Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/7051 E. 2012/8345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/7051
- Karar No
- 2012/8345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat Sultan Kablan tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 23/02/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Çelik ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde; Davalıların askerlik görevini yaparken aralarında çıkan kavgada, dava dışı ... isimli erin yaralandığını, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin, yaralanma nedeniyle meydana gelen zararın ... tarafından tazminine karar verdiğini ve bu bedelin kurumlarınca ödendiğini, bu nedenle ödenen tazminatın rücuen tazminini istemiştir. Davalı ..., ...'i, diğer davalı ... 'in yaraladığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl borç ve yasal faizlerin toplamının davacı kurum tarafından 22.12.2006 tarihinde ödendiği, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacı idarenin ödemiş olduğu bu miktarı rücu etme hakkı olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. a-Davacı, müteselsil sorumlu sıfatı ile üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davalı olarak yer almadığına göre iadenin kapsamı, davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderleri toplamından davalının payına düşen kısmıdır. Kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi isteyemez. Çünkü sözü edilen giderlerle davalının eylemi arasında uygun sebep sonuç bağı yoktur. Mahkemece yapılacak iş, icra giderleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra işlemiş olan faize ilişkin istek bölümünün hesaplanıp reddine karar vermekten ibarettir. Bu ilkelere aykırı düşüncelerle istemin tümünün hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b-Dava konusu olayın, davalıların askerlik hizmetini yaptığı sırada meydana geldiği, idarenin de hizmetin yürütülmesi sırasında kamusal görevlerinden biri olan; davalıların eğitimi, verilecek olan talimatlar ve bunların yerine getirilmesi bakımından gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu durumun idarenin müterafik kusurunu oluşturacağı anlaşılmakla BK. 44. madde gereğince indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. c-Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olduğundan, niteliği gereği bu tür davalarda her bir davalının olayın oluşunda ve zararın doğumundaki kusur oranı belirlenerek kusurları ile münasip sorumluluğuna karar vermek gerekir. Diğer bir ifadeyle rücu davasında müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Yapılacak iş, adı geçen davalıların hangi oranda kusurlu olduklarını belirleyerek belirlenen kusur oranları oranında davalıların sorumluluklarına karar vermektir. Açıklanan hususa aykırı olarak yazılı biçimde davalıların müştereken müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. Şu halde, mahkemece yukarıda bahsi geçen hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda (2- a,b,c) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.