Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3363 E. 2024/4248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3363
- Karar No
- 2024/4248
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/211 Esas - 2022/628 Karar HÜKÜM/KARAR : Davacı ... mirasçıları yönünden davanın açılmamış sayılması, diğer davacılar yönünden kısmen kabul Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’e ait olan aracın diğer davalı ...’in sevk ve idaresinde olduğu sırada 14.11.2011 tarihinde davacılardan ...’in yönetimindeki motosiklete çarptığını ve davacılardan ...’in ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalılardan ...’in tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, inşaat ustası olarak çalışan davacılardan ...’in meydana gelen trafik kazası sonrası yatalak duruma geldiğini ve iş gücünü %100 oranında kaybettiğini, ömür boyu bakıcıya muhtaç olduğunu, diğer davacıların ise ...’in eşi, çocukları ve kardeşleri olduğunu, davacı ...'in yaralanması nedeniyle hem kendisinin hem de eşi, çocukları ve kardeşlerinin manevi yönden zararı doğduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince davacı ... için 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı eş ... için 50.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00'er TL, kardeşler ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 26.01.2015 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 1.116.540,00 TL'ye, 18.07.2022 tarihli dilekçesi ile 3.800.877,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açıldığını, taraflardan hiçbirinin tacir olmadığını, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, trafik kazasının Diyarbakır ili Bismil ilçesi Koca Köyü sınırları içerisinde gerçekleştiğini ve her iki davalının da Diyarbakır ili Silvan ilçesi Yeşerdi Köyünde ikamet ettiklerini, genel yetki kuralları çerçevesinde mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, trafik kazasına ilişkin soruşturmanın sonuçlanmadığını, ...'in sakatlık durumu ve kusur oranı ile ilgili kesin raporların aldırılmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, ...'in ehliyetsiz oluşu ve kazanın meydana geliş şeklinin ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın sigortadan herhangi bir para alıp almadığı hususunun ilgili sigorta şirketlerine sorulmasını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2015 tarihli, 2012/471 Esas ve 2015/67 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 1.116.540,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, manevi tazminat yönünden davacılardan ...'in vefat ettiği, mirasçılarına ait vekaletnamelerin sunulmadığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, ... için 5.000,00 TL, Davut için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 24.05.2021 tarihli, 2021/749 Esas ve 2021/1544 Karar sayılı ilamı ile; "... Şu durumda, mahkemece davacılardan ...’in mirasçılarının usule uygun şekilde davadan haberdar edilmeleri ve taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yukarıda anılan usul hükümleri dikkate alınmadan hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir. Kabule göre; dosya kapsamında davacılardan ...’in mesleğinin ne olduğu ile ilgili çelişkili beyanlar söz konusu olup anılan davacının mesleğine ilişkin somut delil mevcut değildir. Şöyle ki, davacılar vekili dava dilekçesinde davacılardan ...’in inşaat ustası olduğunu ve aylık gelirinin 2.000 TL olduğunu beyan etmiştir. Anılan davacının sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında ise davacılardan ...’in seyyar elektrik ustası olduğu ve aylık gelirinin 1.000 TL olduğu belirlenmiştir. Mahkemece inşaat ustasının emsal ücreti araştırılmış ve Batman Ticaret Odası tarafından emsal ücret 1.800 TL olarak bildirilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacılardan ...’in aylık geliri 1.800 TL kabul edilerek maluliyet zararı hesaplanmıştır. Şu durumda; davacılardan ...’in inşaat ustası olduğu davacılar vekili tarafından ispat edilemediğinden maluliyet zararının tespiti sırasında Batman Ticaret Odasından bildirilen emsal ücretin esas alınması doğru değildir. Asgari ücret kamu düzeninden olduğundan asgari ücret esas alınarak davacılardan ...’in maluliyet zararının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargılama sırasında vefat eden ...'in mirasçılarına usulüne uygun tebligat çıkarılarak taraf teşkilinin sağlandığı, mirasçıların davayı takip etmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, bozma ilamı doğrultusunda davacı ...'in geliri asgari ücret kabul edilerek zararın belirlenmesi yönünde bilirkişi raporu alındığı, davacılar vekili tarafından 18.07.2022 tarihli dilekçe ile dava değerinin bilirkişi raporu ile belirlenen miktara yükseltildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle 18.07.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne, 3.800.877,20 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... mirasçıları yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... için 70.000,00 TL, eş ... için 30.