Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/13443 E. 2011/614 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13443
Karar No
2011/614
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/01/2000-25/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, deprem nedeniyle yıkılan binada bulunan desteğin ölümü ve araçlarının hasarlanmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Dava konusu binanın bulunduğu Avcılar Mahallesi 2. derece deprem bölgesiyken Bakanlar Kurulu'nun 18.04.1996 gün ve 96/8109 sayılı kararı ile yürürlüğe giren İmar ve İskan Bakanlığı Türkiye Deprem Bölgelendirme Haritası'na göre 1. derecede deprem bölgesi olarak belirlenmiştir. Davalı yüklenici ve diğer sorumlular hakkında açılan ceza davasının zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı sadece davalı yüklenici hakkında tazminat davası açmıştır. Dosyada bulunan bilirkişi raporunda; binanın deprem yönetmeliğine uygun yapılmaması, kullanılan malzeme ve işçiliğin kalitesiz olması, kiriş, kolon bağlantı etriye aralıklarının fazla olması, mesnetler ve ilave teçhizatların konulmaması gibi teknik hatalar nedeniyle davalı yüklenicinin tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Binanın Deprem Yönetmeliği'ne uygun yapılmadığı belirtilse de hangi tarihteki yönetmeliğe aykırı olduğu konusunda açıklık bulunmamaktadır. Yerel mahkemece, inşaatın yapıldığı tarihteki deprem yönetmeliğine aykırı olup olmadığı, inşaatın bulunduğu yerin 2. derecede deprem bölgesiyken 1. derecede deprem bölgesi olarak belirlenmesi durumunda davalı yüklenicinin kusur durumunun değişip değişmeyeceği araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Davacı, dava dilekçesinde başlangıç gününü göstermeden faiz isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece manevi tazminat için de olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka şeye karar vermeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı olarak istek olmadığı halde kabul edilen manevi tazminata dava tarihi yerine olay tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması bozmayı gerektirmiştir. 3)Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son maddesi gereğince, gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde; gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Davacılar dava dilekçesinde mirasbırakanlarına ait olup deprem nedeniyle yıkılan apartmanın altında kalan aracın hasarlanması nedeniyle de maddi tazminat istemişlerdir. Yerel mahkemece bu istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davalı yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya ve davalı yararına takdir olunan 825,00 TL 'sinin de davacılara yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 25/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13443, K. 2011/614, T. 18.04.1996, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2009-13443-e-2011-614-k-336fd6d01463