Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/6399 E. 2015/7527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/6399
Karar No
2015/7527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN : KARŞI TARAF : Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin yapılan yargılama sonunda kararda yazılı nedenden dolayı talebinin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- İhtiyati haciz talep eden vekili, taraflar arasında imzalanan ........Proje Geliştirme Hizmetleri Sözleşmesi gereğince; davalı borçlu tarafından, davacıya ödenmesi gereken bedellerin ödenmemiş olup, davacının yetkililerinin işbu ödemelerin yapılmasını davalıya gönderdiği mailler aracılığıyla talep ettiğini,ancak davalı borçlu tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı borçlunun vadesi gelip de müvekkile ödemediği faturaya dayalı alacağın varlığına davacı müvekkilin muavin defter kayıtları ve faturaların da delil olduğunu, muavin defter kayıtlarında, 01.01.2015 - 31.12.2015 döneminde davalı borçlunun müvekkile 44.468,15 $ borçlu olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına haciz konulmasını ve teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz isteyen vekilinin talebi yargılamayı gerektirdiğinden ve İİK'nın 257 maddesinde belirlenen koşullar oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258/1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için "talep yargılamayı gerektirmemesi" şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmemiştir. Aksine, ihtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İİK’nın 264’üncü maddesi kapsamında itirazın kaldırılmasına veya itirazın iptali davasına ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasına konu olması kanunda öngörülen bir olasılıktır. Mahkemece bu hukukî esaslar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6399, K. 2015/7527, T. 31.12.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-6399-e-2015-7527-k-cfa131fc24b8