Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/332 E. 2025/4589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/332
- Karar No
- 2025/4589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1635 E., 2024/2544 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2021/551 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili tarafından Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2010/8525 Esas sayılı dosyasında borçlu ... A.O. aleyhine takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemlerine başlanıldığını ve Düzce 4. İcra Müdürlüğüne yazılan talimat çerçevesinde 01.03.2013 tarihinde borçlunun menkullerinin haciz ve muhafazasının gerçekleştiğini, haczin kesinleşmesi sonrası hacizli menkul malların aynı İcra Müdürlüğünün 2012/1279 Talimat sayılı dosyasında satışa çıkarıldığını, yapılan ihalede çelik tellere ve kablolara talipli çıkmadığından satışın düştüğünü, bunun üzerine hacizli çelik tellerin ve kabloların yeniden kıymet takdirinin yapılması için 18.08.2014 tarihinde talimat dosyasına müzekkere yazılması yönünde talepte bulunulduğunu, talep üzerine yazılan 29.08.2014 tarihli müzekkere ile haciz ve yeniden kıymet takdiri yapılmasına karar verildiğinin bildirildiğini, dosyada yeterli avans varken talimat icrasınca bu yazıya cevap verilmediğini, esas icra dosyasının incelenmesinde; .. 4. İcra Müdürlüğü görevlilerince esas icranın kararına ve talimat yazısına aykırı olarak hacizli menkul malları borçluya teslim ettiğinin öğrenildiğini, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2012/8525 Esas sayılı takip dosyasından 11.09.2015 tarihinde talimat icrası olan .. İcra Müdürlüğüne iki farklı müzekkere gönderildiğini, .. İcra Müdürlüğünün bu müzekkerelerin ikisini de sistemde görmesine rağmen, ilgili esas icra dairesinin gönderdiği hacizli menkullerin yeniden haczedilip muhafaza altına alınması yönündeki yazısını dikkate almadan 14.09.2015 tarihinde hacizli aynı menkul malları borçlu şirkete teslim ederek davacıyı zarara uğrattığını, icra dairesinin kendisine ulaşan müzekkereler çerçevesinde yeniden haciz uygulaması gerekirken, müzekkerenin sistemde okunmasının üzerinden 3 gün geçtiği halde, hatalı işlemle mahcuz malları borçluya teslim etmesinin kasta varan hata olduğunu gösterdiğini, .. İcra İflas Dairesi memurlarının meydana gelen olay nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek; hacizli menkul malların tespit ettirilecek değerine göre talep arttırım hakları saklı kalmak üzere, 20.000,00 TL tazminatın 14.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2012/8525 Esas nolu dosyasında borçlu vekili Avukat ...'in 10.09.2015 tarihli dilekçesi ile Düzce 5. İcra Müdürlüğünün 2015/2964 Talimat dosyasında mahcuz malları üzerindeki haczin davacı/alacaklı tarafından süresi içinde satışı istenmediğinden haczin düştüğünü belirterek haczin fekkini talep ettiğini, İcra Müdürlüğü de 11.09.2015 tarihinde Düzce 5. İcra Müdürlüğünün 2015/2964 Talimat dosyasına müzekkere yazarak süresi içinde mahcuzların satışı istenmediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 1 06... . maddeleri gereğince mahcuz mallar üzerindeki haczin düştüğünü, bu nedenle haczin fekki ve mahcuzların borçluya teslimi gerektiğinin bildirildiğini, Düzce 4. İcra Müdürlüğünün 28.03.2014 tarihli ve 2012/1279 Talimat yazısında 12.03.2014 tarihli 2. açık arttırıma katılan olmadığı için satış olmadığının belirtildiğini, davacının borçluya teslim suretiyle zarara uğradığını iddia ettiği menkuller satılmış olsa dahi satış tutarı rehin alacaklısına ödeneceğinden davacının bir zararı doğmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada, kusur ve zararın ispat yükünün davacıya ait olduğu, alacaklının zararı arttırmamak veya önlemek için gereken tedbirleri almakla yükümlü olduğu, davacı vekilinin haczin kaldırılacağından ve malların borçluya teslim edileceğinden haberdar olduğu, davacı vekilinin 11 Eylül günü İcra Müdüründen haciz kararını aldığı, teslime konu malların 69,600 kg ağırlığında olup iki yedieminde bulunduğu, taraflarca da yerinin bilindiği, mallar borçluya iade edilse bile tekrar haczinin ve muhafazasının mümkün olduğu, icra takibinin henüz sonuçlandırılmadığı, devam eden bir takip nedeniyle bir an için davacı talebi yerinde görülerek tazminat ödenmesinin, davacının takibi devam ettirip dosyadaki tüm alacağı tahsili halinde ise davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu alacağın tahsili için borçlunun başkaca hak ve alacağının bulunup bulunmadığının araştırılmasına yönelik alacaklı davacının bir talebinin bulunmadığı, takip hukukunun alacağın tahsili için sağladığı hukuki yolların tüketilmediği ve borçlu hakkında aciz vesikası sunulmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yargılama aşamasında alınan 20.05.2021 tarihli bilirkişi raporu ile .. İcra Müdürlüğü memurlarının kusuru açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen bu hususun gerekçeli kararda belirtilmediğini, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2012/8525 Esas sayılı takip dosyasından 11.09.2015 tarihinde, talimat icrası için Düzce İcra Müdürlüğünden hacizli menkullerle ilgili tekrar haciz uygulaması ve muhafazası yapılması istenildiğini, ancak Düzce İcra Müdürlüğünce bu yazı dikkate alınmadan, 14.09.2015 tarihinde hacizli menkul malları borçlu şirkete teslim ederek müvekkilinin zarara uğrattığını, menkul malların borçlu tarafından alındıktan sonra yeni yerini tespit etmenin mümkün olmadığını, icra memurunun eşyanın yeniden haczi yönündeki esas icra yazısına rağmen hatalı işlemiyle haciz işlemi yapmayarak eşyayı borçluya iade etmesinin doğrudan zararın oluşmasına neden olduğunu, borcun icra dosyasından tahsil imkanının kalmadığını, tüm takip yollarının tüketildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca icra dairesi memurunun kusurlu davrandığı iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararında belirtilen gerekçeye, davacının takip hukukunun alacağın tahsili için sağladığı hukuki yolları tüketmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.