Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/2947 E. 2015/3 K. – İflasın Kapatılmas
Konu: İflasın Kapatılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/2947
- Karar No
- 2015/3
- Karar Tarihi
- Konu
- İflasın Kapatılması
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki iflasın kapatılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar müflis şirket yetkilisi ile alacaklılar ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ...müflis... iflasının kapatılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Müflis şirket yetkilisi ile bir kısım alacaklılar vekilleri müflis tarafından girişilen ve itiraz üzerine duran bir icra takibi bulunduğunu, bu takip sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek, talebin reddini istemişlerdir. Mahkemece herhangi bir malvarlığının bulunamadığı, müflis şirket yetkililerinin sorgulanması sonucu müflis şirket tarafından ...2011/9017 sayılı dosyası ile girişilen takibin itiraz ve iflas nedeni ile durdurulduğu, takibin müflis şirket olan.... vekili tarafından 25.11.2011 tarihinde başlatıldığı, vekaletnamenin müflis şirketi temsilen... tarafından 18.08.2011 tarihinde verildiği, İİK'nın 194. maddesi uyarınca müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının durup, ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra bu davalara devam olunabileceği, yine aynı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufunun alacaklılara karşı hükümsüz olduğu emredici surette hüküm altına alındığından müflis şirketi temsilen birinin vekalet vermesi ve vekilin bu vekalete dayanarak yapmış olduğu icra takibinin de hükümsüz olduğu; şirket yetkilisinin bu alacak hakkında daha önceden iflas idaresine bilgi vermediği, bu iddiaya konu alacak talebinin iflas davası açılmasından öncesine ait olup, burada ileri sürülmesi ve varlığının iflas davasında borca batıklığı etkileyebilecek bir unsur olmakla orada değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, iflasın kapatılmasına karar verilmiştir. Kararı, müflis şirket yetkilisi ile alacaklılar ... vekilleri temyiz etmiştir. 1- İflas kararı kesinleştiğinden, müflis şirket yetkilisinin iflas davası aşamasında yapıldığını bildirdiği tebligata ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; İflasın kapatılması için müflisin bütün alacaklarının tahsil edilmiş ve elde edilen tutarın alacaklılar arasında kesinleşen sıra cetveline göre dağıtılmış, paralarını hiç ya da tam olarak alamayan alacaklılara da aciz vesikalarının verilmiş olması gerekir. Öte yandan iflas hali şirket tüzel kişiliğini ve organlarının ehliyetini tam olarak sona erdirmez (TTK.m.534/1). Bu haliyle müflis şirket organlarının bir avukata verdiği vekaletnamenin hükümsüz olduğu söylenemez. Ayrıca müflis şirketin iflası borca batıklık hukuki nedenine dayalı olarak değil, girişilen iflas yolu ile takip üzerine açılan davada, depo kararı gereğinin yerine getirilmemesine dayalı olarak açılmıştır. Yukarıda vurgulanan ilkelere göre ortada bir alacak iddiası varsa bu iddianın değerlendirilmesi ve bu haliyle iflasın kapatılmasına karar verilmemesi gerekir. Şirket yönetim organınca verilen vekaletnameye dayalı olarak girişilen takibin itiraz üzerine durmuş olması, alacağın olmadığı anlamında yorumlanamaz. Takip borçlusunun itirazı borçla birlikte ehliyetsizliğe de dayalı olup, takibe yetkili ve görevli iflas idaresince itirazın iptali davası açılmasına ve yürütülmesine engel değildir. Açıklanan bu durum karşısında talebin reddine karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, müflis şirket temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.