Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/5634 E. 2010/2508 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5634
Karar No
2010/2508
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/12/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar; davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, olayda davalının tamamen kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişler; yargılama aşamasında, 03.11.2008 günlü dilekçe ile de davacılardan ... yönünden maddi tazminat istemlerini ıslah yolu ile artırmışlardır. Davalı ise, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, olayda tamamen kusurlu olmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, olayda (uzamış) ceza zamanaşımı uygulanacağı gerekçesiyle, davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek işin esası hakkında karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 60/2 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/2. maddeleri gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Dava konusu olay, olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 455/2. maddesinde tanımlanan suç yönünden öngörülen ceza zamanaşımı süresi, aynı Yasası'nın 102/3. maddesi uyarınca 10 yıldır. Diğer yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1. maddesi gereğince de, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların ödetilmesine ilişkin istekler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Maddi tazminat isteğinin ıslah yolu ile artırılması yeni bir dava niteliğinde olduğundan, zamanaşımına ilişkin süreler yönünden ıslah günü esas alınmalıdır. Dava konusu olay 24.12.1997 günü meydana gelmiş, davacılar 05.12.2003 günü fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tazminat davası açmışlardır. Davacı ...’un sürekli iş göremezlik oranının saptanmasına ilişkin rapor 25.11.2005 günü düzenlenmiş olup davacılar bu raporu 07.02.2006 günü öğrenmişlerdir. Davacı ... 03.11.2008 gününde ıslah yolu ile maddi tazminat isteğini artırmıştır. Yerel mahkemece, davanın ıslah edildiği 03.11.2008 gününe göre 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/3 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1 ve 2. maddelerinde öngörülen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiği gözetilerek, ıslah ile artırılan tutarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Aynı olay ile ilgili Çorlu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1997/1447-2001/274 sayılı dosyasına 01.02.1999 günü dilekçe veren davacılar ... ile ... vekili adı geçen davacılar adına davaya katılmak istediği ve her biri için ayrı ayrı 100,00 TL manevi tazminat istediğini belirtmiştir. Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereğince manevi tazminat tektir ve bölünemez. Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince, sonradan açılan eldeki davada, ceza davasında istenen tutarın artırılarak istenilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeyerek, ceza davasında istenenden daha fazla manevi tazminat takdir edilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5634, K. 2010/2508, T. 09.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2009-5634-e-2010-2508-k-853b3c942e32