Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/2679 E. 2010/4482 K. – Yaralama
Konu: Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2679
- Karar No
- 2010/4482
- Karar Tarihi
- Konu
- Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yaralama HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın gece 03 sıralarında evinin dışından sesler gelmesi ve bir kişinin evine doğru gelmesi üzerine ateş etmesi sonucu yaralananın kızı olduğu anlaşılan olayda; 1-Mağdur hakkında KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.1.2004 tarihli raporlarında mağdurda oluşan “splenektomi arızasının uzuv tatili niteliğinde olduğunun” bildirilmesi karşısında sanığın eyleminin TCK’nun 456/3.maddesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-Sanığın ateş ettiği kişinin kızı olduğunu bildiğine dair her hangi bir delil bulunmadığı gözetilerek sanığın cezasının TCK’nun 457/1.maddesi gereğince artırılamayacağının gözetilmemesi, 3-Sanık ile mağdurun akrabalık ilişkisini gösterir nüfus aile kayıt tablosunun dosyaya getirtilmemesi, 4-Tahrik; bir kişinin dıştan gelen haksız eylemler sonucu kışkırtılarak suç işlemesi olayıdır. Nitekim Ceza Genel Kurulu 19.11.1990/254-277 sayılı kararında tahriki “Tahrik, ceza hukuku bakımından bir kimseyi suç işlemeye yöneltme, teşvik etme ve bu kişinin iradesi üzerinde yapılan etki sonucu bu kişinin suç işleme doğrultusunda harekete geçirilmesidir. Failin haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesidir. Bu halde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin dışarıdan gelen etkinin psikolojik durumunda yarattığı karışıklığın sonucu olarak suçu işlemeğe yönelmektedir”.şeklinde tanımlamaktadır. Dava konusu olayda sanığın gece 03 sularında evine doğru girmek için yaklaşan kişiye karşı ateş etmesi halinde sanık lehine haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin nazara alınmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’nun 326.maddesi de nazara alınarak hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 17/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.