Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17700 E. 2022/14964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17700
Karar No
2022/14964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...aleyhine 19/11/2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karara taraf vekillerinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine, davalının itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/04/2021 tarih ve 2021/İHK-9230 sayılı kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili; 29/06/2018 günü davacının yolcu konumunda olduğu ve davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, tam kusura dayandıklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak 4.200,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, 600,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın 05/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; itiraz aşamasında 18/03/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 73.675,86 TL sürekli işgöremezlik, 6.374,85 TL geçici iş göremezlik ve 739,85 TL geçici bakıcı gideri olarak artırmıştır. Davalı vekili; sunulan maluliyet raporunun her ne kadar Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belirtilmiş ise de, bu yönetmelik usul, esas ve formatına uygun olarak düzenlenmediğini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumlulukları olmadığını, kusur tespiti ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 4.200,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.400,00 TL tazminatın 04/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; uyuşmazlık hakemince davacıya tebliğ edilen raporun başlık kısmında başka bir dosyaya ait başlık yazıldığı, ancak rapor içeriğinin eldeki dosyaya ait olduğu, maddi hatanın varlığının rapor kapsamından anlaşıldığı, davacının talebini itiraz aşamasında artırdığı, %9 oranlı maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiği ve karara esas alındığı, hakemce kusur raporu alındığı ve davalıya trafik sigortalı aracın %75 oranında kusurlu bulunduğu, SGK çalışma dökümünden davacının kaza tarihinden itibaren 4 ay eksiksiz çalışma yaptığının anlaşıldığı, çalışan kişinin bakım ihtiyacının da doğmadığı gerekçesiyle, davacının itirazının reddine, davalının itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne, 73.675,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporundaki oranın karara esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, tahkim yoluna başvurulmadan önce zararın kapsamının belirlenmesi için gerekli tüm belgeler ve uygun maluliyet raporuyla davalıya gerekli başvurunun yapıldığı dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine, konusunda uzman bilirkişi tarafından oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen rapordaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, karara esas alınan hesap biçiminin TRH 2010 yaşam tablosu ve % 1.8 teknik faiz esasıyla yapıldığı nazara alındığında davalının bu yöne ilişkin temyizinde hukuki yararının bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 10.377,86 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının (6.2.c) nolu bendinde yer alan “10.377,86 TL” rakamı çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17700, K. 2022/14964, T. 21.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-17700-e-2022-14964-k-d63bae6aece7