Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/13058 E. 2010/13316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13058
Karar No
2010/13316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/05/2006 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın Devletin kusursuz sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; istemin reddine ilişkin 03/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/12/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili gelmedi, karşı taraftan davalı hazine vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Davacılar, 18.03.2001 günü satın aldıkları ... Merkez, ... Mahallesi ... Mevkii 76 Pafta 789 ada, 2 parsel nolu taşınmazın bir bölümünün ... tarafından 11.07.1996'da kamulaştırılması üzerine tapu kaydına şerh verilmesi için tapu sicil müdürlüğüne yazı yazıldığı halde tapu kaydına şerhin konulmadığı, ...’ın açtığı tapu iptali ve tescil ile irtifak hakkı tesisi ve tescili davasının kabul edilerek kesinleştiğini belirterek, uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalı ise, tapu sicil müdürlüğünce eksik ya da hukuka aykırı yapılan bir işlem olmadığını, ... tarafından tapu sicil müdürlüğüne yazılmış bir yazı bulunmadığını, tapu kaydına bir tedbir ya da şerhin konulmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, bilirkişi raporu ve ek rapor benimsenerek, kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Medeni Yasa'nın 1007/1. maddesine göre “Tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devlet sorumludur” Bu sorumluluk öğreti ve yargı kararlarında kusursuz sorumluluk olarak kabul edilmektedir. Zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Davalı ise kusursuzluğun ötesinde uygun nedensellik bağının kesildiğini kanıtlamak zorundadır. Kusursuz sorumlulukta nedensellik bağının kesilebilmesi için; zarar görenin veya üçüncü kişinin nedensellik bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir durumun bulunması gerekir. Dava konusu olayda, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte, tapu kaydında kamulaştırma ile ilgili bir şerh yoktur. Satın alma tarihinden önce yapılan kamulaştırma nedeniyle davacı mahkeme kararı ile taşınmazının bir bölümünü kaybettiğine ve bir bölümü üzerinde de irtifak kurulduğuna göre davacının uğradığı zarardan Devlet sorumludur. Ancak, kamulaştırmayı yapan ..., elektrik hattını davacının satın aldığı tarihten önce işletmeye açtığından; diğer bir anlatımla davacı, satın aldığı yerde elektrik direği ve enerji nakil hatları bulunduğunu bilerek taşınmazı satın aldığından; belirlenecek tazminat tutarından Borçlar Yasası'nın 43 ve izleyen maddeleri uyarınca uygun bir indirim yapılarak kalan tutardan davalının sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13058, K. 2010/13316, T. 11.07.1996, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2009-13058-e-2010-13316-k-86e2d7de0813