Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/11681 E. 2011/13520 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11681
Karar No
2011/13520
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/10/1999 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret nedeni ile manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya arasında mevcut tanık ifadeleri ile iddia ve savunmalar sair dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; davalının kendisine atfedilen hakaret içerikli sözleri davacıya, öncesinden var olan husumet sebebi ile meydana gelen tartışma sırasında söylediği anlaşılmıştır. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olan olayda; olayın gelişimi tarihi ve yukarıda gösterilen ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat fazladır. Temyiz edilen kararın davacı yararına daha az miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere bozulması gerekmiştir. Ayrıca 17.11.2006 tarih 1999-789 E., 2006-617 K sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, sözü geçen kararın Dairemizin 29.1.2009 tarih 2009-5042 E., 2009-1222 K sayılı ilamı ile bozulmasına dair verilen karara mahkemece uyma kararı verilmiştir. Şu halde mahkemece ceza davasında-şahsi davada dinlenen tanık ifadelerinin değerlendirmesi, bu değerlendirme sonucuna göre bir karar vermesi yerine bozma ilamında gösterilen hususlara temas etmeden karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Temyiz edilen kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı tarafından temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11681, K. 2011/13520, T. 14.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2010-11681-e-2011-13520-k-ef13ddee22ad