın eylemine iştirak ettiği ve her iki sanığın zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşıldığı halde sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık ... hakkında bu suçtan hüküm kurulmaması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.