Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21430 E. 2023/8044 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21430
Karar No
2023/8044
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2020/150K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait davacı nezdinde trafik sigortası olan aracın alkollü sürücü ... yönetiminde iken sürücünün alkolün etkisi ile ve tam kusurlu şekilde 17.02.2009 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, araçta bulunan yolcunun vefat ettiğini, Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/304 E., 2013/33 K. sayılı ilamı ile müvekkili şirketin maddi tazminat ödemeye mahkum edildiğini, bu bedelin ödendiğini belirterek, davalının rücuen başlatılan Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2014/1240 ve 2013/1353 sayılı takip dosyalarına yaptığı haksız itirazların iptaline ve alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu alacak bakımından ilk önce Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/304 E., 2013/33 K. sayılı 05.03.2013 tarihinde kesinleşen dosyasında müvekkilinin davada taraf olmadığı şeklinde karar verildiğini, kaza tarihi itibari ile davalı ...'un aracın maliki olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğinden müvekkilinin icra takibine itiraz ettiğini, Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam eden 2014/103 Esas sayılı dosyanın aynısı olan Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/266 Esas sayılı dosyasına derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin kaza tarihinden önce 23.01.2009 tarihinde noter satış sözleşmesi ile aracı sattığını, kazaya karışan aracın sürücüsünün ..., malikinin ise ... olduğunu, müvekkilinin kanuni sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 2011/304-2012/33 sayılı kararı ile davalı ...'nun kazaya karışan aracı kaza tarihinden önce satmış olduğu bu nedenle husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2018 tarihli 2015/6497 - 2018/636 sayılı kararı ile "...Somut olayda, kaza 17.02.2009 tarihinde meydana gelmiş olup kaza tarihi itibarı ile davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisi halen devam etmektedir. Bu durumda mahkemece, davalı ...'ya husumet yöneltilebileceği gözetilerek, işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir..." şeklinde belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile; Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2013/1353 ve 2014/1240 sayılı takip dosyası ile yapılan icra takiplerine davalı borçlu tarafından yapılan itirazların iptali ile; her iki icra dosyası yönünden takibin devamına ve her iki dosya yönünden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2013/1353 sayılı takip dosyasında asıl alacak olan 35.600,88 TL üzerinden ve Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2014/1240 sayılı takip dosyasında asıl alacak olan 1.070,00 TL üzerinden %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alacağın hesaplanabilmesi için öncelikle tarafların kusur oranlarını belirtir rapor alınması aldırılması gerektiğini, davalının işleten sıfatı olmadığından sorumluluğu bulunmadığını, kazanın yalnızca alkolün etkisi ile olduğu hususunda hiçbir tereddüde yer verilmeyecek şekilde tespit yapılması gerektiğini, kazanın münhasıran alkol etkisiden kaynaklandığının dosya kapsamında ispatlanmadığını, aracın kaza tarihinden önce resmi olarak satışının yapıldığını, zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) Genel Şartlara göre bozma yapılmış ise de değişen yeni Genel Şartlara göre sorumluluğun sona erdiğini, itiraz ve taleplerinin yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, denetime elverişli olmayan usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ve araştırmaya göre karar verildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre dava, trafik kazasından kaynaklı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi kapsamında 3. kişilere ödenen tazminatın itirazın iptali yoluyla rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 94 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacının davalıya rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının ve davalının sorumlu olduğu gerçek zarar miktarının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiği için, alacak likit (muayyen, belirli) olmadığından, icra inkar tazminatına hükmolunması mümkün değildir. Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. Bendindeki "Bucak İcra Müdürlüğünün 2013/1353 sayılı takip dosyasında asıl alacak olan 35.600,88 TL üzerinden ve Bucak İcra Müdürlüğünün 2014/1240 sayılı takip dosyasında asıl alacak olan 1.070,00 TL üzerinden %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine," ibaresi hükümden çıkartılarak, yerine "yasal şartları oluşmadığından, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21430, K. 2023/8044, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21430-e-2023-8044-k-bb698e81b7d2