Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16097 E. 2022/13205 K. – Sigorta Tahkim
Konu: Sigorta Tahkim
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/16097
- Karar No
- 2022/13205
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Tahkim
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 24.06.2018 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, maluliyetinin olduğunu belirterek, HMK madde 107 uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatına karşılık 500,00 TL, sürekli maluliyet tazminatına karşılık 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; 18.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 39.990 TL'ye çıkartmıştır. Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvuru sahibinin talebinin kabulü ile başvuru sahibi ... için 36.008,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.981,75 TL geçici iş göremezlik tazminatının 13.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine, 5.998,50 TL vekalet ücretinin de davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... şirketinin itirazının reddine karar verilmiş, karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik durumunun olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, davacının başvurarak aldırdığı, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının özür oranının %14 olarak belirlendiği, Sigorta Hakem Heyeti tarafından ayrı bir adli tıp kurumundan veya herhangi bir hastaneden alınmış rapor bulunmadığı anlaşılmıştır. Sigorta Hakem Heyetince 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetveller yerine, başvuranın dosyaya ibraz ettiği Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınmış rapora göre belirleme yapıldığı görülmektedir. Hakem Heyetince; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan veya rapor düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Dosya içerisinde yer alan trafik kaza tespit tutanağına göre; davalının sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’in 2918 sayılı Kanun'da sayılan asli kusurlardan “şeride tecavüz etme” kuralının ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda 1. derece asli kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise aynı Kanun'da sayılan tali kusurlardan “Araçların hızlarını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve mefezlere yaklaşırken yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak” kuralını ihlal ettiği, bu sebeple 2. derece kusurlu olduğu belirtilmiştir. Sigorta Hakem Heyetince kusur bilirkişisinden alınan raporda ise karşı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde, sigortalısının %75 kusurlu olduğunu kabul ederek başvurana ödeme yaptığını belirterek kendi sigortalısının %100 kusurlu olmadığı itirazında bulunmuştur. Davalı sigortanın itirazları ve dosya içerisinde yer alan belgelere göre kusur ile ilgili yeniden bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken davalı sigortanın itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 4- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.