Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/6351 E. 2012/9332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6351
Karar No
2012/9332
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat Meryem Karaçay tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 07/01/2008 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, dava dilekçesinde; davalı ...'e ait olan ve davalı ...'in kullandığı aracın, desteklerine çarparak ölümüne sebep olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalılar; meydana gelen kazada davacıların desteğinin de kusurunun bulunduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece; “Her ne kadar SGK tarafından gönderilen yazıda, kurum sigortalısı desteğin eşine bağlanan aylığın rücuya tabi olduğu bildirilmiş ise de, desteğin vefat tarihinde emekli olduğu ve emekli aylığına hak kazandığı, davacı eşe bağlanan aylığın desteğin hayattayken yatırmış olduğu prim karşılığı olması nedeniyle rücuya tabi olmadığı” şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar vermiştir. 5510 Sayılı Kanunun, yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için mülga kanun hükümleri, kanunun yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ise 5510 sayılı kanun hükümleri uygulanacaktır. Destek 18.12.2007 tarihinde ölmüş ve desteğe kaza tarihinden önce 01.05.1996 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Bu nedenle destek hakkında ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı kanun hükümleri uygulanacaktır. 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesinde; “Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, kurum sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak kurum yapılan bu yardımların tutarı için üçüncü kişilere rücu eder.” hükmü yer almaktadır. Yani ilgili kanunun 63. maddesinde sigortalı ölüm aylığına, ölüm tarihinden önce hak kazanmışsa bağlanan aylığın rücuya tabi olmayacağına dair herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesine göre Bağ-Kur tarafından bağlanan aylıklar rücuya tabi olduğundan ve ayrıca ilgili kurum tarafından, aynı yönde dosyaya bilgi verildiğinden, SGK tarafından bildirilen aylığın peşin sermaye değerinin maddi tazminattan düşülmemesi usul ve yasaya uygun düşmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6351, K. 2012/9332, T. 01.05.1996, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-6351-e-2012-9332-k-9eca0a72f541