Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/5082 E. 2011/6560 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5082
- Karar No
- 2011/6560
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/09/2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ve ... vekilleri, duruşmasız olarak incelenmesi de ............,vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 07/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar adına gelen olmadı, karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ..............'nin temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılar ... ve ...’nın temyiz itirazlarına gelince; Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Yerel bir televizyon kanalı olan İzmir TV’nin 11.12.2002-12.12.2002 günlü haber programlarında tekrar edilerek yayınlanan haber programlarında “…banka soygunları içinde en kanlısı 4 ay önce yaşandı, Ege Üniversitesi dekanlarından ...’nin oğlu...........,’da oturduğu evin altındaki banka şubesini soyduktan sonra güvenlik görevlisinin silahını alarak kaçtı, polislerce evinde sıkıştırılan İlker, kaçamayacağını anlayınca silahı başına dayayıp intihar etti. Ailesi ...........’in böyle bir soygun gerçekleştirmek için maddi bir sıkıntısı olmadığını söylediyse de ölen genç adamın sorunları ve bunalımı olduğu arkadaşları tarafından itiraf edildi..” biçiminde nitelendirmelerde bulunulmuştur. Davacılar, dava konusu yayın ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek manevi tazminat ödetilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davaya konu program ile davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, ceza mahkemesince davalıların beraatına dair verilen kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince esastan bozulduğu, ancak davanın zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verildiği, her yayının ayrı bir haksız eylem niteliğinde bulunması, davalıların hukuka aykırı eylemlerinin davacılarda yarattığı sonuç gözetilerek manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat tutarından davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuşlar ise de karar gerekçesinde, davalılar ... ve ...’nın hangi hukuki sebeple diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutuldukları açıklanmamıştır. Davalılar hakkında verilen beraat kararı Yargıtay 4. Ceza Dairesince “….suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 3984 sayılı yasada ceza sorumluluğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması nedeni ile TCY nın faillik-iştiraka ilişkin genel düzenlemeleri uyarınca yayının yapımı, denetlenmesi ve sunulmasında hukuksal sorumlulukları araştırılarak hüküm kurulmak üzere…” bozulmuştur. Bozma sonrasında yapılan yargılamada davalıların hukuksal sorumluluklarına ilişkin araştırma yapıldığı ancak zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar yönetim kurulu üyesi ve müdür olarak hukuksal sorumlulukları bulunmadığını ileri sürerek kendileri yönünden davanın husumetten reddini savunmaktadırlar. Yerel mahkemece, davalıların hukuksal sorumluluklarına ilişkin gerekçe gösterilmeden diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... Cumhur Büge’nin temyiz itirazlarının reddine ve temyiz eden davalılar ... ve ...'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.