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, kardeşler ... için 5.000,00 TL, Davut için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda bakiye ömür süresinin hatalı belirlendiğini, müvekkili ...'in %100 malul olduğunu ve 24 saat bakıcıya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle tek bakıcı gideri hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hesaplamada asgari ücretin esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin kazadan önceki gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli karar başlığında adı yazılmayan ...'in olay tarihinde henüz dünyaya gelmediğini, hak ehliyeti olmadığından lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacılar tarafından sigorta şirketine karşı açılan Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/472 esas sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasının birleştirilmesi gerektiğini, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, olay yerinde keşif yapılmadan düzenlenen kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dinlenilmesinden vazgeçilen tanığın olayın yakın tanığı olması nedeniyle dinlenilmesi gerektiğini, bakıcı giderinin uzman doktor tarafından hesaplanması gerektiğini, davacı ... evli olduğundan bakıcı giderinden takdiren indirim yapılması gerektiğini, brüt asgari ücret üzerinden bakıcı gideri hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacılar tarafından bakıcı tutulduğunun ispat edilemediğini, davacı ...'in yatalak olmadığı ve raporun aksine hayatını idame ettirdiğinin tespit edildiğini, hükmedilen tazminatlar karşısında davacıların sebepsiz zenginleşeceğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu araç ile davacı ...'in sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacı ...'in yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 ve 46 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz eden davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Dosyanın incelenmesinde; hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu(ATK) 3. İhtisas Dairesince düzenlenen 16.09.2013 tarihli raporda meydana gelen kaza nedeniyle davacı ...'in meslekte kazanma gücünü %100 oranında kaybettiği tespit edilmiştir. Ancak raporda davacı ...'in bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, bu ihtiyacın sürekli olup olmadığı, sürekli değil ise ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğu hususlarında belirleme bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece davacı ... için ömür boyu bakıcıya ihtiyacı olduğu kabulü ile sürekli bakıcı giderine hükmedilmiştir. Şu durumda mahkemece; davacı ...'in dava konusu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, bakıcıya ihtiyacı var ise sürekli olup olmadığı, sürekli değil ise ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğu hususlarında ATK'dan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. b. Dairenin yukarıda anılan bozma ilamından önce alınan 08.09.2014 tarihli hesap raporunda PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacı ...'in zararının belirlenmiş olup mahkemenin ilk kararında bu rapor hükme esas alınmış ve ilk karar davacı ... tarafından temyiz edilmemiştir. Dairenin bozma ilamından sonra alınan 02.06.2022 tarihli raporda ise iki ihtimalli hesaplama yapılmış olup birinci ihtimalde davacı ...'in ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle mahkemenin ilk karar tarihindeki verilere göre PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, ikinci ihtimalde ise hesap raporu tarihindeki verilere göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece de 02.06.2022 tarihli rapordaki ikinci ihtimale göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenen miktara hükmedilmiştir. Ancak ilk karar davacı ... tarafından temyiz edilmediğinden hükme esas alınan hesaplama davalı ... lehine oluşan usuli kazanılmış haklara aykırılık teşkil etmektedir. Şu durumda mahkemece; ilk kararın davacı ... tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, 02.06.2022 tarihli bilirkişi raporundaki ilk ihtimal olan mahkemenin ilk karar tarihindeki verilere göre PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. c. Dosya içeriğinden davacı ... tarafından dava konusu kazada yaralanması nedeniyle davalı ... tarafından sevk ve idare edilen aracı zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile teminat altına alan Yapı Kredi Sigorta AŞ aleyhine Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2012/472 Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açıldığı ve mahkemece de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan dosyada hüküm altına alınan tazminat miktarının gözetilmediği görülmektedir. Şu durumda mahkemece; Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2012/472 Esas sayılı dosyasında verilen karar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 3. Davacı küçük ...'in adının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bu nedenle bozma nedeni yapılmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2/a, b ve c) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ...'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.