Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/27654 E. 2013/23371 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/27654
- Karar No
- 2013/23371
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, haksız şekilde ödenen kıdem tazminatının iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işveren vekili, müvekkiline ait işyerinde 08.09.2000-28.02.2011 tarihleri arasında çalışan davalı işçinin yaş koşulu dışında emeklilik hakkını elde ettiğini gerekçesi ile ... sözleşmesini feshettiğini, işçiye hak kazandığı kıdem tazminatının ödendiğini, ancak fesihten hemen sonra davacının bir başka işyerinde çalışmaya başlaması üzerine taraflar arasındaki ... sözleşmesinin gerçekte emeklilik nedeni ile feshedilmediğinin anlaşıldığını ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı işçi, işveren ile arasındaki ... sözleşmesini emeklilik nedeni ile sona erdirdiğini ve kıdem tazminatı almaya hak kazandığı savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, işçinin ... sözleşmesini emeklilik nedenine dayalı olarak feshetmesine rağmen, başka bir işte çalışmaya başlamadığı bu durumda kanuni hakkın kötüye kullanıldığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-... sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. 4447 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle ... yerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin ... yerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Somut olayda, davalı işverene ibraz ettiği 28.02.2011 tarihli dilekçesinde 15 yıl ve 3600 gün sigortalılık süresini doldurduğunu belirterek, emeklilik işlemlerini başlatmak amacı ile ... sözleşmesini sona erdirdiğini bildirmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumunun 23.02.2011 tarihli yazısı ile de, davacının 15 yıl ve 3600 gün sigortalılık süresini doldurduğu ve yaş koşulu dışında emekliliğe hak kazandığı sabittir. İşçinin, ... sözleşmesini emeklilik nedenine dayalı olarak feshetmesine rağmen, başka bir işte çalışmaya başlamasının kanuni hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı uyuşmazlığın çözümü açısından tartışılması gereken noktayı oluşturmaktadır. İşçinin emeklilik nedeni ile ... sözleşmesini feshetmesinden kısa bir süre sonra, yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkabileceği gibi, işçinin bu hakkını kendisi için daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü bir başka işyerinde çalışma amacı ile de kullanması mümkündür . Sosyal Güvenlik Hukuku alanında, yaş koşulunu da gerçekleştirmek sureti ile emekli olan işçilere sigorta destek primi ödeyerek çalışma imkanı tanındığı da dikkate alındığında, 1475 sayılı Kanun'un 14/1-5 maddesindeki düzenleme açısından, kanun koyucunun amacının işçinin çalışma yaşamını aktif olarak sonlandırması olduğundan bahsedilemez . Çalışmakta olduğu işyerinde yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ilişkin yükümlülüklerin tamamlayan işçinin, kendisi için çalışma koşullarının daha olumlu olduğunu düşündüğü bir işyerinde çalışma amacı ile bu hakkını kullanması halinde Medeni Kanun'un 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı davrandığı kabul edilemez. Kanun ile tanınmış emeklilik nedeni ile fesih hakkının kullanması ile birlikte kıdem tazminatına hak kazanılacağının kabulü gerekir. İşçinin hangi amaçla bu hakkı kullandığı, kıdem tazminatına hak kazanması açısından önem arz etmemektedir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.